Bazı insanlar kendileri hakkında oldukça olumlu konuşur, başarılarıyla övünür ve sürekli ilgi odağı olmaktan hoşlanır. Bu davranışlar her zaman sağlıklı bir özgüvenin göstergesi değildir.
Psikolog, konuşmacı ve yazar Marisa G. Franco, insanların kendilerini güçlü ve özgüvenli göstermeleriyle gerçekten güvenli bir benlik algısına sahip olmalarının birbirinden farklı olduğunu belirtiyor. Franco, yıllarca özdeğer ve güvenli bağlanma üzerine yaptığı çalışmalar doğrultusunda, gerçek özgüvene sahip kişileri anlamanın bazı davranışsal ipuçları olduğunu ifade ediyor.
Araştırmalar da yüksek egonun her zaman sağlıklı ilişkilerle birlikte ilerlemediğini gösteriyor. Bazı çalışmalar, düşmanca ve öfkeli davranışlarla düşük kaliteli ilişkiler arasında bağlantı bulunduğuna işaret ediyor.
Özgüven, kişinin bulunduğu her ortamda baskın olması veya tüm dikkatleri üzerine çekmesi anlamına gelmiyor.
Franco'ya göre sürekli ilgi odağı olmaya çalışan kişiler, zaman zaman içsel güvensizliklerini telafi etmek için çevrelerindeki insanların dikkatini kazanmaya çalışabiliyor. Sosyal ortamları gerçek bir bağ kurma fırsatından ziyade başkalarını etkileme alanı olarak görebiliyorlar.
Bir kişinin kendisini bazı insanlardan daha değerli veya önemli görmesi de güvensizliğin işaretlerinden biri olabilir.
Güvensiz kişiler, yalnızca kendileriyle aynı sosyal veya statü düzeyinde gördükleri insanlara saygı gösterirken kendilerinden daha aşağıda gördükleri kişilere kötü davranabiliyor. İnsanları sürekli bir hiyerarşi içerisinde değerlendirmek ise sağlıklı özdeğerden ziyade kırılgan bir benlik algısına işaret edebiliyor.
Franco'ya göre kişinin iyi bir işe, güzel bir görünüme, başarılı bir ilişkiye, pahalı bir arabaya veya büyük bir eve sahip olması onun kendisini güvende hissettiği anlamına gelmiyor.
Bazı araştırmalar da kariyer başarısının özsaygıyı otomatik olarak yükseltmediğini, kilo vermenin de çoğu durumda kişinin özsaygısını artırmadığını ortaya koyuyor.
Gerçek özgüvene sahip insanları anlamak için dışarıdan görünen başarılar yerine davranışlarına bakmak gerekiyor.
Kendine güvenen kişiler hem kendilerini hem de başkalarını değerli görür. Bu nedenle ilişkilerde yalnızca kendi çıkarlarını gözetmek yerine herkes için iyi olabilecek çözümler ararlar.
Örneğin yoğun olduğu için bir arkadaşının doğum gününe katılamayan kişi, arkadaşının bu durumdan kırılabileceğini kabul edebilir. Özür dilemek, duygusunu anlamak veya küçük bir jest yapmak gibi yollarla karşısındaki kişinin hislerini önemser.
Gerçek anlamda özgüvenli kişiler, yaşadıkları yoğun duygular karşısında daha dengeli davranabilir.
Öfkelendiklerinde hemen karşısındakine saldırmak, sorun yaşadıklarında tamamen geri çekilmek veya duygularının sorumluluğunu başkalarına yüklemek yerine yaşadıkları duyguyu fark edip yönetmeye çalışırlar.
Bu kişilerle iletişim kurmak da çevrelerindeki insanların kendilerini daha güvende hissetmesine yardımcı olabilir.
Güvenli kişiler sürekli olarak "Başkaları beni yeterince iyi buluyor mu?" sorusuna odaklanmak yerine "Ben kendimi nasıl ifade etmek istiyorum?" sorusunu sorarlar.
Herkes tarafından sevilmek zorunda olmadıklarının farkındadırlar. Bu nedenle başkalarının onayını kazanmak için kişiliklerini veya tercihlerini sürekli değiştirme ihtiyacı duymazlar.
Giyim tarzından hobilerine kadar kendi zevklerini ortaya koymaktan çekinmezler.
Özgüvenli bir insan hata yapmayı kişiliğinin tamamına yönelik bir tehdit olarak görmez.
Yanlış yaptığında bunu kabul edebilir, özür dileyebilir ve davranışının başkaları üzerindeki etkisini değerlendirebilir. Hatasını kabul etmek onun gözünde değerini kaybetmek anlamına gelmez.
Bu nedenle savunmaya geçmek, suçu başkasına atmak veya yaşananların etkisini küçümsemek yerine sorumluluk almayı tercih eder.
İnsanların zaman zaman kaygı, öfke, korku veya kırılganlık yaşaması özgüvensiz oldukları anlamına gelmiyor.
Gerçekten güvenli kişiler, bu duygular ortaya çıktığında kendilerini bunun için küçümsemiyor. Güçlü hissetmenin kendilerini başkalarından üstün yapmadığını, zayıf veya kırılgan hissetmenin de onları değersiz kılmadığını biliyorlar.
Bu nedenle özgüven, hiç güvensizlik yaşamamak değil; kişinin kendisini farklı duygular içerisindeyken de değerli görmeye devam edebilmesiyle ilişkilendiriliyor.
Okuyucu Yorumları 0 yorum