YURTHABER

Manavgat’ı bekleyen en büyük tehlike deprem

Yapılaşmanın genellikle verimli tarım arazileri ve bataklık üzerine olduğu Manavgat’ta deprem tehlikesini gözler önüne serdi

Manavgat’ı bekleyen en büyük tehlike deprem

Geçtiğimiz günlerde Akdeniz’de meydana gelen ve tedirginliğe yol açan 6.0’lık deprem, Antalya'nın Manavgat depreme ne kadar hazırlıklı sorusunu gündeme getirdi. Japon deprem uzmanı Yoshinori Morikawi’de yaptığı bir açıklamada gelecek 5-10 yıl içinde bölgede 7.2 veya 7.3’lik bir deprem olma ihtimalinin çok yüksek olduğunu kaydetti.

20 yıldır Türkiye'de yaşadığını anlatan Yoshinori Morikawi, Türkiye'nin 55 ilinin deprem riski açısından birinci sınıf tehlikeli bölgede olduğunu, buralarda 18 milyonu aşan inşaatın yüzde 67'sinin kaçak olduğunu dile getirirken çok önemli bir tehditi işaret etti.

Antalya-Fethiye, Marmara Bölgesi, İzmir- Denizli, Erzincan- Erzurum- Van bölgelerinin büyük risk taşıdığını belirten Morikawi, her an olabilir düşüncesiyle depreme hazır olmalarını vurguladı.

Deprem her an olabilir

Akdeniz'de son günlerde sık aralıklarla yaşanan depremleri hatırlatan Yoshinori Morikawi, büyük deprem için net bir tarih söylemenin mümkün olmadığını, ancak gelecek 5-10 yıl içinde 7.2 ve ya 7.3 gibi büyüklükte bir deprem yaşanabileceğini söyledi. Morikawi, "Yarın da olabilir" dedi.

En son deprem 1743’te

Antalya’da depremler konusunda en büyük tehlikenin Kemer, Kumluca, Finike, Demre, Kaş'tan oluşan batı bölgesinde olduğunu ifade eden Yoshinori Morikawi, yaşanan büyük depremlerin aralıklarına bakıldığında 284 yıl arayla olduğunun görüldüğünü, en son 1743'te büyük deprem yaşayan bölgenin 2027'ye kadar yine büyük bir deprem yaşayabileceğini anlattı. Yakın tarihte bir depremin söz konusu olabileceğini kaydeden Yoshinori Morikawi, "Tabii tam bilmek mümkün değil ama hazır olunsa iyi olur" dedi.

Binaların hataları

Depremlerin büyüklükleri ve binaların yapı içeriklerine göre karşılaştırmalı hasar oranlarını da anlatan Yoshinor Morikawi, Türkiye'deki binalarda en önemli hatalardan birinin giriş kısmındaki kolonların yeterli derecede güçlü oluşturulamaması olduğunu belirterek, bu yüzden yaşanmış birçok depremde de görüldüğü üzere, binaların alttan çökmesi ya da alt kısmı çökmüş ancak üst kısımlarında hasarsızlık gibi yüzlerce örnek olduğunu dile getirdi.

Hayat bölgesi

Morikawi, deprem anında yaşam üçgeni olarak adlandırdığı sistemle yaşama şansının arttığını belirtek şunları kaydetti: “Yatak, dolap gibi büyük eşyanın daha çok duvar kenarları yerine ortada olması gerekir. Bu eşyalar ile yıkılan duvar arasında yaşam alanları oluşur” dedi. Morikawi, su şişesi, deprem çantası ve toz maskesinin de hazır bulundurulmasının önemli olduğunu ifade etti.

Manavgat’ta ki binalar tehlikeli

Diğer taraftan Manavgat’ta kentin büyük bir bölümünün tarlalar ve bataklıklar üzerine yapılmış olması ve özellikle 10 yaşından eski binalarda zemin etüdü kavramının olmaması dolayısıyla tehlike arz ettiği ifade ediliyor. Eski binaların kontrolünün yapılmadığını belirten vatandaşlar, yeni binalarda ise denetimler konusunda şüpheleri olduğunu belirtiyor. Kentte deprem konusunda ortak projelerin çıkarılmamış olmasının büyük eksiklik olduğunu kaydeden vatandaşlar, “Daha önceleri sivil savunma müdürlükleri dolayısıyla deprem konusunda çeşitli hazırlıklar yapılıyordu. İlçelerde Sivil Savunma Müdürlükleri kaldırılınca hazırlanan planların güncellemesi de yapılmıyor. Gerçi ortada deprem konusunda herhangi bir plan olup olmadığı da bilinmiyor” diye konuşuyor.

Gönüllü ekipler oluşturulmalı

Depremle ilgili Türkiye’de çeşitli sivil toplum kuruluşu ekiplerinin bulunduğunu belirten vatandaşlar, “Manavgat’ta deprem anında sadece İtfaiye ekipleri, jandarma ve polis yardım edebilir. Jandarma ve Polis’in asli görevi zaten kurtarma değildir. 7.2, 7.3 gibi büyük ve yıkıcı bir depremde kim nereye ve nasıl yardım edecek. Bu konuda hazırlıklar yapılmalı. Gönüllüler bunlarla ilgili eğitilmeli” dediler.