YURTHABER

(özel Haber) Ege’nin Dillere Destan Şivesine Özel Dersli Çözüm

İzmir’deki Denizlililer, filmlere bile konu olan yöresel ağızlarından kurtulmak için diksiyon, etkili ve güzel konuşma...

(özel Haber) Ege’nin Dillere Destan Şivesine Özel Dersli Çözüm

İzmir’deki Denizlililer, filmlere bile konu olan yöresel ağızlarından kurtulmak için diksiyon, etkili ve güzel konuşma dersi almaya başladı.Türkiye genelinde Ege şivesinin bütün özelliklerinin Denizlililerden kaynaklandığı gibi izlenim edinilmesinden rahatsızlık duyan İzmir Denizlililer Derneği üyeleri, şiveleri nedeniyle çevredekiler tarafından anlaşılmamaları sebebiyle eğitime başladı. Amaçlarının yöresel ağızdan kurtulmak değil, aynı zamanda İstanbul Türkçesi de denilen kültür dilinin inceliklerini öğrenmek olduğunu belirten Denizlililer, Türkçe’nin diksiyon kurallarına uygun konuşulması için çalışmalarına başladı. Zaman zaman birbirlerine güldüklerini ifade eden Denizlililer, artık ‘Gelipba, gidipba’ gibi söylemleri bıraktıklarını belirtti.“Artık rahatlıkla konuşabilecekler”Dernek binasında 20’şer kişilik gruplar halinde ders verdiklerini anlatan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Medya ve İletişim Bölümünde konuşma eğitimi dersleri veren Öğretim Görevlisi Ali Kayadibi, “Özellikle bozuk konuşmalar, atalarımızdan bu yana geliyor. İzmir’de doğmuş büyümüş gençler bile bazen o Denizli ağzını kullanabiliyor. Çünkü ses olarak yerleşiyor. Bunları kısa sürede düzeltmeleri de kolay olmuyor. Bunlar bir grup içinde eğitim ile çok daha hızlı düzelebiliyor. Burada bir aydır çalışma yapıyoruz ve önemli ölçüde düzelme oldu. Çünkü harflerin yeniden telaffuzu, o kulağa yerleşen harflerin düzeltilmesi, sözcüklerin yeniden şekillenmesi için gayret ediyoruz. Bu eğitim; sadece diksiyonu düzgün konuşan insanlar değil, topluluk içindeki sözel iletişimini güçlendirmeleri, daha iyi ilişkiler kurabilmeleri ve kendi ilişkilerini daha iyi kavramak için bir adım olacak. Özellikle topluluk karşısında söz söylerken çekinmeden söyleyecekler. Kürsüye çıkıp konuşmaları istendiğinde, hazırlıksız konuşmaları bile kolayca yapabilecek becerileri kazanabilecekler. Umarım bu yönde önemli bir adım atmışızdır, ilerlemişizdir diye düşünüyorum” dedi.“Kalmak yerine galmak diyorlar”Denizlililerin konuşmayı daha ileriye taşıyabilmeleri ve kendilerini daha iyi ifade edebilmeleri için bir ortam oluşturduklarını belirten Kayadibi, “Burada tabi ki daha önceki alışkanlıklarını tekrar ediyorlar. Özellikle ‘k’ yerine ‘g’ söylemek gibi; kalmak yerine galmak demek gibi sözcükler. Açık e kapalı e yanlış söyleniyor. Konuşma bozuklukları olabiliyor” dedi.“Belediye başkanlığı yaptım ama konuşmanın önemini bilmiyordum”Önceden belediye başkanlığı da yapan İzmir Denizlililer Derneği Başkanı Veli Kasap, “Belediye başkanlığı yaptım ama konuşmanın bu kadar önemli olduğunu bilmiyordum. Hocamla tanıştıktan sonra konuşmanın çok önemli olduğunu gördüm. Biz ilk toplandığımızda okurken birbirimize gülüyorduk, yeni yeni adapte oluyoruz. Ama gün geçtikçe bu etkin ve düzgün konuşmayı öğrenmeye ve anlamaya çalışıyoruz. ‘Gelipba, gidipba’ gibi söylemleri bıraktık artık. Onun yerine İzmir’de yaşadığımız için kent kültürüne ayak uydurmak için düzgün ve etkin konuşmaya çalışıyoruz” dedi.Denizli şivesi yüzünden İzmir’e ilk geldiği zamanlar yaşadığı zorluklara dair bir anısını da anlatan Kasap, “Okul çağında Denizli’den İzmir’e gelmemle ilgili anımı anlatayım. O zamanlar maça çok meraklıydık, fırsat bulduk mu kendi aramızda maç yapardık. Öğle arası maç yapmaya gittik, zil çalmış biz de geç kaldık. Öğretmen herkesi sıraladı, soruyor tek tek, sonra sıra bana geldi. Bende Denizli’den yeni gelmişim. Biz de anahtara ‘açacak’ derlerdi. Bana neden geç kaldığımı sorunca, ben de ‘Öğretmenin açacak yoktu’ dedim. Dalga geçiyorum sandı, bir tane kafama vurdu” diye konuştu.Artık gari demeyeceklerYöresel ağızlarının televizyonlardaki dizi filmlerine bile konu olduğunu söyleyen Denizlililer, “Artık” yerine “gari”, “geleceğim” yerine “gelcem”, “ne yapıyorsun?” yerine “nediyon, nedip durun” gibi sözcükleri konuşma dillerinden çıkarıyorlar.“Rahat rahat konuşuyorduk, artık çeki düzen vereceğiz”Çalışmaların zorluklarını kabul eden, ancak eğitim ilerledikçe zevkli hale geldiğini belirten kursiyerlerden bazıları şunları söyledi:“Bundan sonra karşılaştığımız insanlarla iletişimimiz çok daha mükemmel olacak. Gitmesi gereken insanlara ‘Hadi gidin gari, ben geliyom’ diyom. Burada ‘gidiyorum’ demem gerekli. Bazı kelimelerin anlaşılmadığının farkındayım tabi ki daha önce çok yaşadım. ‘Geliverin gari’ gibi kelimeler bazen anlaşılmıyor. Bu dersin çok önemli olduğunu anladım, herhalde başaracağız. Eğitim süresince doğru bildikleri her şeyin yanlış olduğunu gördük. Halk dilinde rahat rahat, nasıl denk gelirse öyle konuşuyoruz. ‘Oğlum napıyon len sen, nereye gidiyon, ben gidiyom sen gidigo, hiç selam sabah va mı’ gibi şeyler söylüyoruz. Bunlarla daha rahat konuşurken, şimdi kendimize daha çeki düzen verip, kelimeleri daha da irdelememiz gerekiyor. Daha özenmemiz, daha dikkatli ve itinalı konuşmamız gerekiyor. Ama memleketimizi çok güzel şivesini çok seviyorum.”“İster istemez şivemiz günlük hayatımıza yansıyor”Şivenin ister istemez hayatlarında günlük konuşma dillerine yansıdığını belirten ve ders alan bir avukat da, “Güzel konuşmanın iyi bir şey olduğunu, kendimizi ifade edebilmenin güzel bir şey olduğunu düşünüyorum. O yüzden de hem derneğimizi, hem de hocamız Ali Bey bize çok güzel şeyler kattı. Bundan sonra da daha güzel olacaktır, diye tahmin ediyorum. Anlaşabilmek güzel, anlatabilmek güzel” ifadelerini kullandı.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler