Prof. Dr. Muhammed Keskin, alıcın fitoterapide uzun yıllardır kullanılan bitkiler arasında yer aldığını belirterek, bu nedenle alıç sirkesinin de toplumda yaygın şekilde tüketildiğini söyledi.

Prof. Dr. Keskin, sirkenin türü ne olursa olsun temel bileşeninin asetik asit olduğunu vurgulayarak, alıç sirkesi, elma sirkesi veya balsamik sirkenin vücutta benzer etkiler gösterdiğini ifade etti.

Prof. Dr. Keskin'e göre alıç sirkesiyle ilgili yapılan bazı çalışmalar, düzenli tüketimin tansiyon değerleri üzerinde destekleyici etkiler sağlayabileceğini gösteriyor. Ancak bu durumun yanlış yorumlanmaması gerektiğini belirten Keskin, hipertansiyon hastalarının ilaçlarını bırakıp yalnızca sirke tüketerek tedavi olmaya çalışmasının doğru olmadığını söyledi.
Uzman isim, alıç sirkesinin tansiyon kontrolüne yardımcı olabileceğini ancak hipertansiyonu tedavi eden bir yöntem olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizdi.

Alıç sirkesinin kolesterol metabolizması üzerinde de bazı olumlu etkiler gösterebildiğini belirten Keskin, yapılan araştırmalarda düzenli tüketen kişilerde trigliserit seviyelerinin daha düşük bulunduğunu söyledi.
Bazı çalışmaların LDL yani "kötü kolesterol" seviyelerinde de düşüşe işaret ettiğini belirten Keskin, buna rağmen ciddi kolesterol yüksekliği olan kişilerin sadece alıç sirkesine güvenmemesi gerektiğini ifade etti.
Prof. Dr. Muhammed Keskin'in özellikle dikkat çektiği konu ise damar tıkanıklıklarıyla ilgili yanlış inanışlar oldu. Alıç sirkesinin içerdiği fenolik bileşikler ve asetik asit sayesinde vücudun antioksidan kapasitesini artırabildiğini belirten Keskin, bunun damar sağlığı açısından destekleyici olabileceğini söyledi.
Ancak uzman isim, "Alıç sirkesi damar tıkanıklığını açmaz" diyerek bu konuda net konuştu. Keskin'e göre alıç sirkesi, damarlara zarar verebilen oksidatif stresin azaltılmasına yardımcı olabilir ancak mevcut damar tıkanıklıklarını ortadan kaldıran bir tedavi değildir.

Alıç sirkesinin olumlu etkilerinden birinin de kan şekeri dengesi üzerinde görüldüğünü belirten Keskin, düzenli ve kontrollü kullanımın diyete destek olabileceğini söyledi. Ancak şeker hastalığının yalnızca sirke tüketilerek tedavi edilemeyeceğini vurgulayan Keskin, sağlıklı beslenme ve doktor kontrolündeki tedavilerin mutlaka sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
Prof. Dr. Muhammed Keskin, sirke tüketiminde en sık yapılan hatalardan birinin aç karnına içmek olduğunu söyledi. Özellikle reflü, gastrit ve mide hassasiyeti bulunan kişilerde sirkenin mideyi tahriş edebileceğini belirten Keskin, bu nedenle sirkenin yemeklerle birlikte tüketilmesinin daha doğru olduğunu ifade etti.
Keskin, alıç sirkesi dahil olmak üzere tüm sirke türlerinde günlük tüketim miktarının aşırıya kaçmaması gerektiğini belirterek, günlük yaklaşık 30 mililitrenin üzerine çıkılmamasını önerdi.
Prof. Dr. Muhammed Keskin, alıç sirkesinin kalp sağlığı, kolesterol, tansiyon ve kan şekeri üzerinde destekleyici etkiler gösterebildiğini ancak hiçbir şekilde ilaçların veya tıbbi tedavilerin yerine geçmediğini vurguladı.
Okuyucu Yorumları 0 yorum