Kemiklerimizi ne sıklıkla düşünüyoruz? Muhtemelen pek sık değil. Sonuçta onları göremiyoruz, hissedemiyoruz ve çoğu zaman bize herhangi bir sorun çıkarmıyorlar. Ama işin ilginç tarafı şu ki kemiklerimiz de tıpkı diğer organlarımız gibi yaşlanıyor, değişiyor ve zamanla güç kaybedebiliyor.
Osteoporozun en tehlikeli yanı da burada başlıyor. Hastalık yıllarca sessiz ilerliyor. Ağrı yapmıyor, günlük yaşamı etkilemiyor. Kişi kendini tamamen sağlıklı hissederken kemik yoğunluğu yavaş yavaş azalabiliyor. Sonra basit bir düşme, hafif bir çarpma ya da beklenmedik bir hareket sonucu kırık meydana geliyor ve sorun fark ediliyor.

Özellikle kadınlar menopoz sonrası dönemde daha yüksek risk altında. Çünkü östrojen hormonundaki azalma kemik kaybını hızlandırabiliyor. Ancak bu durum sadece kadınları ilgilendirmiyor. Erkeklerde de ilerleyen yaşla birlikte kemik yoğunluğu azalabiliyor ve osteoporoz gelişebiliyor.
Peki kemikler neden zayıflıyor? Yaşlanma önemli bir etken olsa da tek sebep değil. Hareketsiz yaşam, yetersiz kalsiyum alımı, D vitamini eksikliği, sigara kullanımı ve bazı kronik hastalıklar da süreci hızlandırabiliyor. Modern yaşamın büyük kısmını kapalı alanlarda geçirmemiz de kemik sağlığını olumsuz etkileyen faktörlerden biri.

Burada sevindirici olan şey ise alınabilecek önlemlerin bulunması. Düzenli yürüyüş yapmak, merdiven kullanmak, kasları çalıştıran egzersizlere zaman ayırmak kemikleri güçlendirmeye yardımcı oluyor. Bunun yanında süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler ve kalsiyum açısından zengin besinlerin tüketilmesi de büyük önem taşıyor.
Okuyucu Yorumları 0 yorum