Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİ) Uzmanı Öğretim Görevlisi Nihat Aytürk, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi'nde (KMÜ) protokol yönetimi eğitimi verdi. Aytürk, protokolü, 'şekildir, usuldür, biçimdir' sözleriyle özetledi.
Karamanoğlu Mehmetbey Konferans Salonu'nda gerçekleşen semineri Karaman Valisi Murat Koca, Garnizon Komutanı J. Alb. Selçuk Boz, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Kemal Çokdinç, Adli Yargı ve Adalet Komisyonu Başkanı Suat Sonay, Rektör Prof. Dr. Sabri Gökmen, İl Emniyet Müdürü Lütfü Sönmez ile il ve üniversite protokolünden oluşan geniş bir dinleyici kitlesi takip etti.
Aytürk, konuşmasına protokolün tarifiyle başladı ve “Protokol şekildir, usuldür, biçimdir; protokol, küçük şeylerin toplamıdır.” dedi. Protokolün Kanuni Sultan Süleyman’dan beri uygulandığını ve buna ‘teşrifat’ denildiğini anımsatan Aytürk, yine ilk kez Kanuni Sultan Süleyman tarafından Teşrifat Tüzüğü yayımlandığını ve Teşrifat Dairesi kurulduğunu söyledi. Aytürk, Kanuni’nin ardından Avrupa’nın yedi devletinin saray nazırlarını göndererek Osmanlı’dan protokol kurallarını öğrenme yoluna gittiğini belirtti ve “Bugün hala Türkiye, dünyada protokol bilgisinin öncüsüdür. Arap ülkeleri ve Orta Asya devletlerine protokol dersleri Türkler tarafından verilmektedir, Avrupa’da protokol müdürlerinin çoğunluğu Türklerden oluşmaktadır.” diye konuştu.
Aytürk, dünyada 1815 yılına kadar devlet büyüklerinin birbirlerine gidip gelmediğini, ancak elçiler aracılığıyla karşılıklı hediyeler verildiğini söyledi; uluslararası protokol kurallarının ilk kez 1815’te kayda geçirildiğini ve 1961’de bu kurallar üzerinde BM tarafından ufak tefek değişiklikler yapıldığını bildirdi. Aytürk, Türkiye’de devlet protokolünün ise ilk kez 1926’da Mustafa Kemal Atatürk tarafından belirlendiğini, ikinci kez 1960 ihtilalinin ardından, üçüncü ve son kez de 1980 ihtilali sonrası düzenlenerek günümüze kadar geldiğini belirtti.
İnsanın bütün davranışlarının ya özel alan, ya sosyal alan, ya da kamusal alanda gerçekleştiğini vurgulayan Aytürk, kamusal alandaki davranışların resmiyet içerdiğini belirterek, protokolün bu resmi alanda geçerli olduğunu ifade etti. “Resmi alanda protokol; konukların, üstlerin ve hanımların yanında başlar.” diyen Aytürk, ast-üst ilişkilerinin ise kurum kültürüne, samimiyete, işte verim ve kaliteye dayandığını söyledi.
Aytürk, protokolün amacını, ‘itibarı ve şerefi korumak’ şeklinde tanımladı ve resmi alanda yanlış davranışlarla itibar kaybedilirken doğru davranışlarla itibar kazanıldığının altını çizdi. Protokol kurallarında karşılıklılık ilkesinin önemine değinen Aytürk, “Protokol kurallarında saygıda da saygısızlıkta da misilleme esastır. Tevazu; sosyal hayatta üstünlük, resmi hayatta ise acizliktir.” ifadesini kullandı.
Aytürk, sözlerini şöyle tamamladı: “Protokolde üstleri, konukları ve hanımları korumak, kollamak ve saymak esastır. Yine protokolde sağ, soldan daima üstündür ve sola oturan, sağa oturandan daha önemsizdir. Protokolde üstlerin, konukların, hanımların ve bayrağın sağa alınması gerekir. Herkesin hayatında protokol yüzde 34’lük bir öneme sahiptir. Kişi değerlendirilirken protokol bilgisinden sonra yüzde 33’lük oranla bilgi ve becerisi, yüzde 33’lük oranla da kişilik önem taşır.
Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz