Akil İnsanlar Heyeti Akdeniz Bölgesi Grubu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve üyeler, Adana'da yerel ve ulusal basın temsilcileriyle bir araya geldi. Hisarcıklıoğlu, kentteki bir tesiste düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, çözüm süreciyle ilgili yaptıkları toplantılarda dinledikleri kişilerin düşüncelerini ve önerilerini rapor haline getirerek ilgili yerlere ileteceklerini söyledi. Çözüm sürecine toplumun her kesiminin destek olması gerektiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Sorunun çözümü için herkesin üzerine düşeni yapması lazım. Buraya kendi fikirlerimizi söylemeye değil, sizleri dinlemeye geldik. Düşüncelerinizi ve fikirlerinizi rahatlıkla söyleyin ki biz de bunu düzgün olarak rapor edip ilgili yerlere ulaştıralım. Bu, ülkemizin geleceği için, ülkeye huzur gelsin diye hepimiz için bir fırsattır" dedi. Hisarcıklıoğlu, toplantıya katılanlara teşekkür etti. Grup üyelerinden Hüseyin Yayman ise çözüm süreciyle ilgili herkesin farklı düşünceleri olduğunu ancak ortak paydalarının da bulunduğunu söyledi. Türkiye'de birçok yapısal sorun olduğunu dile getiren Yayman, "Bütün bu sorunların ana sorununu oluşturan Kürt sorunu ve Güneydoğu sorunu var. Bu anlamda sorunun çözümü için bizim yöntemimiz şu; Biz sizi dinlemeye geldik. Biz ne bir nasihat ekibiyiz ne izahat ekibiyiz ne de ikna sürecinin içindeyiz. Bu anlamda ortak akıl çalıştırıp sizlerin kaygılarını, endişelerini dinlemek ve onları not etmek için geldik" diye konuştu. İnsanların sürece ilişkin bazı kaygıları olduğunu belirten Yayman, "Geldiğimiz noktada bir bölünmenin değil, daha fazla kaynaşmanın ve barışı yürütmenin, Türkiye'nin esenliğini büyütmenin söz konusu olduğunu görüyoruz. Gerçekten devletimizin ve hükümetin bu sorunu çözme iradesi var. Temenni ederiz ki gerçekten çözüm gerçekleşsin ve analar ağlamasın" dedi. Öztürk Türkdoğan da insan hakları savunucuları olarak Türkiye'nin en önemli sorununun çözümü için yıllardır mücadele verdiklerini söyledi. Silahların artık susması gerektiğini belirten Türkdoğan, "Sorunlar barış masasında, TBMM'de, anayasal ve yasal düzende tartışılarak, konuşularak makul bir çözüm bulunsun ama bu çözümler bulunurken de insan hakları hukukuna uygun çözümler bulunsun. Hiç kimsenin dili yasaklanmasın, kültürü yasaklanmasın, herkes kendi ana dilinde, kültüründe yaşayabilsin. Aslında bu bir hak müadelesi ve tabii ki Türkiyenin demokrasi eksiği giderilsin" ifadesini kullandı. Taksim Gezi Parkı odaklı gelişmelere değinen Türkdoğan, "İnsanların gösteri hakkı var. Gösteri, düşüncelerin eylemli bir şekilde ifade edilmesinden ibarettir. Bu hak mutlaka ve mutlaka korunmalı ve saygı duyulmalı. İnsanlar polis şiddetine uğramamalıdır" dedi. Muhsin Kızılkaya ise bir ay önce barış meselesini konuşmaya başladıklarında Türkiye'de bir tedirginlik olduğunu söyledi. Aradan geçen sürede bu tedirginliğin dağıldığını ifade eden Kızılkaya, bu süreçte Gezi Parkı hadisesi nedeniyle bazı illerde çatışmaya varan eylemlerin olduğunu dile getirdi. Memleketi bölmek için pusuda bekleyen insanların yapması gereken ilk işin eylemlere destek vermek olduğuna dikkati çeken Kızılkaya, şunları söyledi: "Görüyorsunuz ki Kürtler evlerinde oturmuşlar ve sokağa çıkıp 'bu hükümeti devirelim, yerine nasıl olursa olsun, kaos ortamı olsun ve ülke bölünsün' arayışı içinde değiller. Bu da bize bu ülkenin sadece bir kısım insanlara ait olmadığını, kaygı varsa bu kaygıyı taşımamız, bir yere ateş düşüyorsa bir süre sonra kendi evimize de sirayet edeceğini gösteriyor. Hakikaten vatanın imdanına yetişilecekse ve kurtarılacaksa yapılacak tek şey, o vatanda yaşayan insanların karnını doyurmaktır. O vatanın üstünde yaşayan çocukları doğru dürüst bir eğitimden geçirmektir. Hastalandığında düzgün hastaneye götürmek ve bir yerden bir yere gitmek istiyorsa yolların açık olmasının sağlanmasıdır. Amaç, kaygı ve ortak hedef bu. Bu hedefe doğru da hep beraber gittiğimizi görüyorum." - İnanır: "Bu süreç bence Türkiye'de halkın özgürce konuşmasını sağladı" Kadir İnanır da medyanın gücünün önemine dikkati çekti. Çözüm sürecinde basına büyük görevler düştüğünü vurgulayan İnanır, "Adana'da, kentin akil insanlarıyla yaptığımız toplantı Adana'ya yakışır kalitede oldu. İnsanlar fikirlerini özgürce söylediler. Bizim istediğimiz de zaten buydu. Bu ülke, yıllardır konuşamadı, hep siyasiler konuştu. Bu süreç bence Türkiye'de halkın özgürce konuşmasını sağladı. Bu da bence Cumhuriyet tarihimizin sosyal gelişme olarak en güzel hareketidir. Şimdi bu ülkede tabii ki Türk ve Kürt hassisiyeti vardır ama en büyük barış hassasiyeti var. El ele verip sorunun ortadan kalkmasını isteyenler var. Bu eli asla geri çekemeyecekler. Çünkü bu ülkenin bu kadar hassasiyetle dolu duygularıyla asla oynama şansını elde edemeyecekler çünkü faturası çok ağır olur. Onun için çok umutluyum ve size çok ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. Grup Başkan Vekili Lale Mansur, sekreter Tarık Çelenk ve üye Şükrü Karatepe'nin de konuşma yaptığı toplantıda, yerel ve ulusal medya temsilcileri söz aldı. Akil İnsanlar Heyeti Akdeniz Bölgesi Grubu, toplantının ardından Adana Valisi Hüseyin Avni Coş'u ziyaret etti.
Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz