YURTHABER

Kapat

'havza Yönetimi Bilgilendirme Ve Doğu Akdeniz Havzası' Toplantısı

Orman Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 'Havza...

'havza Yönetimi Bilgilendirme Ve Doğu Akdeniz Havzası' Toplantısı

Orman Su İşleri Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 'Havza Yönetim Heyetlerinin Teşekkülü, Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ’in' uygulamaya geçirilmesi ile ilgili olarak ‘Havza Yönetimi Bilgilendirme ve Doğu Akdeniz Havzası' Yönetim Kurulu Toplantısı Mersin'de yapıldı.Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu başkanlığında Mersin İl Özel İdaresi'nde gerçekleştirilen toplantıya, Orman Su İşleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sedat Kadıoğlu, Mersin Üniversitesi (MEÜ) Rektörü Prof. Dr. Süha Aydın, Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Havza Yönetimi Daire Başkanı Nermin Çiçek, DSİ 6’ıncı Bölge Müdür Yardımcısı Gülsüm Güngör ile havza içinde bulunan illerin yetkilileri katıldı. Toplantıda konuşan Vali Hasan Basri Güzeloğlu, suya bağlı bir kalkınmayı Türkiye’nin 2023 yılı hedeflerine doğru yol alan sürecinde çok önemsediklerini dile getirerek, “Su, hayatın olmazsa olmazı, insanın ve çevrenin tamamlayıcı ve taşıyıcı çok özel hayat kaynağıdır. İnsan ve çevrenin hayat kavramı ve anlamı içinde yer alan suyun insanın varlığından beri değeri, önemi açık ve belirgindir. Kültürel motiflerden ekonomik gereklere kadar su, tarihin her döneminde uygarlığın ve insanlığın gelişmesinin itici gücü olmuştur. Medeniyet yolculuğunun, kültürel ve sosyal gelişmesinin işaretlerini sunan, yönlendiren ve belirleyen en temel unsur olmuştur. Su, varlığın nedeni ve sağlayıcısı olduğu gibi tarımın, ticaretin, gelişmenin ve tüm bunlara dayalı değerlerin geliştiricisi bir kavram olmuştur” dedi.Suyu yönetmenin, suya sahip olmanın, suyu değerlendirerek su üzerinden gelişmeyi sağlamanın her yönetim modelinin temel ölçeği olduğunu vurgulayan Güzeloğlu, “Türkiye vatan toprakları, teknik değerlendirmelerle de ifade edildiği gibi su zengini de fakiri de değildir. Ama altı çizilmesi gereken önemli bir konu bunu verimli değerlendirme gerekliliğidir. Su kavramının temelinde suyu konuşurken yine tarımı da konuşmak zorundayız. Aynı zamanda buna bağlı sanayiyi konuşuruz. Ekonomik kalkınmayı, ekolojik değerleri korumayı yani bir bütün olarak insan ve çevresindeki ekosistemi konuşuruz. Su konusu, sadece bir bakanlığın değil her organizasyonun ve her bakanlığın merkezi ve yerel kuruluşların sorumluluğundadır” ifadelerini kullandı.21’inci yüzyıla geçerken suyun en stratejik, önemli ve değerli doğal zenginlik unsuru olduğuna dikkat çeken Güzeloğlu, “Bu bakımdan Türkiye’nin sahip olduğu ve bugün hem kullandığı hem yararlandığı tüm su kaynaklarının ve bunlara ilişkin mevcut altyapının yeni dönemde tüm havzalar ölçeğinde bir bütünsel bakış açısı içinde ve inter-disipliner bir yaklaşımla ele alınması Türkiye’deki bu çalışmanın en önemli yanıdır. Uzun yıllar sahip olduğumuz zenginlikleri söylerken, korumak adına ne yazık ki gereken inisiyatifi ve çalışmaları gerçekleştiremedik. En büyük tehdidi ve en önemli meselesi olan havza boyutundaki kirlenmeleri, tahrip edilmeleri ve buna ilişkin olumsuz tüketici faktörlerini hem belirlemek hem de önlemek noktasında bir ortak irade sergileyemedik. Sonunda da hepimizin bildiği gibi birçok su kaynağı kullanılamaz, birçok su havzası ekonomik anlamda verimli olarak temizlenemez boyuta ulaştı. Bu çevresel etkilerden başlayarak ekonomik, sosyal ve toplumsal tüm sonuçlara kadar çok önemli maliyetler çıktı” şeklinde konuştu."ÜNİVERSİTELERE BU SÜREÇTE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR"Üniversitelerin de ürettiği ve aktardığı bilimsel bilgi ile bu sürece katkıda bulunmasının önemine değinen Güzeoğlu, “Bu havzada yer alan büyükşehirlerin yeni büyükşehir yasasıyla 1 Nisan’dan itibaren su ve kanalizasyon idarelerin önceliği havzaya ilişkin önceliklerin önce tanımlanması sonra da çözüme kavuşturulması noktasında olmak zorundadır. Kent bilinciyle her birey de sorgulamak zorundadır. Atık su yönetimi, tarımsal sulama, suya dayalı enerji projelerini üretme, buna bağlı ekonomik toplumsal ve sosyal kalkınmayı sürdürülebilir kılmak noktasında yürütmek gerekiyor. Berdan, Limonlu, Lamas, Göksu ve Dragon çayı her biri doğru yönetilirse bereket, zenginlik ve refah getirecek kaynaklardır. Milyonlarca metreküp bir sudan bahsediliyor” diye konuştu.Orman ve Su İşleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sedat Kadıoğlu ise, 3 aydır tüm havzaları ziyaret ettiklerini ve havzaların etkin yönetimi konusunda çalışmaya gayret etiklerini belirterek, “Su zengini ya da fakiri bir ülke değiliz. Tedbir almazsak, bazı önlemlerimiz olmazsa ama 3 yıl ama 20 yıl sonra su açısından bazı sıkıntılar yaşayabiliriz. Bu sıkıntıları yaşamamak için bugün hep birlikte politikalar geliştirmeliyiz” dedi. DSİ 6. Bölge Müdür Yardımcısı Gülsüm Güngör de, “Doğu Akdeniz havzasının 6 bin 500 milyon / yıl su verimi var. Çeşitli projelerle DSİ havzanın önemli bölümünü projelendirdi. Yapılacak son yatırımlarla bu oran daha da yükselecek. Çalışmalar sürüyor. İdaremiz su ve kaynaklarını geliştirme hizmetleri kapsamında havza ölçeğinde işletme çalışmaları yaparak içme suyu, taşkın koruma, sulama enerji amaçlı projeler üretmektedir” dedi.Konuşmaların ardından Havza Yönetimi Şube Daire Başkanı Nermin Çiçek ‘Havza Yönetim Heyetlerinin Teşekkülü, Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları’ hakkında bir bilgilendirme sunumu gerçekleştirdi. Sunumun ardından katılımcıların soruları yanıtlandı.

Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz

En Çok Aranan Haberler

Kapat