Berlin’in batısındaki Spandau bölgesinde dolaşan genç, yerde bulduğu küçük metal parçanın dikkat çekici olduğunu fark etti.
Merakına yenik düşmeyerek öğretmeniyle birlikte sikkeyi inceletmek üzere Berlin’deki arkeoloji laboratuvarına götürdü.
Berlin Miras Kurumu’ndan arkeolog Jens Henker, olayın kariyerinde eşine az rastlanır bir durum olduğunu belirterek, "Bu genç, elindeki nesnenin önemli olabileceğini anlayıp araştırmak istemiş" dedi.
Uzmanların yaptığı incelemeler sonucunda sikkenin, günümüzde Türkiye sınırları içinde yer alan Antik Truva Kenti kökenli olduğu kesinleşti.
Sikkenin, MÖ 281-261 yılları arasına tarihlenen Helenistik döneme ait olduğu açıklandı. Üzerinde antik Yunan mitolojisinin savaşçı tanrıçası Athena tasvir ediliyor. Bir yüzünde miğferli Athena, diğer yüzünde ise mızrak ve başlıkla betimlenmiş hali yer alıyor.
Yaklaşık 7 gram ağırlığında ve 12 milimetre çapındaki sikke, şu anda Berlin’deki PETRI Müzesi’nde sergileniyor.

Uzmanlara göre bu buluntu, Berlin’de antik Yunan dönemine ait ilk keşif olma özelliği taşıyor. Almanya genelinde bu döneme ait eserler son derece nadir bulunuyor.
Araştırmacılar, Roma İmparatorluğu ile kuzey Avrupa arasındaki ticaret ağlarının iyi bilindiğini, ancak antik Yunan dünyası ile Germen kabileleri arasındaki ilişkilerin hala büyük ölçüde bilinmezliğini koruduğunu vurguladı.
Sikkenin bulunduğu alanın geçmişte bir mezarlık olarak kullanıldığı düşünülüyor. Bölgede daha önce seramik parçaları, Slav dönemine ait bıçaklar ve yanmış insan kemikleri gibi buluntular ortaya çıkarılmıştı.
Henker’e göre metal objeler genellikle eritilip yeniden kullanıldığı için bu tür buluntular nadir görülüyor. Bu nedenle sikkenin, bir mezar hediyesi olarak bırakılmış olabileceği ihtimali öne çıkıyor.

Tarihte kuzeye seyahat ettiği bilinen az sayıdaki Yunanlıdan biri olan Pytheas, MÖ 4. yüzyılda Marsilya’dan yola çıkarak Britanya Adaları’na ve hatta Arktik Okyanusu’na kadar ulaşmıştı.
Uzmanlar, bu tür yolculukların kehribar ticaretiyle bağlantılı olabileceğini, ancak kültürel ve askeri hareketlilik gibi başka etkenlerin de rol oynamış olabileceğini düşünüyor.
Bu küçük bronz sikkenin Berlin’e nasıl ulaştığı ise hala kesin olarak bilinmiyor. Bir ticaret ürünü müydü, yoksa uzak diyarlardan dönen birinin hatırası mıydı?
Arkeologlara göre, bu sorunun yanıtı belki de hiçbir zaman tam olarak öğrenilemeyecek. Ancak tek bir sikke bile, antik dünyalar arasındaki olası bağlantılara dair yeni sorular sormaya yetiyor.
Kaynak foto: Staatliche Museen zu Berlin, Museum für Vor- und Frühgeschichte- PETRI Berlin
Okuyucu Yorumları 0 yorum