YURTHABER

Kapat

Mhp Grup Toplantısı (2)

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Biz morg önlerinde fatiha okurken, sen bölünme...

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Biz morg önlerinde fatiha okurken, sen bölünme nöbetinde sabaha kadar teyakkuzda durmuştun” dedi.

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, geçtiğimiz hafta okul öncesi, ilköğretim ve lise düzeyinde eğitim gören yaklaşık 17 milyon öğrencinin karne alarak 2011-2012 eğitim ve öğretim yılını tamamladığını ve tatile girdiğini belirtti. Eğitim sistemindeki sorunların gün geçtikçe arttığı ve içinden çıkılmaz bir hale geldiğini ifade eden Bahçeli, sınıfların kalabalık, öğretmenlerin sayısının kifayetsiz, eğitimin kalitesiz, sistemin karmaşık ve kafaların karışık durumda olduğunu söyledi. Lise ve anaokulu düzeyindeki okullaşma oranının belirlenen uluslararası standartların gerisinde olduğunu belirten Bahçeli, “Başbakan Erdoğan’ın şu kadar okul, bu kadar derslik yaptık türünden rakamsal izahlarını ise, hakikatleri eğip büken ve yalanı doğruymuş gibi sunan şark kurnazlığıyla aynı görmek lazımdır. Maalesef üç dördün toplamıyla sembolleştirilen yeni sistem, eğitim hayatını daha da yozlaştıracak, daha da köhneleştirecektir. Temennim 2012-2013 ders yılına dönük alt yapı çalışmalarının süratle hayata geçirilmesi ve belirsizliklerin bir an önce giderilmesidir. Zira geleceğimizin güvencesi sevgili çocuklarımızın iyi yetişmeleri, mensubiyet bilincine tam olarak erişmeleri eğitime, öğretime ve bunların meziyetleriyle birlikte niteliklerine yakından bağlıdır” diye konuştu.

AK Parti’nin yüzde 49,80’lik oy oranıyla üçüncü defa tek başına iktidar olmaya hak kazandığını hatırlatan Bahçeli, “Nitekim 61. Cumhuriyet hükümeti, Başbakan Erdoğan başkanlığında 6 Temmuz 2011 tarihinde kurulmuş, hükümet programı 8 Temmuz 2011 günü okunmuş ve güvenoyu ise 13 Temmuz’da alınmıştır. Bu çerçevede yaklaşık bir yıldır 61. hükümet işbaşında olup, Adalet ve Kalkınma Partisi de iktidardaki 9,5 yıllık süreyi aşmış durumdadır. Bir siyasi parti adına bu süre, tayin edilen plan ve programını uygulaması için elverişli ve haddinden fazla da yeterli bir zamana işaret etmektedir. Ne var ki 58, 59, 60. AK Parti hükümetleriyle geçen israf edilmiş ve boşa geçirilmiş yılların ardından kurulan 61. hükümetin, bir yıllık süre içinde posası çıkmış, boyaları dökülmüş ve kaportası göçmüştür. 61. AK Parti hükümetiyle geçen son bir yıla baktığımızda gerçekten de heba edilmiş ve hüsrana uğramış bir Türkiye manzarası ve ortamına herkes rahatlıkla şahitlik edebilecektir. 'Her şey Türkiye için, beraber yürüdük biz bu yollarda, hayaldi gerçek old'” tekerlemeleriyle Türkiye karanlık bir kuşağa sokulmuş, çelişkiler yumağına itilmiş ve buhranlar çıkmazına bırakılmıştır” dedi.

