SPOR

"Olimpizm ve Olimpik Değerlerimiz" paneli

IOC Asbaşkanı ve TMOK Başkanı Uğur Erdener: "Olimpiyat oyunları, tüm sporcuların yarışma özlemini duydukları, özellikle madalyaya ulaşmak için büyük çaba harcadıkları dünyanın en büyük spor organizasyonu" - "Avrupa'nın 5-6 milyon nüfuslu ülkelerine baktığımızda bizden fazla sporcuyla oyunlara katıldıklarını görüyoruz" - Milli güreşçi Taha Akgül: "Hedefim ikinci kez olimpiyat şampiyonu olmak"

Gazi Üniversitesinde "Olimpizm ve Olimpik Değerlerimiz" konulu panel düzenlendi.

Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Uslan'ın açılış konuşmasının ardından başlayan panele Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) Asbaşkanı ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Başkanı Uğur Erdener, Türkiye Tekvando Federasyonu Başkanı Metin Şahin, olimpiyat şampiyonu milli güreşçi Taha Akgül, milli cimnastikçi Göksu Üçtaş Şanlı ve olimpiyat şampiyonu eski milli tekvandocu Servet Tazegül katıldı.

Uğur Erdener, Gazi Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Günay'ın moderatörlüğündeki panelde, olimpiyat oyunları hakkında katılımcılara bilgi verdi.

Olimpiyatların sporcular için ayrı bir yere sahip olduğunu vurgulayan Erdener, "Olimpiyat oyunları, tüm sporcuların yarışma özlemini duydukları, özellikle madalyaya ulaşmak için büyük çaba harcadıkları dünyanın en büyük spor organizasyonu." dedi.

Erdener, sporun birleştirici gücüne işaret ederek, "2018 Kış Olimpiyatları'nda Kore yarımadası politik kriz yaşıyordu. IOC'nin sessiz sedasız yürüttüğü yüksek diplomasi sonucu Kuzey ve Güney Kore, ilk kez ortak bir takımla bu oyunlara katıldı. Sporun dünya barışına hizmetinin en önemli göstergesi. Şimdi Kuzey ve Güney Kore'nin ortak olimpiyat adaylığı söz konusu. 2032 Yaz Olimpiyatları'nın ev sahipliğine aday olacaklarını deklare ettiler." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin olimpiyatlara daha fazla sporcuyla katılması gerektiğini dile getiren Erdener, şöyle devam etti:

"Yaz Olimpiyat Oyunları'nı baz alırsak 500-600 sporcuyla katılan ülkeler var. Türkiye, Londra'ya 114, Rio'ya ise 104 sporcuyla gitti. Bugün nüfusumuz 82 milyon. Avrupa'nın 5-6 milyon nüfuslu ülkelerine baktığımızda bizden fazla sporcuyla oyunlara katıldıklarını görüyoruz. Türkiye'nin minimum 200'ün üzerinde sporcuyla değişik branşlarda olimpiyatlara katılması lazım. Son dönemde oyunlardaki madalya sayımız 10'un altında. Madalyaların genellikle aynı branştan geldiğini görüyoruz. Buradaki genç spor yöneticileri, değişik alanlarda görevler alacak. Bu konuyu sorgulayıp, ciddi bir kamuoyu baskısı oluşturmanızı bekliyorum."

Erdener, Türkiye'nin olimpiyat ev sahipliğini alamamasıyla ilgili soruya, "Türkiye gerçek anlamda bir kez adaydı. O da 2020 Olimpiyatları, Tokyo'ya kaptırdık. Son anda aleyhimize olan en büyük gelişme, Mısır'da yönetim değişikliğinin ortaya çıkması oldu. Orta Doğu'daki gelişmeler bizim aleyhimize sonuç doğurdu." yanıtını verdi.

Türkiye Tekvando Federasyonu Başkanı Metin Şahin ise olimpiyatların sadece rekabet alanı olmadığının altını çizerek, "Olimpizm müthiş bir değer. Siyahı, beyazı, sarısı... Hiçbir şey fark etmiyor. Olimpizmin en büyük değeri bu. Olimpiyatlarda daha fazla sporcuyla yer almamız için kendimizi sorgulamalıyız. Olimpizm ruhuna sahip sporcuları ülkemize kazandırmalıyız." diye konuştu.

- Taha Akgül: "Olimpiyatların havası çok farklı"

Olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonu milli güreşçi Taha Akgül, 2012 Londra Olimpiyatları'ndan tecrübesizliğin de etkisiyle madalyasız döndüğünü belirterek, "Olimpiyatlarda madalya alabilmek çok zor. Tüm dünyanın gözü orada. Olimpiyatları herkes kaldıramaz, çünkü havası çok farklı. Güreş branşında olimpiyatlara katılmak değil, madalya almak başarıdır. 2016 Rio Olimpiyatları'na giderken, 4 Avrupa ve 2 dünya şampiyonluğum vardı. Favori olarak katıldım. Ülkem olarak tek altın madalya bana nasip oldu. Hamdolsun Allah bize kariyerimizin en büyük madalyasını nasip etti. Hedefim ikinci kez olimpiyat şampiyonu olmak." değerlendirmesinde bulundu.

Sporculuk kariyerini noktalayarak Tekvando Milli Takımı'nda antrenörlük görevine başlayan Servet Tazegül ise şöyle konuştu:

"Olimpiyatların tam ne olduğunu anlamadan 2008 Pekin Olimpiyatları'na katıldım. 18 yaşında kendimi kocaman bir organizasyonun içinde buldum. Bronz madalya kazandım. Hedefimi yükselttim, 4 sene sıkı çalışıp 2012 Londra Olimpiyatları'nda altın madalyaya uzanmak istedim. 2009'dan itibaren yenilgisiz Londra'ya gittim ve olimpiyat şampiyonu oldum. 2015'te ikinci kez dünya şampiyonluğuna ulaştım. Daha sona sakatlıklarla savaştım. Milli takımda antrenörlüğe başladım. 2016'da erkeklerde derece elde edemedik. İnşallah, 2020 Tokyo Olimpiyatları'ndan madalya ile döneceğiz."

Türkiye'yi cimnastik branşında olimpiyatlarda (2012 Londra) temsil eden ilk sporcu olan Göksu Üçtaş Şanlı ise tarihe geçtiği için gururlu olduğunu söyledi.

Olimpiyatlara katılış sürecini anlatan Göksu Üçtaş, şunları kaydetti:

"Hedefimiz federasyon olarak olimpiyat oyunlarına gidebilmekti. 2011 yılında sakatlığım vardı, cimnastiği bırakma noktasına gelmiştim. Fizik tedavi gördüm. Olimpiyat oyunları seçme yarışmasına girdik ve federasyon olarak kazandık. Cumhuriyet tarihinde bizim için ilkti. Olimpiyatlara gitmeden 30 gün önce dirseğim çıktı. Yine fizik tedavi süreci geçirdim. Tam olarak olimpiyatlarda performansımı sergileyemedim, tek alette yarıştım. Sakatlıklar nedeniyle sporu bırakmak zorunda kaldım ancak tekrar spora başladım. Üç yıldır devam ediyorum. İnşallah, 2020 Tokyo Olimpiyatları'nda dört alette yarışacağım."

Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler