YURTHABER

Kapat

Güngiad Başkanı Akbal’dan, 26 Özerk Bölgeli Türkiye Önerisi

Daha önce denetimli özerklik önerisiyle gündem oluşturan ve konunun birçok platformda tartışılmasını sağlayan Güneydoğu Genç...

Daha önce denetimli özerklik önerisiyle gündem oluşturan ve konunun birçok platformda tartışılmasını sağlayan Güneydoğu Genç İş Adamları Derneği (GÜNGİAD) Başkanı Hakan Akbal, bu kez denetimli özerklikle ilgili açıklamalarda bulundu.Yaptırdığı sosyolojik çalışmalar ve çıkışlarla bölgede ve ülkede gündem oluşturan GÜNGİAD Başkanı Hakan Akbal, bir süre önce tartışmaya açtığı ‘Denetimli Özerklik’ formülünün detayları ile ilgili bilgi verdi. Konunun STK’lar ve siyasi mahfiller tarafından tartışılması gerektiğini ifade eden Akbal, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin gündemde olduğu ve barış sürecinin de sık sık gündeme taşınıldığını hatırlatarak, ‘Denetimli özerklik’ formülünün siyasi aktörler için önemli bir avantaj kartı olabileceğini ve yıllardan beri bölgemizde yaşanan sorunun çözümüne katkı sunacağını söyledi. Akbal, ülkede yerel yönetimlerin güçlendirilmesine yönelik arayışları ile “Demokratik Özerklik” taleplerinin doğru bir zeminde bir araya getirilerek uzlaştırılmasının mümkün olduğunu ifade etmiş, bu uzlaşının sağlanması için de “denetimli özerklik” ismini verdiği bir yöntem önermişti. Denetimli özerklik olarak niteledikleri yöntemin iskeletinin, esas itibariyle Türkiye’nin bünyesine uygun olduğunu ifade eden Akbal, “Ancak tarafların beklentilerini de karşılayan ve müzakerelerle gelişen kurgusal bir arama süreci oluşturmaktadır. Arama süreci, Türkiye’de daha efektif bir idari sistem geliştirilmesini ana ekseni kabul eden ve bu eksenin geliştirilmesi için eldeki bütün olanakların analiz edilip, gözden geçirildiği faaliyetleri kapsayacaktır. Efektif bir idari sistemin oluşturulması ve merkezde biriken enerjinin doğru yöntemlerle yerele aktarılması için hangi olanakların seferber edilmesi gerektiği, ülkemizin temel problemlerinden biridir. 'Denetimli Özerklik' konusunda yaptığımız açıklamada, Türkiye gibi tek merkezden yönetilmeyecek kadar büyüyen bir ekonominin, çok ciddi anlamda çözüm arayışları olduğunu, bu çözüm arayışlarının en önemli göstergesinin de 1988 yılında imzaladığımız AB Yerel Yönetimler Özerklik Şartı olduğunu ifade etmiştik. AB sürecine entegrasyonun bir aşaması olarak değerlendirdiğimiz özerklik şartının imzalanmasının ardından, ülkemizi 26 bölgeli istatistiki birimler olarak tanımlayan ‘Düzey2’ çalışması uygulamaya konulmuştur. Düzey2 çalışmaları kapsamında geliştirilen istatistiki bölge birimleri, bölgeleri gerek coğrafi yakınlıkları, gerekse de ekonomik ve sosyal göstergelere dayalı benzerlikler esas alınarak oluşturulmuştur” dedi.