YURTHABER

Kapat

Bakkal Dükkanından Dünya Devliğine

Baktat Gıda Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Halil Baklan, “Türkiye’de işsizlik yok, tembellik ve miskinlik var”...

Baktat Gıda Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Halil Baklan, “Türkiye’de işsizlik yok, tembellik ve miskinlik var” dedi.

Almanya'nın Mannheim kentinden küçük bir bakkal dükkanı ile ticaret hayatına atılan işadamı Baklan kardeşler, bugün Baktat markası ile 2 bine yakın ürün çeşidini 58 ülkeye ihraç ediyor.

1980’li yıllarda bakkaldan markete, marketten de gıda toptancısına dönüşerek gıda sektöründe her geçen yıl büyüyen Baktat Gıda, Türkiye’nin 5 farklı bölgesinde yer alan üretim merkezlerinde bin 500’ün üzerinde kişiye istihdam sağlıyor. Ticarette Alman mantalitesini prensip edinen firma, bugüne kadar çok sayıda ödüle layık görüldü.

Kardeşleri ile Mannheim kentinde kardeşleri ile birlikte sebze halinde çalıştığını dile getiren işadamı Halil Baklan, “O dönem Türkiye’ye dönmeyeceğimizi düşünerek bir bakkal dükkanı açtık. Bakkal ile başladık, bakkal market oldu, daha sonra toptancılık yaptık. Yaptığımız işin marka olmasını istedik. Ortaya Baktat markası çıktı. Baktat’ın anlamı ise şu, soy ismimizin Bak’i ile alalım, gıda sektöründe olduğumuz içinde devamını tat yaparak Baktat markasını oluşturduk. Ciddi şekilde bunun üzerine durduk. Şuanda da 58 ülkeye ihracat yapıyoruz, devamlı kendimizi geliştiriyoruz. Yurt içinde de 5 tane bölge müdürlüğü kurduk. Yurt dışında gösterdiğimiz başarıyı ülkemizde de göstereceğiz” dedi.

Yurt dışından izne geldiklerinde ilçeden göç olaylarına şahit olduklarını dile getiren Baklan, bu durumun kendisini üzdüğünü hem doğdu topraklara vefa borcunu ödemek, hem ilçedeki göçü engellemek hem de ilçe halkını üretime teşvik etmek amacıyla ilk yatırımlarını Sungurlu’ya yaptığını açıkladı.

Başarısının sırrı hakkında da bilgi veren Baklan, “Başarının sırrı doğru ve dürüst çalışmak, her zaman için her şeyin iyisini yapıp, hiçbir zaman kandırmamak. Eğer karşındaki insanı kandırırsan bu mantık dışıdır ve ticaretin en kötü tarafıdır. Ben Türkiye’de 28 yıldır ticaret yapıyorum, çek kesiyorum en korktuğum şey bu zamana kadar kazandığım onurum ve gururumun kaybolmasıdır. Ayrıca biz biz aile şirketiyiz. Aile şirketlerinin ayakta durması için ilk önce kurumsallaşması lazım. İkinci ve üçüncü neslin büyüğüne sahip çıkması lazım. Çalışanlarını iyi eğitmesi lazım. Eğer ki çalışanları çalıştığı yere sahip çıkıyorsa bir taraftan o işyeri kalkınır bir taraftan da başarılı olur. Aile toplantılarında oğullarıma, kızlarıma, damatlarıma hep şunu söylerim. Bu işyerleri ilk önce Allah’ın, sonra sizin. Eğer ki işinize sahip çıkmazsanız, düzenli çalışmazsanız, sizin için çok zor olur kaybedip de yeniden kurmak. Her zaman için bu sizin elinizde emanet. Emanete sahip olmak çok önemlidir” ifadelerini kullandı.

İŞSİZLİK ORANLARI

Türkiye’deki işsizlik oranını değerlendirirken, genç girişimcilere de tavsiyede bulunan işadamı Halil Baklan, “Türkiye’de işsizlik yok. Tembellik ve miskinlik var. Ben işçi arıyorum bulamıyorum. Ama mübarek Ramazan ayında yardım için çok insan geliyor. Cenabı Allah bize mal servet veriyorsa devlete KDV’sini, vergisini verdiğimiz gibi insanlara da sadakamızı, filtremizi vereceğiz tabi ki bundan kaçınmıyoruz. Ama tembel insanlarımız var. Ben bir işadamı olarak üstüne basa basa söyleyeyim, 2-3 yıl sonra Türkiye yurt dışından kalifiye işçi getirecek, getirmek zorunda. Yoksa tesislerimizi yurt dışına ki ülkelere götüreceğiz. Ben bunu kendi kafamdan söylemiyorum. İşadamlarıyla sohbetlerimizde herkesin sıkıntısı bu şekilde. Lise mezunu biri iş için geldiğinde şu paketi şuradan alıp, şuraya koyacaksınız dediğimizde, yok bu iş bana göre değil diyorlar. Size soruyorum bu tembellik, miskinlik değil de nedir? Ben Almanya’da çalıştığım zaman motorların şanzımanlarını, defransiyellerini yapardık, en hafifi 18 kilogramdı. Sıcağın alnında yalnız kaldırıp, koyardık. Herkesten de çok para alırdım.

Genç girişimciler iyi düşünmeliler. İyi analiz edip, yapacakları işin fizibilitesini iyi çıkarmalılar. Falanca şunu yaptı diye bende onu yapayım düşüncesinde olmamalılar. Birde yapacakları işe pazardan girmelerini isterim. İlk önce pazarını bulsunlar, ondan sonra üretimini yapsınlar. Üretimi yapıp da pazarını yapmazlarsa çok çabuk pes ederler, olan sermayesini kaybederler. Bir trene 50 tane vagon takıyorlar öndeki lokomotif iyi olmazsa hiç biri çekmiyor. Pazar bir lokomotiftir. Şuanda Türkiye pazarında bende sorun yaşıyorum. Pazar çok zor bir şey. Pazardan başlasınlar, üretimi herkes yapıyor. İlk önce pazarı bulsun, daha sonra üretime geçsinler”

Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz

En Çok Aranan Haberler

Kapat