Süper Lig'in 25. hafta mücadelesinde Beşiktaş'ın sahasında Galatasaray'a 1-0 mağlup olduğu karşılaşmanın yankıları sürerken spor yazarları karşılaşmaya dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
"G.Saray, Osimhen ile bir gol buldu, ofsayt mı değil mi sabaha kadar tartışılır. Ama bu maçta tartışılmayacak bir şey var. Peki o ne? 56. dakikada Osimhen rakibine faul yapıyor, sarı kartı var, Osimhen devam ediyor ve hakem faul verdiği için tepkili bir şekilde topa vuruyor. Yorumsuz bir sarı kart. Eee Osimhen'in bir sarı kartı var, yani kırmızı. Eee...FIFA hakemi olmuş bir hakemin Osimhen'i atacak gücü yok. "Osimhen'i atarsam bir daha G.Saray maçı alamam" diye düşünmüş olabilir. Bir daha alsan ne olur, almasan ne olur? O pozisyonda Osimhen'i atamazsan hakem olamazsın. Diğer futbolculara gösteriyorsun ama Osimhen'i pas geçiyorsun. Maçın en önemli hareketi bu. Hakemi hakem yapan oyun kuralı değildir. Onu ben sana öğretirim. Ama senin yüreğin yoksa hakem olamazsın. Dün akşamki kadar olursun." (Sözcü)
"Hakem Ozan Ergün'ü hiç beğenmedim. Eğer oyuncular iyi niyetli olmasa maç çok zor biterdi. Aslında Sane'ye ilk yarıda göstermesi gereken bir kırmızı kart var. VAR hakemi çağırmadı, ikinci yarı çağırıp telafi etti. Sallai'ye mutlak vermesi gereken bir sarı kart var, veremedi. İkinci yarıda sarı kartlı Osimhen'in düdükten sonra topa vuruşunu bilerek, isteyerek cezalandırmadı. Mutlak ikinci sarı kartı es geçti ve Osimhen de sahada kaldı. İlk yarıda Barış Alper ile G.Saray'ın Barış Alper ile beklediği penaltı değil. Barış topu çekerken topun üzerine basıp düşüyor." (Sabah)
"Sahada gerçekten adil bir hakem olsaydı, bu maçın hikayesinin nasıl bambaşka yazılabileceğini anlamak hiç zor değil. Maçın daha başında Victor Osimhen, kaleci Ersin Destanoğlu'nun dizine ciddi bir darbe vuruyor. Kırmızı kart çıksa kimse itiraz etmez; ama hakem sadece sarıyla geçiştiriyor. Ardından Leroy Sane rakibinin bileğine acımasızca basıyor. Bunun karşılığı da net bir kırmızı kart olmalıydı. Ancak sahada o kartı gösterecek bir hakem yok. Eğer o anda hak edilen kart gösterilseydi, Sane sekiz dakika sonra Osimhen'e asist yapabilir miydi? Bazı maçlar vardır; onları sadece futbol üzerinden değil, hakem yönetimi üzerinden okumak gerekir. Çünkü o gün sahada kaderi belirleyen oyuncular değil, hakem kararlarıdır. Ama şu gerçek değişmiyor: Sahada adil bir hakem olsa Galatasaray daha ilk yarıda dokuz kişi kalabilirdi. Osimhen ve Sane'nin atıldığı bir senaryoda bu maçın hikâyesi tamamen başka yazılırdı." (Fotomaç)
"Galatasaray nerdeyse 2 kere gelip, 1 golle döndüğü bir maç oynadı. Sane ve Osimhen'in kırmızı kart gördüğü senaryoyu takdirlerinize bırakıyorum. Galatasaray, galibiyeti hak edecek bir oyun oynamadı. İki yıldızıyla ve tecrübesiyle 3 puanı söküp aldı. Beşiktaş'ta iki eleştiri var; golde Osimhen'i unutacak kadar adam ve alan paylaşımındaki kademe hatası. İki; rakip 40 dakika 10 kişi kalmasına rağmen atılamayan gol. Orkun başta olma üzere Beşiktaş, sonucu alacak kaliteyi ve pozisyonu üretemedi. Mücadeleye laf söylenmez ama Beşiktaş'ın hücumda alacağı daha fazla mesafe var." (Sabah)
"Hem oyun hem de hocanın taktiksel bakışı açısında. Hele Osimhen'in golünde bir savunma var evlere şenlik. Adam bomboş kafayı vurdu yanında dokunan bile yok! Dün Beşiktaş'ta Ndidi dışında çabalayan başka isim yoktu. Doğal olarak da bu sonuç geldi. Yeni Beşiktaş'ın gücünün böylesine bir rakibe karşı yetmediğini de gördük." (Takvim)
Okuyucu Yorumları 0 yorum