Müstakil Sanayici ve İş adamları Derneği (MÜSİAD) organizasyonunda 100’ü aşkın MÜSİAD Üyesi iş adamı ve 200’ü aşkın Macar iş adamının katılımlarıyla 3. Macaristan-Türkiye İş Forumu Budapeşte’de gerçekleştirildi.Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de düzenlenen iş forumuna Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Macaristan Ulusal Ekonomi Bakanı Gyorgi Matolcsy, MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak, Macaristan Yatırım ve Ticaret Ajansı (HİTA) Başkanı Erzsebet Dobos, 300’ü aşkın Türk ve Macar İş adamı katıldı.MÜSİAD Başkanı Nail Olpak, İş Forumu öncesinde katılımcılara seslendiği konuşmasında Türkiye ve Macaristan arasındaki tarihi ve ekonomik işbirliklerine değinerek; "Yüz yıllara uzanan geçmişimiz, Türkiye ve Macaristan halkları arasında oluşan güçlü ilişkinin temelini oluşturuyor. Türkçemizde bir atasözümüz var 'Her şeyin yenisi, dostun eskisi' diye. Biz iş adamları da, iki dost ülke olarak, aramızdaki bu kadim bağı, Türkiye ve Macaristan arasında kuracağımız yeni ticari ilişkilerimizle pekiştireceğiz" dedi.Olpak sözlerine şöyle devam etti; "Son 30 yılda yaşanan 3 büyük kırılma, ülkelerin uzun yıllar geleceklerini şekillendirecek etkilere sebep oldu. Bunlardan ilki, soğuk savaş döneminin bittiğini ilan eden 1991 Kırılması. İkincisi, 2001’de Dünya Ticaret Merkezi’ne yapılan saldırıyla ortaya çıkan Güvenlik Kırılması ve son olarak 2008’de ABD merkezli başlayan ve hızlıca küresel ölçeğe yayılan, Ekonomik Kırılma.10 yıllık periyotlar halinde tecrübe ettiğimiz bu dönüm noktalarında, devletlerin gösterdikleri refleksler ve konumlanmalar, şüphesiz ki, ülkelerin geleceklerini, geriye dönülmeyecek biçimde şekillendirecektir.Bu çerçevede, Macaristan ve Türkiye’ye baktığımızda, her iki ülkenin de, birçok politikada, önce ya da sonra, benzer süreçleri takip ettiklerini görüyoruz. 1990’lı yıllardan başlayan dışa açılma ve serbestleştirme politikaları, Dünya Ticaret Örgütü üyelikleri ve AB üyelik süreçleri gibi örnekler, her 2 ülkenin benzer reflekslerini ve konumlanmasını ortaya koyuyor. Buna bir de her iki ülkede de toplumun büyük kesiminin oyunu almış güçlü iktidarları ve benzer ekonomi politikalarını eklediğiniz zaman gerçekten Türkiye ve Macaristan ticari ortaklığı için benzersiz imkânlar vardır.İki ülke arasındaki benzerliğe güncel ve belki de biraz da ilginç bir örnekle değinmek istiyorum. İki hafta önce Ekonomi Bakanı Sayın Mihaly Varga’nın, Financial Times’te yayınlanan makalesinde, Macaristan’ın dış ticaret politikası ile ilgili söylediği bir cümle çok dikkatimi çekti. Sayın Bakan o cümlesinde “Macaristan olarak yeni dış ticaret politikamızın temelinde Doğu’ya açılmak var” diyor ve ekliyordu “Fakat, Batı’ya bigane kalmadan”. Bu cümle, son yıllarda, bizim ülkemizde de çokça dile getirildi ve bazılarınca da Eksen Kayması şeklinde lanse edilip mevcut iktidarın özellikle AB karşısında elini zayıflatmak için kullanıldı. Fakat Sayın Bakan’ın o ifadesinin, enerji tüketen böyle bir tartışmaya sizin ülkenizde sebep olmaması elbette sizler adına sevindirici. Böyle bir ortamda, Macaristan’ın, özellikle AB Dönem