YURTHABER

Kapat

Meclis Darbe Komisyonu, Eski Dgm Savcısı Nuh Mete Yüksel’i Dinledi

TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu bünyesinde oluşturulan 28 Şubat-27 Nisan alt komisyonu, dönemin Devlet...

TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu bünyesinde oluşturulan 28 Şubat-27 Nisan alt komisyonu, dönemin Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) savcısı Nuh Mete Yükse’i dinledi.

Yüksel, konuşmasına kısaca kendisinden bahsederek başladı. Yüksel, Türk tarihini okuyarak büyüdüğünü belirterek, “Tarihimi de ordumu da severim. Türk milliyetçisi ve Atatürkçüyüm. Bugüne kadar hiçbir darbeyi tasvip etmedim, milletime ve rejime sahip çıkarak çalıştım” dedi.

Yüksel, yedi yıl Erzincan’da sıkıyönetim mahkemesinde çalıştığını da belirterek, bu dönemde de hiçbir askerden görevine ve yargıya müdahale görmediğini söyledi. Yüksel, “Diğer sivil yargıç ve savcılar nasılsa, askeri hakim ve savcılar da öyle hareket etti, en ufak bir olumsuz durum olmadı” dedi.

MERVE KAVAKÇI DAVASI

DGM savcılığı döneminde Merve Kavakçı ile ilgili açtığı davaya ilişkin de bilgi veren Yüksel, “Ben o zaman türbanla Meclis çatısı altında bulunmayı Anayasa Mahkemesi kararlarına, cumhuriyet ve Atatürk ilkelerine aykırı gördüm ve soruşturma başlattım. Daha sonra milletvekilliğinin düşmesi üzerine ki, ben o zaman Meclis başkanından yazı da almıştım, kendisini ifade için Emniyet vasıtasıyla davet ettim” dedi.

Tüm çalışma hayatı boyunca da ifadeye çağırma biçiminin emniyet vasıtasıyla ifadeye çağırma biçiminde olduğunu belirten Yüksel, “Fakat kedisi icabet etmedi. Bunun üzerine akşamüzeri evine güvenlik kuvvetler ile evine gittik. Saat 20.00-21.00 civarıydı” dedi.

AK Partili komisyon üyelerinin Kavakçı’nın evine gece gittiği yönündeki ifadelerini kabul etmeyen Yüksel, “En fazla 22.00 olabilir. Ama kesinlikle 02.00 değil” dedi. Yüksel, Kavakçı’nın evinin kapısının açılmadığını, bu sırada Fazilet partisi mensuplarının evin önüne birikmeye başladığını belirterek, Ben de Emniyet mensuplarıyla birlikte oradan ayrıldım. Orada en fazla 15 dakika kalmışımdır” dedi.

Yüksel, bu konuda o dönem hakkında açılan soruşturmalardan da ceza almadığını belirterek, “Tüm soruşturmalardan alnımın akıyla çıktım” dedi.

Yüksel, komisyon üyelerinin ifade almak için Kavakçı’nın evine geç saatlerde gitmesi ile ilgili eleştirilerinin sürmesi üzerine de, “Benim yaptığımda hiçbir yasaya aykırılık ve usulsüzlük yoktu. Benim yaptığım kimsenin yapamadığı örnek bir hareketti. Bu konuda hakkımda bir işlem yapılmış değildir” dedi.

Merve Kavakçı’nın evine giderek ifade alma girişimi ile ilgili dönemin siyasetçilerinin kendisini uyardığının hatırlatılması üzerine Yüksel, “Sayın Ecevit kendisi ‘bu kadına haddini bildirin’ diye ağırdı ama benim uygulamama tepki gösterdi. O zaman siyasiler tepki gösterdi ama birçok halktan ve bilim adamından tamamen tersi büyük bir takdir gördüm” dedi.

FETHULLAH GÜLEN DAVASI

Fethullah Gülen hakkında açtığı davaya ilişkin de konuşan Yüksel, bu davayı ‘dini devlet kurmaya yönelik faaliyet göstermek’ten açtığını belirtti. Yüksel, dava sonunda mahkumiyet kararı verildiğini ancak kararın Yargıtay tarafından kaldırıldığını kaydetti. Yargıtay’ın mahkumiyet kararını neden hangi gerekçeyle kaldırdığının sorulması üzerine ise Yüksel, “Aradan uzun zaman geçti, netice itibariyle beraat etti. Ama ayrıntıları hatırlamıyorum” dedi.

