İsimleri Klasik Müzik İle Özdeşleşen 10 Deha

Sizi dinginleştirip rahatlamanızı sağlayacak olan müzik türlerinden biri de klasik müziktir. Klasik müziğin ana damarlarını oluşturan 10 sanatçıyı sizler için derledik.

İsimleri Klasik Müzik İle Özdeşleşen 10 Deha

Antonio Vivaldi

vivaldi 4 Mart 1678 yılında Venedik'te dünyaya gelmiştir. Konçertonun babası olarak bilinir. İlk müzik eğitimini babası tarafından almıştır. 'Kızıl Rahip' lakabıyla anılır. Bunun sebebi, Papaz eğitimi alan Vivaldi'nin, 1703 yılında papazlık görevine atanmasıdır. Ama aynı zamanda bir yetimhanede keman öğretmenliği de yapıyordur. Bu yetimhanede çocukların seslendirmesi üzerine her ay iki konçerto yazmıştır. Bu sayede Vivaldi'nin besteci yanı keşfedilmiştir. 1705 yılında Op. 1 sonat setini yayımladı. Vivaldi'nin 500'den fazla konçertosu vardır. Müziğinde farklı enstrümanlara yer vermeyi çok seviyordu. Özellikle viyolonseli, solo bir şekilde onun kadar kimse kullanmamıştır. Vivaldi'nin en bilinen eseri 'Four Seasons' eseridir. Eser, Barok müzik ve klasik müziğin en ünlü örneklerinden bir tanesidir. Konçerto; La primavera (ilkbahar), L'estate (yaz), L'autunno (sonbahar), L'inverno (kış) adını aldığı mevsimlerin özelliklerini yansıtabilmeyi başarabilmiştir. Konçertolar ilk kez "II cimento dell'armonia e dell'inventione" (Uyum ve buluş arasındaki yarış) adıyla yayımlanmıştır. Bu dört konçertonun her biri diğer bölümler olarak yerini almıştır. Her biri üçer parçadan oluşmaktadır. Sizi farklı dünyalara sürükleyecek bu konçertoları dinlemenizi öneririz.

Johann Sebastian Bach

bach 21 Mart 1685 tarihinde dünyaya gelmiştir. Ailesinin hemen hemen hepsi müzisyen olarak yetişmiştir. Aile sık sık toplanır ve müzik toplantıları yapardı. Ancak annesini iki, babasını on yaşındayken kaybetmiştir. Ailenin sorumluluklarını üstlenen Bach, henüz on beş yaşındayken Mattehaus Kilisesine soprano olarak girmiştir. Bach'ın eserlerinin sınıflandırılması BWV kısaltmasıyla olur: Bach Werke Verzeichnis (Bach Eserleri Kataloğu). Bach; motetler, missalar, oratoryolar, dörtlü ses koraller, kantatlar, org, konçerto ve orkestra eserleri şeklinde olmak üzere bir sürü esere imza atmıştır. Deneyimiyle başınızı döndürecek eserlerini dinlemenizi öneririz.

Franz Joseph Haydn

joseph haydn 31 Mart 1732 yılında Rohrau kentinde doğmuştur. Senfoni türünde pek çok eser vermiştir. Mozart ve Beethoven'ı sanatıyla etkilemiştir. Bu sebeple de 'Baba Haydn' lakabıyla bilinir. Ailesi tarafından koroya katılmak üzere Viyana'ya gönderildi ve Viyana'da kalmaya devam etti. Esterhazy ailesinin yanında işe girdi ve otuz yıl kadar onlara hizmet etti. İşi onların istek ve ihtiyaçları doğrultusunda eserler ortaya çıkarmaktı. Diğer müzik çevrelerinden uzak oluşu, yaratıcılığını ortaya çıkarmıştır. Eserleri tüm Avrupa'da dinlenmeye başlandığından ünü giderek artmıştır. Pek çok yere davet edilmiş ve buralarda çalınmak üzere bir eser bestelemesi rica edilmiştir. Bunlardan en ünlüleri Paris ve Londra Senfonileri'dir. Mozart'la tanışıp arkadaş olmuş, Beethoven'a ise Esterhazy Sarayı'nda ders vermiştir. Haydn, Esterhazy ailesinden sonunda emekli olmuş ve özgürlüğüne kavuşmuştur. Ayrıca Oxford Üniversitesi'nde fahri doktor ünvanına sahip olmuştur. Haydn'in eserlerinin çoğunun hikayeleri vardır. En önemli senfonilerinden biri olan Veda Senfonisi olarak da bilinen, 45. senfoni, Haydn ve müzisyen arkadaşlarının şehirdeki ailelerinin yanlarına dönmek istediklerini anlatmaktadır. Sürpriz Senfonisi olarak bilinen 94. Senfoni ise, konserde dinleyicilerinin çoğunun uyuduğunu anladığında bestelediği söylenir. Senfoni yavaş bir müzik şeklinde ilerlerken birden davullar çok yüksek sesli telli çalgıların melodisiyle karışarak dinleyiciyi uyandırmak istiyor gibi bir hal yaratır. Sizde baba Haydn'in eserlerini henüz dinlemediyseniz, muhakkak dinlemelisiniz.

Wolfgang Amadeus Mozart

mozart 27 Ocak 1756 yılında Avusturya'nın Salzburg kentinde doğmuştur. Klasik müziğin etkili ve yaratıcı bestekarlarından bir tanesidir. Yapıtları, birçok sanatçıyı etkilemiştir. 35 yıllık ömrüne altı yüzü aşkın eseri sığdırmıştır. Şüphesiz ki müzik tarihinin dehalarından birisidir. Mozart Avrupa'da bir sürü konser turu düzenlemiştir. Patronu Prens Başpiskopos Colloredo ile Viyana'yı ziyaret ettikleri sırada, Mozart isyan eder ve başpiskoposun müzik işleriyle ilgilenmeyeceğini bildirir. Başpiskoposun desteğini kaybeden Mozart, aristokrasinin ilgisiyle, özgürce müziğini icra etmek üzere Viyana'ya yerleşir. Mozart, Türkler'in mehter ritminden etkilenerek, La Majör Piyano Sonatının üçüncü bölümünde 'Rondo alla Turca'yı (Türk Marşı) besteler. Ayrıca Türk elçisinin kızı Zaide adına opera da besteler. Mozart daha sonraları Baba Haydn ile tanışmış ve arkadaş olmuşlardır. Mozart'ın yeteneğinden çok etkilenen Haydn, Mozart'ın babası Leopold'a bir mektup yazmıştır. Mektupta şu sözler yazmaktaydı: "Tanrı ve dürüst insanlığım üzerine size derim ki, çocuğunuz yüz yüze veya ismiyle tanıdığım en büyük bestekardır. Zevk ve daha önemlisi, bestekarlığın en derin bilgisine sahip." Requiem In D Minor, K 626 Mozart'ın ölmeden önce yazmaya başladığı ancak ölümü nedeniyle hiçbir zaman tamamlayamadığı en iyi eserlerinden biri kabul edilir. İkinci önemli eseri ise Rondo alla Turca'dır. Türklerin mehter marşının ritminden etkilenen Mozart, bu eserini besteler. Bu beste hala Türkiye Cumhuriyeti'nin tüm özel davetlerinde ve ülke tanıtımında kullanılmaktadır. Diğer bir önemli eseri ise, Do-Majör Senfoni No: 41'dir. Mozart'ın bestelediği en uzun senfoni olma özelliğine sahiptir. Senfoninin diğer adı Jupiter'dir. Ancak bu takma isim Mozart tarafından değil Johann Peter Salomon tarafından verilmiştir.

Ludwig van Beethoven

beethoven 17 Aralık 1770 yılında Bonn'da dünyaya gelmiştir. Viyana Klasiği denilen türün en önemli temsilcilerindendir. Besteleriyle romantizm müziğinin önünü açmıştır. Ailesinde onun gibi müzikle ilgilenen tek kişi dedesi Ludwig van Beethoven'dir. Dedesi aynı zamanda müzik öğretmeni olarak da dersler vermektedir. Beethoven ile ilgili bilinen bir gerçek, babasının müzik eğitiminde ona çok sert davranmış olmasıdır. Ailesinin geçimine katkı sağlamak amacıyla çok küçük yaşlarda kilisede piyano çalan Beethoven, 1787 yıllarında Mozart ile tanışabilmek ve birlikte çalışabilmek umuduyla Viyana'ya gitmiştir. Mozart ile çalışabilme fırsatı bulduysa da annesinin hastalığı sebebiyle doğduğu yere, Bonn'a dönmek zorunda kalmıştır. Annesinin ölümünün üzerine tekrar Mozart'la çalışabilmek umuduyla Viyana'ya dönmüş fakat Mozart'ın da ölmüş olduğunu öğrenmiştir. Beethoven ünlü besteci Joseph Haydn ile tanışmış ve onun öğrencisi olmuştur. Haydn, Beethoven'in üstün yeteneğini fark etmiş ve ona tüm desteği sağlamıştır. Beethoven'ın; dokuz senfonisi, bir keman konçertosu, beş piyano konçertosu, otuz iki piyano sonatı, birçok da oda müziği eseri bulunmaktadır. Eserlerinin arasından en çok bilineni ve en çarpıcı olanı 9. senfonidir. Eser, Avrupa Birliği resmi marşı olarak seçilmiştir. Beethoven, aile içi sebeplerden ve işitme kaybı yaşaması nedeninden dolayı yaşamının son yıllarında büyük sorunlar çekmiştir. 9. Senfoniyi ise ölümünden 3 yıl kadar önce tamamen sağırken bestelemiştir. Dolayısıyla bu eserini hiçbir zaman duyamamıştır. 9. Senfoni'de koronun okuduğu sözler kısmı Alman şair Schiller'in 'Ode to Joy' (Neşeye Övgü) eserinden alıntılanmıştır. Aslında Beethoven bu eserine 'Özgürlüğe Övgü' adını vermek istemiştir, fakat politik nedenlerden dolayı bu ismi kullanamamıştır. Müziğe, notaların anlattığı hikayeye baktığınızda aslında eserin daha çok 'Özgürlüğe Övgü' olduğunu hissedeceksiniz.

Gioacchino Rossini

rossini 29 Şubat 1792 yılında İtalya'nın Pesaro adlı küçük bir kasabasında dünyaya gelmiştir. "Mösyö Kreşendo" lakabıyla anılır. Annesi opera şarkıcısı babası ise korno çalardı. 15 yaşına geldiğinde bir müzik okuluna yazıldı ve bestelerini yapmaya başladı. İlk operası La Cambiale di Matrimonio'yu (Evlilik Sözleşmesi) besteledi. Dördüncü ve beşinci eserleri olan ciddi opera Tancredi ve komik opera L'Italiana in Algeri (Cezayir'de İtalyan kızı) operaları ile ününe kavuştu. Başyapıtı II Barbiere di Siviglia'yı (Sevil Berberi) Roma'da sahneledi. Ayrıca Rossini, Kral X.Charles'ın bestecisi olarak çalıştı. Komik operalarıyla iyice üne kavuşan Rossini'nin en önemli eserleri; Guillaume Tell, Tancredi ve Semiramide'dir.

Franz Schubert

Franz Schubert 31 Ocak 1797 yılında Viyana'da dünyaya gelmiştir. Babası Çek asıllıydı ve bir okulun müdürüydü. Aynı zamanda amatör müzisyenlikte yapmaktaydı. Moravyalı annesi ise ev hanımlığı yapmaktaydı. Franz ilk müzik eğitimini babasından almıştır. Franz'ın olağanüstü yeteneği babasının dikkatini çekmiştir ve ona org ve şan dersleri aldırmıştır. Lichtenthal korosunun ilk erkek sopranosu olarak baya ilgi çekmiştir. 1808 yılında Kraliyet Kilisesi Korosu'na katılmıştır. Burası halk arasında 'cezaevi' olarak anılıyordu. Çünkü müzik konusunda katı ve kesin kuralları vardı. Ancak bu sıkı disiplin ortamı Franz için sorun değildi. Arkadaşları ve öğretmenlerinin dediği gibi: "Okul yaşamı biterken, birçok bestesinin yanı sıra ilk senfonisini de yazmıştır." Schubert için inanılmaz melodi zenginliğine sahip bir sanatçı diyebiliriz. Onun müziği, hümanist özelliği ile tüm insanları kucaklar. Ancak Schubert'in müziği yaşadığı dönemlerde hak ettiği ünü ve yaygınlaşmayı sağlayamamıştır. Değeri ve eserlerinin güzelliği ölümünden sonra anlaşılmıştır. En önemli eserleri, Ave Maria, Serenade, Piano Trio No2 in E flat major ve niceleri şeklindedir.

