Akdeniz Üniversitesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Ayhan Dinçkan, Avrupa’da 1 milyon nüfus başına 25 donör düştüğünü belirterek, “2011 yılı içinde Türkiye’de 70 milyon nüfustan bin 700 donör almamız gerekiyor. Bizde ise 340 beyin ölümü bildirilmiş. Arada bin 400 donör fark var” dedi.
3-9 Kasım tarihleri arasının Organ Bağışı ve Organ Nakli Haftası olarak belirlendiğini ifade eden Akdeniz Üniversitesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Ayhan Dinçkan, bu haftada toplumun organ bağışı noktasında duyarlılığını arttırmak amacıyla çalıştıklarını söyledi. Organ naklinin çok özel konu olduğunun altını çizen Doç. Dr. Dinçkan, “İki kişiyi ilgilendiren bir tedaviden bahsediyoruz. Birincisi hasta ola kişi, ikincisi de organ temini edilecek canlı metobolizma. Organ nakli konusunda ülkemiz çok başarılı, fakat donör noktasında sıkıntı yaşıyoruz” diye konuştu.
"NÜFUSA GÖRE YILDA 1700 DONÖR ALMAMIZ GEREKİR"
Dünyada yapılmayan bazı nakillerin Türkiye'de yapıldığını hatırlatan Doç.Dr. Dinçkan, “Cerrahi anlamda hekimlerimiz de çok iyi yetişmiş durumda. Ama iş geliyor, organ bulma noktasında tıkanıyor. Organ bulmada hep akla canlı verici geliyor ama bu işin doğası, mantığı bu değil. Bu işin normali, beyin ölümü gerçekleşmiş canlı metabolizmaya sahip insanlardan alınan organların, organ nakli bekleyen insanlara nakledilmesidir. İşte burada, gelişmiş ülkelerde kabul edilebilir rakamsal veri var. Milyon nüfus başına 25 donör. 25 beyin ölümü gerçekleşmiş donördür. Bugün Türkiye’de 70 milyon nüfustan yılda yani bin 700 beyin ölümü olmuş hastadan organ almamız gerekiyor. Bakın beyin ölümü bildirmemiz değil. Geçen yılki veride 2011 yılında 340 tane beyin ölümü bildirilmiş. Bin 700 ile 300 arasında çok fark var. Bu yılda rakamlar belki daha düşük çıkacak. Beyin ölümü oranı yükselmesine rağmen bağış düşüyor” dedi.
BAĞIŞTA ÇEVRESEL ETKİ
Doç. Dr. Dinçkan sözlerine şöyle devam etti:
“Türk halkı her konuda duyarlı ama bu konuda nedense istediğimiz başarıyı bir türlü elde edemiyoruz. Gelenekler, bilgisizlik, eğitim eksiliği gibi çok faktör var. Çevresel etmenler de önem arz ediyor. Dini açıdan bir sakınca yok. Birinci engel geleneklerimiz, çevre baskısı, ‘millet ne der’. Bunu aşmak için eğitime çok önem veriyoruz. Bu alınan organlar yine kendi vatandaşımıza kullanılıyor Bu eksik konusunda halkımızı bilinçlendirmeliyiz.”
"DONÖRDE ÇOK GERİDEYİZ"
Bugün Türkiye’de yaklaşık 70 bin böbrek nakli bekleyen hasta olduğunun altını çizen Doç.Dr. Dinçkan, “10 binlerce karaciğer bekleyen hasta var. Bu hastaları organ naklinin sağladığı hayat süresini ve kalitesini başka tedavilerle sağlayamıyoruz. Bunun için de donör lazım. Gerçekten ülke olarak istediğimiz rakamları elde etmiş değiliz. Beyin ölümü sayısını arttıracağımıza, maalesef son yıllarda azaldığını görüyoruz. Birinin hayatının kaybetmesi bir başkaları için hayatın başlangıcı olabilir" dedi.
Türkiye’de 2011 yılında 2 bin 813 böbrek, 823 karaciğer, 93 kalp, 24 pankreas nakli yapıldığını kaydeden Doç.Dr.Dinçkan, organ bağışının artması ile birlikte Türkiye’nin organ nakli noktasında lider ülke olacağını belirtti.
Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz