
Trabzonspor’da ise Thomas Reis’in Djou tercihi ve Muçi’yi zamanında oyundan alması galibiyetin önemli detaylarıydı. Üç gol atan Salah gecenin yıldızı olurken, benim için sahanın yönetmeni Onana’ydı. Hem oyunu geriden kurdu hem de kritik kurtarışlarıyla 4-0’lık tarihi galibiyette büyük rol oynadı.
Trabzonspor’un Galatasaray’ı 4-0 gibi çarpıcı bir skorla mağlup ettiği gecede bu galibiyetin en büyük pay sahiplerinden biri Thomas Reis’ti. Göreve başlamak için teklifleri beklemek yerine kendi tazminatını ödeyerek gelen Reis, cesaretinin karşılığını sahada aldı. Futbolda bazen risk almadan başarı gelmiyor; çünkü cesurlar bir defa ölür, korkaklar her gün!
Galatasaray’da sezon beklendiği gibi başlamadı. Peki bunun nedenleri neler ve bu tabloyu değiştirmek için neler yapılmalı?

Galatasaray’ın sezona yaptığı başlangıçta dikkat çeken başlıklardan biri de kanat oyuncularının skor katkısındaki düşüş oldu. Barış Alper Yılmaz’ın 0 gol, 0 asist; Yunus Akgün’ün 1 gol, 0 asist; Leroy Sane’nin 0 gol, 0 asist ve Rafael Leao’nun 0 gol, 0 asistlik performansı, sarı-kırmızılıların hücum hattında kanatlardan beklenen üretkenliğin henüz istenilen seviyeye çıkmadığını gösteriyor.
Elbette sezonun başında bu rakamlar üzerinden kesin bir hüküm vermek doğru olmaz ancak Galatasaray gibi hücum gücü yüksek bir takımda kanatların yalnızca oyuna genişlik kazandırması değil, skor tabelasına da doğrudan etki etmesi gerekiyor. Özellikle Barış Alper, Sane ve Leao gibi birebirde fark yaratabilecek oyuncuların henüz gol veya asist katkısı verememesi, ilerleyen haftalarda çözülmesi gereken önemli bir başlık olarak öne çıkıyor.
Yunus Akgün’ün ise 1 golle takım arkadaşlarının önünde bulunmasına rağmen asist hanesinin boş olması, bu oyuncuların birlikte değerlendirildiğinde skor üretiminde daha fazla sorumluluk alması gerektiğini ortaya koyuyor. Galatasaray’ın zirve yarışındaki hedefleri düşünüldüğünde, kanat oyuncularının form grafiğinin yükselmesi yalnızca bireysel performansları değil, takımın hücum çeşitliliğini ve maç çözme kapasitesini de doğrudan etkileyebilir.

Ağustos sonuna kadar Mykonos’ta tatil yapan 34 yaşındaki Mohamed Salah, sezona öyle bir giriş yaptı ki Leroy Sane ile kıyaslandığında ortaya oldukça çarpıcı bir tablo çıktı. Tatilini uzatması, yaşı ve sezon öncesi hazırlık süreci üzerinden yapılan yorumların aksine Salah (7 gol, 2 asist) sahaya çıktığında yine farkını ortaya koydu; Salah, 6 maçta attığı 7 golle Sane’nin Galatasaray formasıyla yaklaşık 1,5 yılda ulaştığı gol sayısını şimdiden yakaladı.
Buradaki mesele elbette yalnızca iki oyuncunun istatistiklerini yan yana koymak değil. Asıl soru, Galatasaray’ın büyük beklentilerle kadrosuna kattığı yıldızlardan neden henüz beklediği verimi alamadığı. Yıldız futbolcunun geçmişteki performansı ne olursa olsun, sahada karşılığını vermediği sürece isimler tabelaya yazılmıyor.