Frederic Chopin

chopin 22 Şubat 1849 yılında Polonya'da dünyaya gelmiştir. Romantik dönemin üretken, başarılı piyanist ve bestecisidir. Babası Fransız annesi ise Polonyalı'dır. Yaşamının ve ününün büyük kısmı Fransa ile bağlantılı olsa da gönlü her zaman için Rus işgali altında olan Polonya'dadır. Bu durumda onun ile ilgili milli sınırların ötesinde bir müzisyendi dememiz hiçte yanlış bir ifade olmaz. Zaten o dönemlerdeki çoğu sanatkarın durumu milli bir sanatçı olmak yerine evrensel bir sanatçı olmak üzerineydi. Çok az eserinin olması göz ardı edilirse besteciliği tamamen piyano üzerinedir. Melodileri ve müziğin ritmini büyüleyici bir şekilde harmanlayabilen Chopin, kendine has bir tat geliştirmeyi başarabilmiştir. Joseph Elsner'in öğrencisi olarak Varşova'ya gitmiş ve tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başarabilmiştir. Temmuz Devrimi sırasında Paris'e gelmiş ve piyanist olarak ünü tüm Avrupa'ya yayılmıştır. Cenazesinde kendi bestelediği Marche Funebre- Cenaze Marşı'nın değil de Mozart'ın Requiem'inin çalınmasını vasiyet etmiştir. Chopin'in kalbi Varşova'da bir müzede bulunmaktadır. Başlıca eserleri: Chopin Piyano Konçertosu No 1-2, Piyano Sonatı, Cenaze Marşı, Marche Funuebre, Chopin Vals No 6 ve daha bir sürü gerçek üstü eserleriyle siz klasik müzikseverleri mest edecektir.

Pyotr İlyiç Çaykovski

çaykovski 7 Mayıs 1840 yıllarında Rusya Votkinsk'i de dünyaya gelmiştir. Rus klasik müzik bestecisidir. Orta sınıf bir ailenin çocuğu olan Çaykovski, küçük yaşlardan itibaren müziğe büyük bir yatkınlık gösterse de devlet memuru olmak için eğitim almıştır. Ancak daha sonra asıl isteğinin müzik üzerine bir kariyer yapmak olduğunu fark etmiş ve Sankt Petersburg Konservatuvarı'na girip mezun olmuştur. Hayatı boyunca çok çalkantılı bir yaşamı olmuş ve zaman zaman depresyona girmiştir. Aslında eserlerinde melodileri bunu açık bir şekilde belli etmektedir. Müzik eleştirmenleri Çaykovski'nin müziğini bayağı bulmuşlar ve bir anlam ifade etmediğini öne sürmüşlerdir. Ancak zamanla bu eleştiriler ortadan kalkmıştır ve günümüzde de önemli bir müzisyen olduğu konusunda bir şüphe kalmamıştır. Ünlü Kuğu Gölü, Uyuyan Güzel ve Fındıkkıran bale müziklerini Çaykovski bestelemiştir. Yevgeni Onegin eseri opera müziği sayılabilir.

Fazıl Say

fazıl say 14 Ocak 1970'te Ankara'da dünyaya gelmiştir. Türk klasik müzik bestecisidir. Babası Ahmet Say, yazar ve müzikologtur. Annesi ise ezcacılık yapan Gürgün Say'dır. Dudak damak yarığı ile dünyaya gelen Say, geçirdiği ameliyat sonrası doktorunun önerisi ile melodika çalmaya başlamıştır. Dört yaşından itibaren piyano çalmaya başlayan Say, Ankara Devlet Konservatuvarı'na girerek, piyano ve kompozisyon bölümünü tamamlamıştır. 1992'de Berlin Tasarım Sanatları ve Müzik Akademisi'nde öğretmen oldu. Birçok şarkı bestelemeye başlayan Say, Nazım ve Metin Altıok ağıtı başlıklı oratoryoları en bilinenleridir. Ayrıca Albert Einstein ve Mozart'ın anısına müzik bestelemiştir.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler