52 Lezzet Noktası’nın bulunduğu Çanakkale’de, işletme sahipleri ve ustalarla bir araya gelen isimler, kuşaktan kuşağa aktarılan özel lezzetleri bizzat dinledi. Her şef ve konuk Çanakkale’nin birbirinden farklı yemeklerine dikkat çekerken, ortak nokta “zeytinyağı” oldu. Peki her mutfakta her lezzeti tadıyla taçlandıran zeytinyağının iyisi nasıl seçilir?

Çanakkale Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi programına Michelin yıldızlı şef Maksut Aşkar ev sahipliği yaptı. Michelin yıldızlı şef Emre Şen, şef Celal Gürkan Yılmaz, gastronomi yazarı Müge Akgün, yemek kültürü tarihçisi Prof. Özge Samancı ve içerik üreticisi Oğuz Yenihayat ise festivalin konuk isimleri arasında yer aldı. Gastronomi dünyasının bilinen isimleri, deniz ürünlerinin mutfak lezzetlerini büyük ölçekte şekillendirdiği Çanakkale tatlarının izini sürdü. “Lezzet Noktası” seçkisiyle öne çıkan 52 işletme, şehrin zengin mutfak kültürünü gözler önüne serdi. Çanakkale’nin kendine özgü lezzetlerini tamamlayan zeytinyağı ise bu kez yalnızca sofraların değil, festivalin de dikkat çeken tatlarından biri oldu.

Programın ev sahibi Michelin yıldızlı şefi Maksut Aşkar, Çanakkale’ye ilk kez gelenlere üç lezzet önermek yerine, mevsiminde karşılarına çıkan tüm tatları denemelerini tavsiye etti. Maksut Aşkar, kentin her mevsimde farklı lezzetler sunduğuna dikkat çekti. Çanakkale’nin deniz, boğaz ve verimli toprakların bir araya geldiği özel coğrafyasının mutfağa da yansıdığını belirten Aşkar, deniz ürünleri ve topraktan gelen sebze ve meyvelere kadar kentin sunduğu ürünlerin keşfedilmeye değer olduğunu söyledi.
Şef Maksut Aşkar, “Lezzet Noktası” projesinin ülke genelinde 26 şehrin tüm lezzet değerlerini ortaya çıkardığını, şehirleri ziyaret eden turistlerin doğru lezzet noktalarına ulaşarak o yöreye özgü, mutlaka tadılması ve keşfedilmesi gereken tatlarla tanışmalarını sağlayan iyi bir fırsat olduğunu ifade etti. Aşkar, sözlerini “İyi ki Çanakkalemiz var, bu yüzden buradayız. Çanakkale lezzetlerini keşfetmek için hep beraber dolaşıyoruz” diyerek sonlandırdı.

Programın konuğu Michelin yıldızlı şefi Emre Şen, Çanakkale’ye ilk kez gelenlerin özellikle fırınlanmış peynir helvası, sardalya turşusu ve karabiga karidesini tatmasını önerdi. Emre Şen, kentin mutfak anlayışında ürünün doğal lezzetini korumanın önemli olduğunu vurguladı. Çanakkale mutfağında ürünlere fazla müdahale edilmeden, basit ve lezzetli tarifler ortaya koyulduğunu belirten Şen, zeytinyağının da önemine dikkat çekip, otlardan balıklara kadar mutfağın pek çok alanında kullanıldığını söyledi.
“Bence muhteşem bir coğrafyaya muhteşem bir mutfak” diyen Şen, Lezzet Noktaları projesinin şahane olduğunu, böylece yerel lezzet çeşitliliğinin öne çıktığını ifade etti. Şef Emre Şen, Çanakkale’nin lezzetlerinin daha geniş kitlelerle buluşmasının önemine dikkat çekerek, yerli ve yabancı ziyaretçilerin bu tatları gelip deneyimlemelerini tavsiye etti.

2009’da açılan ve Çanakkale’nin yöresel tatlarını yaşatan adreslerden Cevahir Lokanta İşletmecisi Ömür Aykut, kente ilk kez gelenlerin omaç çorbası, tumbi, keşkek ve peynir helvasını denemesini önerdi. Çanakkale mutfağının diğer yörelerden ayrılan özelliklerinden birinin daha hafif yemekler olduğunu belirten Aykut, özellikle zeytinyağlıların ve mevsiminde hazırlanan sebze yemeklerinin müşteriler tarafından ilgi gördüğünü söyledi.
Aykut, “Lezzet Noktaları” projesi kapsamında kente gelen ziyaretçilerin yerel yemekleri tanımasının hem gastronomi hem de turizm açısından önemli olduğunu ifade etti.