Okan Buruk açısından ise daha büyük bir problem var: Galatasaray, iki yıldır Victor Osimhen’in olmadığı senaryoya kalıcı bir çözüm üretemedi. Osimhen varken hücumun merkezinde oluşan tehdit, savunmaların dengesini bozuyor ve takımın diğer yıldızlarına alan açıyor; ancak Nijeryalı golcü sahada olmadığında bu etkinin yerini dolduracak alternatif plan konusunda aynı süreklilik sağlanamadı.
Galatasaray’ın artık yalnızca Osimhen’in dönmesini bekleyen değil, Osimhen olmadığı zaman da hücum gücünü koruyabilen bir yapıya ihtiyacı var. Çünkü şampiyonluk yarışları tek bir oyuncunun formuna değil, kadronun tamamının sezon boyunca üretebilmesine bakıyor. Kanatlardan beklenen skor katkısının gelmediği, Osimhen’siz oyunun da aynı seviyeye çıkmadığı bir tabloda Okan Buruk’un önündeki en önemli sınav, yıldızları aynı anda parlatabilecek sistemi bulmak olacak.

RFS-Galatasaray: 2-2 (sakat) Avrupa Ligi - 2024-25 sezonu
Malmö-Galatasaray: 2-2 (sakat) Avrupa Ligi - 2024-25 sezonu
AZ Alkmaar-Galatasaray: 4-1 (sarı kart cezalısı) Avrupa Ligi - 2024-25 sezonu
Başakşehir-Galatasaray: 2-2 Türkiye Kupası - 2024-25 sezonu
Eintracht Frankfurt-Galatasaray: 5-1 (sakat) Şampiyonlar Ligi - 2025-26 sezonu
Galatasaray-Union SG: 0-1 (sakat) Şampiyonlar Ligi - 2025-26 sezonu
Konyaspor-Galatasaray: 2-0 (sakat) Süper Lig - 2025-26 sezonu
Trabzonspor 2-1 Galatasaray (sakat) Süper Lig - 2025-26 sezonu
Galatasaray-Kocaelispor: 1-1 (sakat) Süper Lig - 2025-26 sezonu
Kasımpaşa 1-0 Galatasaray (sarı kart cezalısı) Süper Lig - 2025-26 sezonu
Sporting-Galatasaray: (sakat) Şampiyonlar Ligi - 2026-27 sezonu
Trabzonspor-Galatasaray: 4-0 (sakat) Süper Lig - 2026-27 sezonu

Galatasaray’da yüksek maliyetli oyuncuların sahadaki karşılığı tartışma yaratmaya devam ediyor. Yıllık 6 milyon Euro kazanan İlkay Gündoğan bu sezon yalnızca 11 dakika süre alırken, sezon başında sözleşmesi uzatılan ve yıllık 2,5 milyon Euro kazanan Kaan Ayhan’ın forma süresi ise sadece 1 dakika oldu; sakatlıklardan kurtulamayan ve yıllık 4,8 milyon Euro kazanan Singo da 41 dakikanın ardından yeniden sakatlandı.
Özellikle Gündoğan cephesinde beklenti daha da büyüktü. Galatasaray’a ilk geldiği dönemde tesislerdeki beslenme düzenine müdahale ettiği, hatta sürme çikolatanın kaldırılmasını istediği yönündeki detaylar üzerinden “futbol dehası” yakıştırmaları yapılmış, Alman Milli Takımı’nın eski yıldızı için “futbolu bulan adam” esprileri havada uçuşmuştu. Bugün gelinen noktada ise soru şu: Böylesine yüksek maliyetli bir futbolcunun sahada bu kadar az kaldığı bir tabloda Galatasaray yönetimi sezon sonunda nasıl bir karar verecek? Kaan Ayhan örneğinde olduğu gibi Gündoğan’ın sözleşmesinin de uzatılması ihtimali masaya gelirse, bu kez taraftarın bakacağı yer geçmişteki kariyer değil, gelecekte kulübe verebileceği katkı olacaktır. Çünkü futbolda isimler ve geçmiş başarılar elbette değerlidir ancak milyon euroluk sözleşmelerin gerçek karşılığı her zaman sahada, dakikalarda ve performansta ölçülür.
Okuyucu Yorumları 0 yorum