"HÜKÜMET GERÇEK SORUNLARI GÖRMEZDEN GELDİ"

Türkiye’nin en önemli problemleri hükümet programında görmezden gelindiğini ve karşı karşıya olduğu vahim hadiseleri yok farz edildiğini belirten Bahçeli, şunları kaydetti:

“Bunların başında hiç kuşkusuz, terör ve bölücülük melanetiyle işsizlik ve yolsuzluk uğursuzluğu yer almıştır. 11 Temmuz 2011 tarihinde, Meclis Genel Kurulunda, 61.hükümetin güven oylaması görüşmelerinde yaptığım konuşmada bunlara temas etmiş, bilhassa terörle mücadele konusunda en ufak bir irade beyanının bulunmadığını muhataplarına bildirmiştim. Hükümet programında, hiçbir şey yokmuş gibi, terörle mücadeleden zerre kadar bahsedilmemiş, Türk milletinin birliğine ve varlığına dönük suikastlar yok kabul edilmiştir. Bizim, yalnızca bu bile 61. hükümete güven duymamamız için yeter sebep olmuştur. Bu haliyle hükümet programının baştan mahsurlu ve sorunlu olduğuna içtenlikle kanaat getirdik; güvensizliğin, işgüzarlığın ve kötü niyetin programın tümünde net olarak görüldüğüne açık yüreklilikle vurgu yaptık. Ne kadar büyük bir gaflettir ki, 61. AK Parti hükümeti işin başında terör ve bölücülük sorununu sumen altı yapmış ve meseleyi belirsizliğe havale etmekten çekinmemiştir. Ve bu bağlamda günü kurtarmanın sinsiliğine kendini kaptırmış, bölünmenin ikaz ışıklarına gözlerini kapatmış ve terörün acımasızlıklarına sırtını dönmüştür. Gelişmeler göstermiştir ki, Başbakan Erdoğan’ın başkanlığında kurulan 61. hükümetin terörle mücadele etme, terörün belini kırma ve bölücülüğü silmeye dönük irade ve inancı baştan beri bulunmamaktadır.”

Ak Parti’nin bölücü terörün seri cinayetleri karşısında eli kolu bağlanmış bir şekilde hareketsiz kaldığını, nafile ve iç boş diklenmelerden başka hiçbir şey yapmadığını ifade eden Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın ve hükümetinin terör ve bölücülüğe gözünü yummasının hainlerin umudu ve motivasyon kaynağı haline geldiğini ve PKK arkası arkasına saldırılarını icra ederek vatan evlatlarının kanını döktüğünü kaydetti.

"KANLI BİLANÇO HEPİMİZİ ACILARA BOĞDU VE ANALARI İNİM İNİM İNLETTİ"

12 Haziran 2011 Milletvekilliği genel seçiminden sonraki terör olaylarından bilgiler veren Bahçeli, “26 Haziran 2011 günü; Van’da askeri aracımıza saldırı düzenlenmiş; bir askerimiz şehit, üçü de yaralanmıştır. 5 Temmuz 2011 tarihinde; Uzman Çavuş Yahya Karakaya ile Uzman Çavuş Murat Özkozanoğlu’nu, apartman çıkışında pusu kuran bölücü caniler arkadan ve yakın mesafeden hunharca katletmişlerdir. 14 Temmuz 2011 tarihinde; Diyarbakır’ın Silvan ve Kulp ilçeleri arasındaki ormanlık arazide, arama tarama faaliyetinde bulunan askerlerimize, PKK’lı teröristler pusu kurup el bombası ve uzun namlulu silahlarla saldırmış ve sonuçta 3 uzman erbaş, 10 er olmak üzere 13 evladımız şehit düşmüştür. 1 Ağustos 2011 tarihinde; Van-Başkale karayolunda, terör örgütü militanlarını taşıyan otomobilden, askeri araca el bombası atılması ve uzun namlulu silahlarla ateş açılması sonucunda 3 Mehmetimiz şehit, 4’ü de yaralanmıştır. 14 Ağustos 2011 tarihinde; Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesi kırsalında askeri aracın geçişi sırasında pusu kuran PKK’lı teröristlerle güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada 1’i yüzbaşı 3 askerimiz şehit olmuş, 3’ü de yaralanmıştır. 17 Ağustos 2011 tarihinde; Hakkari-Çukurca karayolunun 15'inci kilometresindeki Vali Erdoğan Gürbüz Çeşmesi yakınlarında askeri konvoyun geçişi sırasında infilak eden mayın sonrası birisi korucu olmak üzere 10 vatan evladı şehit düşmüştür. 28 Ağustos 2011 tarihinde; Hakkâri Şemdinli İlçesi Övenç bölgesinde askeri konvoyun geçişi sırasında mayın patlamış ve 3 Mehmetçik şehit, 3’üde yaralanmıştır. 20 Eylül 2011 tarihinde; Ankara'nın Kızılay semtinin Kumrular Caddesi'nde Çankaya Kaymakamlığı önünde patlama olmuş ve bunun neticesinde 3 kişi şehit, 3'ü ağır 34 kişi de yaralanmıştır. 18 Ekim 2011 tarihinde; Bitlis’in Güroymak ilçesindeki hain terör saldırısında beş polisimiz, birisi bebek üç sivil vatandaşımız şehit olmuş, çok sayıda vatandaşımız da yaralanmıştır. Bundan bir gün sonra ise, Hakkâri’nin Çukurca ilçesinde PKK’lı katillerin düzenlediği saldırı sonucunda 26 Mehmetçiğimiz şehit olmuş, 22’si de yaralanmıştır. AK Parti iktidarları döneminde terör olayları 2002’ye göre 10 kat, şehit sayısı da 15 kat artmıştır. Bu acı bilançolar anaları inim inim inletmiştir” diye konuştu.

"İMRALI’DAKİ CANİYLE PAZARLIĞA TUTUŞURKEN, KINALI KUZULAR VATAN TOPRAĞINA GİRMİŞTİR"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın temsilcileri vasıtasıyla Oslo’da PKK’yla masaya otururken, şehitlerin toprağa düştüğünü belirten Bahçeli konuşmasında şunları kaydetti:

“İmralı’daki caniyle pazarlığa tutuşurken, kınalı kuzular vatan toprağına girmiştir. İmralı’da protokoller hazırlayıp şeref kaybına uğrarken evlere Türk bayrakları asılmış, gözyaşları sel olmuştur. Kandil’le mesajlaşırken Anadolu’nun üzerine kar yağmış, ocaklara ağıtlar çökmüştür. Irak’ın kuzeyindeki terör badigartı ve hamisi peşmergeyle sazlı sözlü eğlenceler düzenlerken; Gabar’da, Cudi’de, Yüksekova’da, Silvan’da, Tendürek’te, Küpeli’de, Şırnak’ta sınır ötesinden sızan eşkıya vatan evlatlarına pusu kurmuş, kan akıtmıştır. “Bıçak kemiğe dayandı, Ramazan diye sabrediyoruz” mazeretlerine sığınırken alçaklar cinayetleri için boş durmamıştır. “Bu devran böyle gitmeyecek” sözleriyle mırıldanırken; mermiler sağanak halinde yağmış, mayınlar patlamış, kaleşnikoflar ölüm kusmuş, roketatarlar canlara kast etmiş ve havan topları umutları söndürmüştür. Türk milleti ancak bir savaş şartlarında vereceği kayıplarla sarsılmış ve düşmanca tutumlarla birlikte yaşama azmi hedef alınmıştır. Başbakan Erdoğan’ın gürültüden ibaret beyanları, samimi olmayan çıkışları, niyeti ile uygulamaları arasındaki ahenksizlikleri büyük badirelere yol açmıştır.”

"BİZ ŞEHİTLERİN BAŞINDA BEKLERKEN, SEN İMRALI’DA GECE BEKÇİLİĞİNE SOYUNMUŞTUN"

Kendilerini morg önünde nöbet tutmakla itham edildiğini ve BDP’yle aynı çizgiye getirme seviyesizliğinin gösterildiğini belirten Bahçeli, “Unutulmasın ki her söze verilecek bir cevabımız ve dile getirilen her iftiraya söyleyecek bir lafımız vardır. Ancak biz, önce söze bakarız söz müdür diye, sonra söyleyene bakarız adam mıdır diye?” dedi.

Kendilerinin morgdaki aziz ruhlar için tıpkı hiç bitmeyecek vatan görevi gibi nöbet tutuklarını ve tutmaya devam edeceklerini belirten Bahçeli, kendilerinin şehit başında beklerken, AK Parti hükümetinin İmralı’da gece bekçiliğine soyunduğunu söyledi.