“ÜLKEMİZ DÜZEY2 ESASINA BAĞLI OLARAK 26 ÖZERK BÖLGEYE AYRILMALIDIR”Devlet Planlama Teşkilatı’nın merkezinde yer aldığı, Başbakanlık ve ilgili Bakanlıkların koordinasyonunda yıllara sari titiz çalışmalar neticesinde oluşturulan istatistiki bölgelerin özerklik uygulamalarının fiilen başlatılacağı 26 idari yapılanmaya dönüşmesi için, dayanağını AB Özerklik Şartı’ndan alan yasal düzenlemelerin başlatılmasını talep ettiklerini kaydeden Akbal, “Kamuoyunun özerklik konusuna yaklaşımında, bölünme kaygılarına bağlı algısal hususlar etkili olduğu için, özerk bölgeler konusunda yapılacak yeni çalışmalar kabul görmeyecektir. Bu nedenle, bizatihi devletin kendi mekanizmaları içerisinde, bu mekanizmaların gereksinimlerine bağlı olarak oluşturulmuş 26 bölgenin, özerk yönetsel birimlere dönüştürülmesi tarafımızca önerilmektedir. Keza 1989 yılında 388 sayılı kanun hükmünde kararname ile bölgesel yönetim birim olarak GAP’ın tanımlanması örneğinde olduğu gibi, 26 Düzey2 bölgesi de kararname üzerinden yönetsel birimler olarak tanımlanabilirler” diye konuştu.“KALKINMA AJANSLARI 26 BÖLGENİN ÖZERK YÖNETİM MERKEZLERİNE DÖNÜŞMELİDİR”İstatistiki birimler olarak 26 bölgenin belirlenmesinin ardından, her bir bölgede 2006 yılında başlamak üzere kalkınma ajansları kurulduğunu hatırlatan Akbal, Yasal olarak sadece ekonomi ve bölgesel kalkınma konularının değil, yönetsel konularda da yetkilere sahip olan ajansların, özellikle yönetsel yetkileri konusunda çekingen bir tavır içerisinde olduğunu söyledi. Akbal, 5449 sayılı kanunda değişiklik yapılarak, yönetsel yetkilerin geliştirilmesi ve daha açık bir şekilde ifade edilmesi gerektiğini vurgulayarak, bu yöndeki düzenlemeler ile kalkınma ajanslarının bağımsız idari otoritelere dönüşmesinin mümkün olacağını dile getirdi.“AJANSLAR VALİLERİN VESAYETİ ALTINDADIR”Ajans yönetim kurulları yürütme organına, danışma kurullarının ise yasama organına dönüşmesi gerektiğini kaydeden Akbal, “5449 sayılı yasa ajansların kuruluş nedenlerini, kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini geliştirmek, kaynakları yerinde ve daha etkin kullanmak, bölgesel gelişmeyi hızlandırmak ve bölge içi gelişmişlik farklılıklarını azaltmak olarak belirlemiştir. Ülkemizdeki yaygın uygulama, ajansları fiilen il valilerinin vesayeti altında ve icrai işlerin de genel sekreterlik tarafından yürütüldüğü, merkezin taşradaki teşkilatına dönüştürmüştür. Ajansların, kurulu bulundukları 26 bölgede, özerk yönetim merkezlerine dönüşebilmesi için bağımsız idari otoritelere dönüşmesi gereklidir. Yasada, merkezin yerele politika transferini açıkça tanımladığı, yetki devrinin düzenlendiği değişikliklerin yapılması durumunda Ajans yönetim kurulları bölgesel düzeyde yürütme organına, danışma kurulları da yasama organına dönüşmesi mümkün olacaktır. Danışma kurulları üzerinden, yerel düzeyde vatandaşın yönetime katılmasını sağlayan ve sistem arayışlarına pratik bir çözüm sunacak olan kalkınma ajanslarının fonksiyonlarını gözden geçirip, etkinleştirerek, bu kuruluşları çözüm anahtarına dönüştürmenin mümkün olduğu yönündeki kanaatlerimizi kamuoyu ile paylaşmak istedik” ifadelerini kullandı.Amacının ülkenin ve bölgenin daha iyi yönetilerek kalkınmasının sağlanması olduğunu aktaran Akbal, girilen seçim sürecinde adaylar için yeni bir perspektif olarak önerilen “Denetimli Özerklik” formülünün STK’lar ve ülkeyi yönetmeye aday olan siyasi figürler tarafından tartışılarak, kamuoyuna mal olması gerektiğini sözlerine ekledi.

Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz

En Çok Aranan Haberler

Kapat