1940 yılında kurulan Yalova Restoran 3. Kuşak İşletmecisi Ertuğrul Sürgit, ailesinin Girit’ten Çanakkale’ye uzanan yolculuğunu ve restoranın kuruluş öyküsünü paylaştı. Girit mutfağının izlerini taşıyan aile mirasının zaman içinde Çanakkale mutfağıyla bütünleştiğini belirten Sürgit, kentin mutfak kültürünü bir “göç mutfağı” olarak tanımladı. Çanakkale’nin denizle olan güçlü bağının ise bu mutfağı farklılaştıran en önemli unsurlardan biri olduğunu söyleyerek Akdeniz ve Ege mutfağını çok kullandıklarını dile getirdi.

Ertuğrul Sürgit, Çanakkale’nin coğrafi işaretli Ezine peyniri, domatesi, sardalyası, Bayramiç beyazı, Umurbey kirazı, Umurbey şeftalisi ve peynir helvası gibi pek çok ürünüyle öne çıktığını belirtti. Sürgit, mevsimsel ürünlerin mutfaktaki önemine dikkat çekti. Restoranlarında yaklaşık 30-35 kilometrelik çevreden temin edilen ürünleri kullanmaya özen gösterdiklerini söyleyen Sürgit, böylece hem yerel üreticileri desteklediklerini hem de Çanakkale’nin kendi ürünlerini mutfakta yaşattıklarını ifade etti. Sardalya, Yeniköy barbunu, Bozcaada kalamarı ve ahtapot gibi deniz ürünlerinin de kentin lezzetlerinde önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.
Sürgit, Türkiye Kültür Yolu Festivali başladığında misafir sayılarının arttığını, işletme ekonomisine fayda sağladığını sözlerine ekledi.

Babalık Tekin Helvacısı İşletme Müdürü Murat Güven, şehrin simge tatlarından peynir helvasının köklü adreslerinden Babalık Tekin’in hikayesini anlattı. İşletmenin 1912 yılında Reyhan Osmanoğlu tarafından kurulduğunu ve bugün dördüncü kuşak tarafından sürdürüldüğünü söyleyen Güven, işletmenin “Babalık” adını ise kurucusunun yardımsever kişiliğinden aldığını aktardı. Bugün klasik peynir helvasının yanı sıra fırınlanmış ve fıstıklı çeşitleri de hazırladıklarını belirten Güven, işletmesinde sabah erken saatlerde fırından çıkan Boşnak böreği ve koyun yoğurdundan da bahsetti. Lezzetin temelinde günlük toplanan süt, peynir üretimi ve geleneksel hazırlama yöntemlerinin bulunduğunu ifade etti.

Zeytinyağı uzmanı Ayşenur Tokmak Beycan, Çanakkale mutfağının öne çıkan ürünlerinden zeytinyağının kalitesini anlamanın yollarını anlattı. Beycan, iyi bir zeytinyağında öncelikle aromanın ve kokunun belirgin olması gerektiğini söyledi. Erken hasat zeytinyağının kendine özgü aromasına dikkat çeken Beycan, tadım sırasında zeytinyağının ağızda bıraktığı his ve genizde oluşturduğu yakıcılığın kalite hakkında fikir verebileceğini belirtti. Soğuk sıkım zeytinyağının ise ürünün kendine özgü dokusunu ve lezzetini korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.
Zeytinyağında kalitenin yalnızca hasat zamanı ve yöntemiyle değil, zeytinin toplanmasından fabrikaya ulaştırılmasına ve sıkım sürecine kadar tüm aşamalarda gösterilen özenle belirlendiğini vurgulayan zeytinyağı uzmanı Ayşenur Tokmak Beycan, izlenebilir üretimin önemine dikkat çekti. Çanakkale’nin zeytinyağı üretimindeki potansiyeline de değinen Beycan, üretim tesislerinin uluslararası alandaki başarılarının kentin bu alandaki değerini ortaya koyduğunu söyledi.

“Lezzet Noktası” seçkisinde yer alan 52 durak, Çanakkale’nin denizle, zeytinliklerle ve bereketli topraklarla şekillenen mutfak kültürünü sofralarda buluşturuyor. Deniz ürünlerinden zeytinyağlılara, yöresel yemeklerden geleneksel tatlılara uzanan seçki, kentin farklı ilçelerinde karşılaşılabilecek lezzetleri tek bir rota üzerinde keşfetme imkanı sunuyor.
Ege ve Marmara’nın kesişiminde yer alan Çanakkale’nin mutfak kültüründe denizin sunduğu ürünler kadar zeytinyağı, mevsimsel ürünler ve yerel malzemeler de önemli bir yer tutuyor. “Lezzet Noktası” rotası, kente gelen ziyaretçileri yalnızca ne yiyeceklerini keşfetmeye değil, Çanakkale sofrasını şekillendiren farklı tatları bir arada deneyimlemeye davet ediyor.

Festival programı ve etkinliklere ilişkin detaylı bilgilere, Türkiye Kültür Yolu Festivali resmi internet sitesi (https://kulturyolufestivali.com/) ve Instagram hesabı @turkiye_kulturyolu üzerinden ulaşabilirsiniz.
Okuyucu Yorumları 0 yorum