Bahçeli, “Biz morg önlerinde Fatiha okurken, sen bölünme nöbetinde sabaha kadar teyakkuzda durmuştun. Biz bayrağa sarılı kahramanları kucaklarken, sen bölücü şerefsizlerle münavebeli nöbete girmiştin. Biz vatan, millet, bayrak dedikçe; sen Kandil’e ümit aşılamış, Habur’da davul zurnayla terörist karşılaşmıştın. Senin morga gelmesine sebep olduklarını biz dualarla, gözyaşlarıyla, tekbirlerle ve tam bir sahiplenmeyle son yolculuklarına uğurluyoruz. Kanına ekmek doğradığın kahramanları yüreğimizde taşıyoruz. Sen bunlardan dahi utanmıyorsun, pişmanlık bile göstermiyorsun, az da olsa vicdan azabı duyacak davranışta bulunmuyorsun. Sayın Başbakan unutma ki, şehitlerimizi ellerimizde, gönüllerimizde yüceltiyoruz; geride kalanların acılarını ve yürek sızılarını her şeyimizle paylaşıyoruz. Sen; BDP, PKK ve peşmergeyle birlikte açtığın tabut fabrikasının, kefen imalathanesinin daha çok iş yapması için çabalarken, biz öfkemizi biliyor, niyazlarımızla şehitlerimizin aziz hatıralarına hürmetlerimizi bildiriyoruz. Sen kim şehidin, şühedanın hakkını ve mirasını savunmak kim. Sen Türk milletine mezarcı başı unvanıyla çukur açarken, biz milletin ayrılmaz, bölünmez ve parçalanmaz bir bütün olduğunu haykırdık. Sen şehide kelle, katile sayın derken; biz şehitler ölmez vatan bölünmez diyen milli vicdanların sesi olduk, nefesi olduk ve aşılmaz suru olarak kurduğun kutsal ittifakın karşısına dikildik. Biz İmralı canisinin hak ettiği cezasını çekmesi için tek başımıza çırpınırken, sen ve partin gökkuşağı koalisyonuyla bir olup yağlı urganın ipini kesmiştin. Bugün bizim boş sözlere, palavralara, uydurmalara karnımız toktur” diye konuştu.

"BİZİM İÇİN AK PARTİ SIHIFTA KALMIŞTIR"

Kendileri için AK Parti hükümetinin sınıfta kaldığını belirten Bahçeli, AK Parti’nin Türk milletinin üçüncü defe verdiği iktidar sorumluluğunu layıkıyla temsil edemediğini söyledi. AK Parti’nin yapabileceği birşeyin kalmadığını söyleyen Bahçeli, Türk milletinin artık AK Partiye verdiği krediyi geri alacağını ve sandıkta mutlaka gereken dersi vereceğini söyledi. Türkiye’nin içinde bulunduğu ortamı anlamak ve yorumlayabilmek için yakın dönemdeki üç operasyona bakmak ve dikkatlice analiz etmek gerektiğini kaydeden Bahçeli, “Bunlardan birincisi sözde darbe planları kapsamında 2007 yılından beridir sürdürülen darbeci avı ve takibatıdır. İkincisi 2010 yılında anamuhalefet partisi CHP’nin, o dönemki genel başkanının maruz kaldığı kaset tezgâhı ve sonrasındaki gelişmelerdir. Üçüncüsü ise partimizin geçtiğimiz yıl muhatap olduğu yine aynı minvaldeki rezil tertip ve kumpas dizisidir. Bu üç hadisenin esasen birbiriyle yakın bağ ve bağlantısının bulunduğu, belirlenen hedefler paralelinde acımasızca sürdürülen çok yönlü devreye sokulan bir planın adım adım yürütüldüğü kuşku götürmez bir gerçek olarak bugün karşımızdadır. Amaç, Türk milletinin etnik kimliklere dönüştürülerek ufalanması, Türkiye’nin üniter yapısının aşındırılarak felce uğratılmısıdır. Bunun için engel olarak görülenler, direnç olacağı hesap edilenler, karşı çıkacağı düşünülenler teker teker ekarte edilmek istenmiştir” dedi.

Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz

En Çok Aranan Haberler

Kapat