Başkanlığı sürecinde, Türkiye’nin AB üyeliği yönünde göstermiş olduğu gayret ayrıca takdire şayandır. Bunun için, ülkem adına sizlere teşekkür ediyorum".Türkiye ve Macaristan'ın ekonomilerini değerlendiren Olpak; "Son 10 yıl içinde ülkemizde hukuki, siyasi, ekonomik pek çok alanda ilerleme kaydedildi. Bu çerçevede, Türkiye’nin son 10 yılda attığı adımlarda AB çıpasının ne kadar etkili olduğunu hep birlikte gördük. AB üye adayları arasında en çok reform yapan ülkelerden biriyiz. Bu doğrultuda 2 ay önce Türkiye-AB Vize Serbestisi Diyaloğu Mutabakat Metni imzalandı. Bu anlaşmanın yürürlüğe girmesi ile birlikte AB sürecinin daha farklı bir boyut kazanacağını düşünüyoruz. Bununla birlikte ülkelerimiz arasındaki tüm bu ortak geçmişe ve politika benzerliklerine rağmen, maalesef iki ülke arasındaki ticari ilişki son yıllarda ivmelense de hala olması gereken seviyenin çok altındadır. Oysa, her iki ülke de, AB üye ülkeleri ile karşılaştırıldığında pozitif ayrışmaktadır. Macaristan 2013 yılı 3. Çeyreğinde AB içerisinde en yüksek büyüyen 3. ülke olmuş ve işsizlik oranında ise AB ortalamasının çok altında tutmayı başarmıştır. Yine Türkiye, 3. Çeyrekte yüzde 4 büyüyerek AB üyesi ülkelerin hepsinden daha hızlı büyümüştür. 2008 küresel krizinden sonra, pek çok gelişmiş ülke kriz öncesi dış ticaret seviyesini yakalayamazken bu süreçte her iki ülke de dış ticaret hacmini artırmayı başarabilmiştir. Biliyoruz ki farklar kriz dönemlerinde ortaya çıkıyor. İstikrar dönemlerinde ne şirketlerin ne de ülkelerin rakiplerine karşı fark oluşturabilmesi hiç de kolay değil. Fakat, 2008 küresel krizinden sonra fark oluşturabilen Türkiye ve Macaristan her şeyden önce çok daha kuvvetle ticari ilişkiler geliştirebilmelidir. Her iki ülke de kalkınmaya ve büyümeye açtır" dedi.OLPAK: "MACARİSTAN DOĞU'YA AÇILMAK İSTİYORSA TÜRKİYE EN ÖNEMLİ PARTNER ÜLKE"Türkiye ve Macaristan'ın birbirleri için önemini vurgulayan Olpak, "AB üyesi ülkelerin Macaristan dış ticaretindeki payı yaklaşık yüzde 70’dir. Yaklaşık 8 yıl önce AB üyesi ülkelerin Türkiye’nin dış ticaretindeki payı yüzde 60'lar civarındaydı ve bu oran şu an yüzde 40 seviyesindedir. Açıkçası Türkiye’nin 2008 dünya ekonomik krizinin üstesinden gelmesinde en önemli faktör de alternatif pazarlara yönelmesi ve erişebilmesi olmuştur. Bu noktada güçlü konumu, istikrarlı siyasi ve ekonomik yapısı, eğitimli nüfusu ile Türkiye’nin, Sayın Varga’nın, Macaristan’ın 'Doğu’ya açılma' politikası için en önemli partner ülke olduğuna inanıyorum. Diğer yandan, lojistik olarak Avrupa’nın ortasında kara-hava ve demir yollarının kesişim noktasında bulunan Tuna nehri taşımacılığıyla potansiyel arz eden 'ticaret üssü' olarak nitelendirebilecek bir ülke olan Macaristan’ın da bizim için önemli bir ortak olduğunun farkındayız"dedi.Yurt içinde 72 noktada yurt dışında 55 ülkede 143 noktada faaliyet gösteren MÜSİAD olarak sektörel çalışmaları ve uzmanlaşmayı önemsediklerini belirten Olpak, "Ülkeler arasındaki işbirliğinin, ancak sektör spesifik çalışmalarla ivme kazanacağına inanıyoruz. Bir iş adamları derneği olarak, otomotivden enerjiye, inşaattan bilgi