Fethullah Gülen’in kendisine yönelik açtığı tazminat davasının, bu davadan önce mi sonra mı olduğunun sorulması üzerine de Yüksel, “Bana bu davadan dolayı dava açmadı; bir kitap yazmıştım, o kitaptan dolayı dava açtı” karşılığını verdi.

‘30 Ağustos resepsiyonunda dönemin Genelkurmay Başkanı ‘Gülen tehlikeli bir adam’ dedikten sonra ertesi gün dava açtınız, bu açıklama ile davanızın ilgisi var mı?’ sorusu üzerine Yüksel, Genelkurmay Başkanı’nın böyle bir açıklama yaptığını hatırlamadığını söyledi. Yüksel, “Ne şekilde beyanat verirse versin ben o davayı açacaktım. Uzun zamandır soruşturma yapıyordum. Genelkurmay Başkanının beyanatıyla ilgisi olamaz” dedi.

“HAKAN ŞÜKÜR BUNU SÖYLEMİŞ OLAMAZ”

AK Parti’li komisyon üyesi İdris Şahin, Gülen davası kapsamında ifadeye çağırdığı dönemin milli futbolcusu ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hakan Şükür’ün kendisine, savcılıkta kötü muamele yapıldığını anlattığını belirtmesi üzerine ise Yüksel, “Hakan Şükür’ün böyle bir şey söyleyeceğini hiç tahmin etmiyorum” dedi.

Şükür’ün, Yüksel’in kapısının önünde 3-4 saat bekletildiği ve şüpheli edasıyla davranıldığına ilişkin şikayeti olduğunun belirtilmesi üzerine ise Yüksel, “Keşke burada olsaydı, yüzleşseydik. Kendisiyle sohbet ettik. Benim odama gelmeden önce başka bir savcının odasında kalmış, sonra ben gelince benim odama geldi. Gayet mutlu ayrıldı. Hatta bana milli formasını bile hediye etti. Aramızda Galatasaraylı olmamızın yakın hissi var zaten. Hayret ettim şimdi” diye konuştu.

“GENELKURMAY BRİFİNG VERSE BUGÜN DE GİDERİM”

O dönemde Genelkurmay Başkanlığı tarafından yargı mensuplarına verilen brifingle ilgili olarak da Yüksel, “Genelkurmay’ın brifing vereceğini duyduktan sonra gitmeyi uygun gördüm. Nihayet bu ordu bizim ordumuz. Bu brifinge arkadaşlarımla birlikte katıldık. Başbakan verse ona da katıldım, bugün de katılırım. Meclis’ten ya da ordudan gelecek davete katılmaya her zaman açığım” dedi.

Yüksel, “Hiçbir mevki ve kişinin baskısı altında kalmadım. Verdiğim tüm kararları kendi irademle yazdım. Baskı görsem de kabul etmem. Böyle bir baskıyı, telkini kendim için zul kabul ederim” dedi.

O dönemde açacağı davaların basında önceden yar alması ile ilgili bir soruya karşılık Yüksel, basının muhtelif metotları olduğunu ve bu bilgilere ulaşmış olabileceğini belirterek, “Şimdi de ulaşıyorlar. Bu durumdan bir cumhuriyet savcısının mesul bulunmasını doğru bulmuyorum” dedi.

“DARBELER OLMASAYDI DAHA İYİYDİ”

Yaptığı soruşturmalardan bazılarının neticesiz kaldığını belirten Yüksel, “Ama verdiğim hiçbir karardan, açtığım hiçbir davadan, yazdığım iddianamelerden pişmanlık duymuş değilim. Bu kişilerle yüzleşmem, özür dilemem söz konusu olamaz” dedi.

Darbelerle ilgili görüşü sorulan Yüksel, “Olmasaydı iyiydi, başka bir şey diyemem” dedi.

“Dün DGM’ler vardı, bugün özel yetkili mahkemeler var. Neden böyle bir ayrışma yapılıyor. Bunda siyasi iktidarların rolü nedir?” sorusuna ise Yüksel, “12 Eylül ortamı malum. Devleti 12 Eylül’e getiren ortamdan da şikayetçiydik. DGM’leri kuran Meclis’ti. Bu nedenle yapmış olabilir. Mevcut mahkemelerle de halledilebilirdi tabii” yanıtını verdi.

Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz

En Çok Aranan Haberler

Kapat