YURTHABER

Kapat

Tüsiad Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, terörle dış politika arasında doğrudan bağlantı olduğuna dikkat çekerek, bu bağlantının...

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, terörle dış politika arasında doğrudan bağlantı olduğuna dikkat çekerek, bu bağlantının iyi analiz edilmesi halinde sorunların çözümünde Türkiye’nin ayağını yere sağlam basacağını belirtti.

Sabancı Center’da düzenlenen TÜSİAD'ın 2012 ikinci dönem Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Toplantısı’na TBMM Başkanı Cemil Çiçek, TÜSİAD YİK Başkanı Erkut Yücaoğlu, TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner ve çok sayıda TÜSİAD üyesi katıldı.

TBMM Başkanı Çiçek, yaptığı konuşmada, Türkiye’nin son dönemde anayasa yapma gayreti ve çabası içerisine girdiğini belirterek, 19 Ekim 2011 tarihinde başladıkları çalışmalarda bir yılı geride bırakmaları için az bir süre kaldığını ifade etti. Bu ve benzeri çalışmalarla “Nasıl bir Türkiye, nasıl bir gelecek istiyoruz?” sorusuna cevap arandığını ifade eden Çiçek, anayasa ile ilgili yapılan çalışmaların da bu soruya cevap bulmak için olduğunu söyledi. Bir dönem kamuoyunun gündeminde yer alan ve devletin kırmızı çizgilerinin yer aldığı “Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nin de, "Nasıl bir Türkiye, Nasıl bir gelecek?" sorusuna cevap aradığını belirten Çiçek, “Herkesin çok merak ettiği hatta bir dönem ‘Bakanlar bile bunun içinde ne var? Bu kitapta ne yazıyor? Bilmezler, okumazlar. Bir kasada kilitlidir’ dediği ama benim baştan beri görevde bulunduğum süre içinde okuduğum bildiğim devletin o meşhur kırmızı kitabı. O da bu sorunu cevabıdır. Tespitleri var. Öngörüleri var. Uyulması gereken bir kısım hususlar orada yazıyor. Nasıl bir Türkiye? Nasıl bir gelecek?” diye konuştu.

Türkiye’nin AB sürecinden bahseden Cemil Çiçek, 40 yılda yapılamayan bazı şeylerin AB reformları sayesinde 1-2 yılda gerçekleştirildiğini söyledi. AB’nin son dönemde ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığı sıkıntıları hatırlatan Çiçek, “AB’yi lider seviyesindeki politikacılar kurmuştu. Bugün Avrupa’da o çapta liderlerin olmayışından kaynaklanan vizyon eksikliğinden kaynaklanan AB’nin de çektiği sıkıntılar vardır. Halbuki Türkiye’nin AB’ye neler katacağını onların da yeni baştan görmesi lazım. Türkiye’nin üyeliğini kendi iç politikalarının malzemesi yapmaması gerekir” dedi.

“ARAP BAHARI, ARAP KIŞINA DÖNDÜ”

Her toplumun ve ülkenin kendini yenileme ihtiyacı olduğunu belirten Çiçek, dünün kalıpları, bilgileri ve kurumlarıyla bu günün problemlerinin çözülemeyeceğini, son dönemde bazı Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanan özgürlük hareketlerini hatırlattı. Çiçek, “Yanı başımızda da can yakıcı değişmeler oldu. ‘Arap baharı’ dedik ‘Arap kışına’ dönüştü. Bahar falan kalmadı. En yakın bölgemizde olup bitenlere bakarsak 2012 dünyasında bunları anlamak mümkün değil. Dünya kamuoyunun çok özel hesaplarla ilgisizliğini veya farklı ilgisini anlamak mümkün değildir. Onlar bu hesabı yapadursunlar, çoluk çocuk demeden uçaklarla meskun mahaller bombalanıyor. Sivil demeden, hasta demeden birçok insan hayatını kaybediyor veya yerinden yurdundan oluyor. Doğru dürüst bir kınama bile çıkmıyor. Onun için dünyadaki en önemli değişimin yanı başında da Türkiye bulunuyor. Onun için Türkiye bu değişimi ne kadar iyi okuyabilirse, düzenlemeleri ne kadar erken yapıp sağlıklı bir yapıyı kurabilirse bugün yaşadığımız sıkıntılar önümüzdeki günlerde bize fırsatlara da dönüşebilir. Ama kendi evimizin için tanzim etmemiz gerekiyor” dedi.

“TERÖR TÜRKİYE’NİN EN ÖNCELİKLİ YÜREK YAKAN BİR SORUNU...”

Terörün Türkiye’nin en öncelikli yürek yakan bir sorunu olmaya devam ettiğini belirten Çiçek, “Ne kadar doğru bağlantıdır, onu tartışabiliriz. Ama Türkiye ne zaman demokratik çabaların içine girse, yeni adımlar atmaya kalkışsa terör karşımıza bütün çirkinliğiyle, bütün vahşetiyle orta yere çıkıyor. Yani birileri istiyor ki: Türkiye’de demokratikleşme olmasın. Çağdaş demokrasilerdeki hak ve özgürlük, devlet anlayışı siyaset anlayışı olmasın. Türkiye bir pasif dairenin içine çekilmek isteniyor. Bizim bu tuzağa düşmememiz gerekir. Yani bundan sonra sorunlarımızı alt alta değil, önemli sorunlarımızı yan yana yazım birlikte çözüm aramamız gerekiyor. Buna imkanımız var, buna fırsatımız var. Edindiğimiz tecrübeler bunları aşmaya yeter diye düşünüyorum” diye konuştu.

1 Ekim’de yasama tatilinin sona ereceğini ve TBMM’nin yeniden mesaiye başlayacağını aktaran Çiçek, 17 Ekim tarihinde ise sınır ötesi operasyonlara izin veren tezkerenin yenilenme tarihinin geleceğini bildirdi. Tezkerenin daha sakin dönemlerde bile meclisten geçtiğini aktaran Çiçek, son süreçte de meclisten geçeceğini tahmin ettiğini ifade etti.

Terörle dış politika arasında doğrudan bağlantı olduğuna dikkat çeken Çiçek, bu bağlantının iyi analiz edilmesi halinde sorunların çözümünde Türkiye’nin ayağını yere sağlam basacağını belirtti. Terörle ilgili dış bağlantı ifadesini kullandığı zaman ‘Hangi ülke?’ sorusuyla karşı karşıya kaldığını da ifade eden Çiçek sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Bu sorunun cevabını bu sıfatla ben veremem. 30 yıl sonra bu soru sorulabiliyor ise o zaman bu kadar acılardan biz yeterince ders çıkaramamışız demektir. ‘Lafın tamamı deliye söylenir’ derler, bazen en yanı başımızdakilerdir, bazen aynı ittifak içinde olduklarınızdır. Onların yayınladığı raporlar falan var bunarla bakarsanız görülür.”

Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz

En Çok Aranan Haberler

Kapat