teknolojilerine, gıdadan lojistiğe; hizmetten basım-yayın-ambalaja, makine’den sağlığa, dayanıklı tüketimden mobilyaya, kimya-metal-madenden deri ve tekstil sektörlerine uzanan geniş bir sektörel yelpazede çalışmalarımızı sürdürüyoruz ve Macaristan'la bu alanlarda her türlü işbirliğine hazır olduğumuzu, tekrar ifade etmek isterim" ifadelerini kullandı.MACARİSTAN BAŞBAKANI ORBAN, 2023 HEDEFLERİNDEN BAHSETTİMacaristan Başbakanı Viktor Orban da yaptığı konuşmada uzun vadede işbirliğinin çok önemli olduğunu bildiklerini belirterek, "Türkiye devasa bir ekonomidir. Türkiye en büyük ve hızlı büyüyen ekonomilerden birisidir. Güvenilir ekonomisi vardır. Çok iyi siyasi liderler görüyoruz karşımızda. Türkiye Başbakanı bana, en son sonbaharda Ankara'da, "2023 yılında 100. kuruluş yıl dönümünde dünya ekonomisinin ilk 10'u arasına gireceğiz" dedi. Bir yönetici böyle konuşmalı ne istediğini bilen bir şekilde. Türkiye gerçekten 2023'te ilk 10 ekonomi arasında yer alacaktır. Eğer bu amaca doğru ortaklar arıyorsanız doğru yer olan Macaristan'dasınız. Macaristan da bu hedefi seçmiştir. AB'ye dahil olmamıza rağmen biz de sizin gibi hedef seçtik. Şimdiye kadar AB'de yaptıklarımız az değildir ama yeterli değildir" diye konuştu.CUMHURBAŞKANI GÜL: "İLİŞKİLERİMİZ BU KADAR İYİYKEN TİCARETİMİZİN BU KADAR AZ OLMASI HAKSIZLIK"Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de Macar iş adamlarını Türkiye'ye Türk iş adamlarıyla yatırım yapmaya davet ederek, "Türkiye riskleri minimum olmuş bir ülke hala karlı bir ülke. O açıdan ben sizleri yatırıma davet ediyorum. Bu kadar mükemmel dostluk ilişkilerimiz siyasi ilişkilerimiz varken en üst seviyede Cumhurbaşkanları, Başbakanlar, değerli Bakanlar seviyesinde bu kadar anlayış varken, halklar arasında bu kadar birbirine sempati varken niçin bu kadar az ticaret olsun, niçin bu kadar az yatırım olsun? Bunu sorguluyorum bunun, haksızlık olduğunu düşünüyorum. Onun için sizler birbirinizi daha çok tanıyın daha çok bir araya gelin. Bizler, hükumetler sizin önünüzü açmak için varız. Nerede takılırsanız onun içinde gelin gerek Türk gerek Macar hükumetleri önünüzü açacaktır. Gerekli her türlü kolaylıklar sağlanacaktır" dedi.ZEYBEKCİ: "GÜMRÜK BİRLİĞİ ANLAŞMASI YENİDEN MÜZAKERE EDİLMELİ"MÜSİAD’ın organizasyonunda düzenlenen iş forumu öncesi katılımcılara seslenen Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci de Avrupa Birliği ile 1955 yılında imzalanan Gümrük Birliği anlaşmasının yeniden müzakere edilmesi gerektiğini söyledi. Zeybekci, bu konuyu AB’ye tam üyelik sürecinden daha da çok önemsediklerini söyledi. Gümrük Birliği anlaşması çerçevesinde Türk ürünleri AB içinde serbest dolaşım hakkına sahip ama bugün başta Bulgaristan olmak üzere bir çok ülke tarafından engellenmektedir. Türkiye bu uygulamalardan çok büyük zararlar görmüştür. Gümrük birliği anlaşmasını bir iki değişiklikle tekrardan müzakere ederek devam ettirmek istiyoruz dedi.İş forumu öncesi yapılan konuşmaların ardından düzenlenen iş forumunda Türk ve Macar iş adamları buluşarak karşılıklı birebir görüşmelerde bulundu.
Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz