Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'den 'ara tatil açıklaması geldi. CNN Türk'teki canlı yayına katılan Bakan Tekin, eğitim camiasının ve velilerin odağındaki temel konulara açıklık getirdi.
Katıldığı canlı yayınlarda eğitim politikalarından yeni müfredat düzenlemelerine kadar pek çok alanda değerlendirmelerde bulunan Bakan Tekin, yeni dönemin getireceği dinamikleri kamuoyuyla paylaştı.
Son dönemde eğitimde kaliteyi artırmaya yönelik sürdürülen çalışmalara dikkat çeken Bakan Tekin, öğrencilerin ders yükünün hafifletilmesi ve beceri odaklı bir eğitim modeline geçilmesi hedeflerini vurguladı.

Öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Tekin, atama süreçleri ve Okul Temelli Bütçe uygulamaları gibi projelerin kararlılıkla devam ettirileceğini ifade etti.
"Ara tatil kaldırılacak mı?" sorusuna yanıt veren Bakan Tekin şu ifadeleri kullandı:
"Öğretmenler kanuna göre 2 ay tatil yapmak zorunda. Ciddi anlamda resmi tatillerimiz var. Bunları birleştirdiğimizde 180 iş günü takvimi uymuyor. Ara tatilleri Ramazan ve Kurban Bayramları ile birleştirmeye çalışıyoruz. Takvim birleşmediği senelerde ara tatilleri kaldırabiliriz. Ara tatiller bayrama denk geldiği için problem yok. Böyle devam edeceğiz"

Tekin, "8 Eylül'deki toplantıda ülkelerin PISA'daki başarısını artırmak için bazı tavsiyeler oldu. Ebeveynlerin eğitim sürecine katılması önemli. Bu yıl çocuğu okula ilk defa başlayan velilere uyum haftasında 9 saatlik ebeveyn eğitimini zorunlu kıldık. PISA bunu 8 Eylül'de söyledi biz bunu 3 yıldır yapıyoruz.
İkinci söylenen şey ise cep telefonu kullanımının yasaklanması. Bunun PISA başarısını pozitif etkileyeceğini söylediler. Bizim ilk yaptığımız şey çocukların telefonlarını dersliklere sokmasını engelleyecek tedbirler almak. Dünyada ilk yapan ülkelerden biriyiz" dedi.
"Türkiye'deki resmi okullarımızdaki öğretmen arkadaşlarımızın hukuki statüsü devlet memurudur. Kanunun uygulanması için kamu personeli için hazırlanmış kılık kıyafet yönetmeliği var. O yüzden bu yönetmeliğe uymak zorundadırlar. Veli okula geliyor kıyafetinden anlayamıyoruz. Kıyafetlerine bakıyoruz öğretmen mi öğrenci mi anlayamıyoruz. Okullarda öğretmen arkadaşlarımızın marka tercihlerinden tişörtler üzerinden verilen mesajlara kadar çok tartışmalı şeylerle karşılaştım. Velilerden CİMER üzerinden ulaşan çok şikayet var. Rahat olabilmeleri için önlüğü tercih ettik. Daha öncede buna benzer uyarılar da bulunduk. Öğretmen arkadaşlarımıza geçmiş yıllarda birere önlük hediye ettik. Okullarda şu an giyilmeye başlandı. 5-6 okulda öğretmen arkadaşlarımızla bir araya geldik. Önlüğün gerekçesini izah ettik. Veliler öğretmen seçme durumu ile karşı karşıya kaldılar. Yeni uygulama hayata geçti. Öğrencileri dağıtıyoruz. Otomatik olarak adrese dayalı kayıt sistemi oluştu."

Milli Eğitim Bakanlığı, devlet okullarında sınıf ve öğretmen seçiminden kaynaklanan sorunların önüne geçmek için yeni düzenlemeler hayata geçirdi. Bakan Tekin, yaklaşık 65 bin resmi devlet okulunun eşit kabul edildiğini belirterek, öğrencilerin sınıf ve şubelere belirlenen kriterlere göre dengeli şekilde dağıtıldığını açıkladı.
Tekin, "65 bine yakın resmi devlet okulunun hepsi bizim açımızdan eşit. Öğretmenlerimizin hepsi değerli... Şöyle bir tablo vardı; Veliler öğretmen seçme durumundaydılar. Bu bize şunu getiriyor, veli okula gidiyor "Çocuğumu şu öğretmene yazdırmak istiyorum, okul müdürüne para verdim" deniyordu. Çok tercih edilen öğretmenler yanında diğerleri zor durumda kalıyordu. Bunu çözdük. Okula kayıt yaptıran öğrencilerin sınıf ve şube seçimlerini belirlediğimiz parametreler göre şubeleri eşit şekilde dağıttık. Bu uygulama hayata geçtikten sonra ikinci kısım şurada problem vardı.
Şöyle düşünün; iki okul var yan yana, biz bütün bu okulların tamamını sokak sokak cadde cadde elektronik sistemimize işlemiş durumdayız. Hangi apartmandaki çocuk hangi okula kayıt yaptıracak vesaire bunların hepsini takip ediyoruz. Dolayısıyla biz herhangi bir sokaktaki öğrenciyi bir okulla ilişkilendirdiysek eğer bu okula otomatik kayıtlı hale geliyorlar. Veli, çocuğunun bu okula değil başka bir okula gitmesini istediği zaman bu artık bizim kontrolümüzden çıkıyor. Gidiyor kayıt bölgesi dışında başka bir okula. Dolayısıyla bu okulun kapasitesi birden bire şişiyor, bu okulda derslik başına düşen öğrenci sayısı Türkiye ortalaması üzerine çıkıyor, diğer okul öğrenci sayısı azaldığı için buradaki öğretmenlerin hepsi norm fazlası haline geliyor. Hep başka bir mağduriyet doğuruyor. Bu yıl, okullarımızı kayıt yaptırdıktan sonra planlamamızı velilerin manipüle ettiği alanlar neler onları kapatalım ki bu planlamamız doğru olsun ve bu yıl muvafakatlı öğrenci diye tanımlanan yani birisinin evini adres gösterip oraya kayıt yaptırıyorlardı. Bunu engelledik. Bu yıl kayıt ücreti tartışmaları minimize oldu."

"750 bin üzerinde dersliğimiz var. Risk olan okullarımız deprem önlemi için yeniden yapıldı. 2002'den itibaren yapılan derslik sayısı 750 bine çıktığına göre 500 bin yeni derslik katmış durumdayız. Kaynak ayırıp sorunu birinci öncelik yaptık. Riskli okullar ya yıkılıp yeniden yapıldı ya da okul kapatıldı."
"550 bin civarında Suriyeli öğrencimiz var. 260 bin civarında Suriyeli misafirlerimiz de okullardan ayrıldı."
Tekin, "şahsen ben kullanmıyorum, kişisel olarak gelenekselciyim. Yapay zekadan hiç faydalanmıyorum. Çocuklarım kullanıyor, her türlü şeyi soruyorlar ben şaşkınlıkla seyrediyorum. Kullanmayı isterim şu an gelenekçilik devam ediyor. Bakanlıkta ise sadece eğitimde yapay zekanın kullanımı ile ilgili olarak bu konuda bir daire başkanlığı var. Her genel müdürlüğümüz yapay zekadan faydalanabilecek alanları dairemizle konuşuyorlar. En son Türkiye'deki yabancı dil eğitimine ilişkin yapay zeka destekli bir uygulama geliştirdik. "Dilim MEB" uygulaması şu an Türkçe ve İngilizce eğitim veriyor" ifadelerini kullandı.
Okuyucu Yorumları 0 yorum