Bir zamanlar Büyük Britanya'yı kıta Avrupası'na bağlayan ve bugün Kuzey Denizi'nin suları altında kalan Doggerland'a ilişkin yeni araştırma, tarih öncesi döneme dair önemli ipuçları sundu. Bilim insanları, yaklaşık 16 bin yıl önce bölgenin meşe, karaağaç ve fındık ağaçlarıyla kaplı geniş ormanlara ev sahipliği yaptığını belirledi.
Warwick Üniversitesi öncülüğünde yürütülen çalışmada, Güney Doggerland'dan alınan 41 deniz tabanı tortu örneğinde bulunan antik DNA analiz edildi. Elde edilen bulgular, bölgenin sanılandan binlerce yıl önce yeniden ormanlaşmaya başladığını ortaya koydu.
Araştırmacılar, Son Buzul Maksimumu'nun yaklaşık 20 bin yıl önce sona ermesinin ardından buzulların kuzeye çekilmesiyle birlikte Doggerland'ın kısa sürede ağaçlarla kaplandığını tespit etti.
Analizlerde meşe, karaağaç ve fındık ağaçlarının yanı sıra, kuzeybatı Avrupa'da yaklaşık 400 bin yıl önce yok olduğu düşünülen kanatlı ceviz ağacının (Pterocarya) DNA'sına da rastlandı. Bu bulgu, bazı bitki türlerinin bölgede beklenenden çok daha uzun süre varlığını sürdürmüş olabileceğini gösteriyor.
Araştırmaya göre yoğun ormanlar, tarih öncesi insan toplulukları için zengin besin kaynakları sunuyordu. Aynı zamanda yabani domuzlar, geyikler, kunduzlar ve ayılar gibi birçok hayvan türü de bölgede yaşamını sürdürüyordu.
Bilim insanları, Doggerland'ın zengin ekosistemi sayesinde erken Mezolitik dönem insan topluluklarının burada uzun süre yaşayabilecek uygun koşullara sahip olduğunu düşünüyor.
Araştırmanın başyazarı Robin Allaby, "Doggerland'ın ormanlık yapısı, bölgenin Kuzey Denizi suları altında kalmadan önce erken Mezolitik toplulukları destekleyebilecek kadar zengin olduğunu gösteren en güçlü kanıtı sunuyor." ifadelerini kullandı.
Uzun yıllar boyunca Doggerland'ın yalnızca Britanya ile Avrupa arasında geçiş sağlayan bir kara köprüsü olduğu düşünülüyordu. Ancak yeni bulgular, bölgenin başlı başına önemli bir yaşam merkezi olduğunu ortaya koyuyor.
Araştırmacılara göre Doggerland, yalnızca insanlar için değil, birçok bitki ve hayvan türü için de güvenli bir sığınak görevi gördü ve Kuzey Avrupa'nın yeniden yerleşim sürecinde kritik rol oynadı.
Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de Doggerland'ın tamamen sular altında kalma tarihine ilişkin oldu.
Elde edilen veriler, Kuzey Denizi'nin bugünkü halini daha geç aldığını ve Doggerland'ın bazı bölümlerinin yaklaşık 7 bin yıl öncesine kadar su üstünde kalmayı sürdürdüğünü gösterdi. Ayrıca bölgenin yaklaşık 8 bin 150 yıl önce meydana gelen büyük Storegga tsunamisi gibi önemli taşkın olaylarından da bir süre sonra varlığını koruduğu belirlendi.
Bilim insanları, yeni bulguların Avrupa'nın tarih öncesi yerleşimleri ve iklim değişimlerinin etkilerini anlamaya yönelik araştırmalara önemli katkı sağlayacağını belirtiyor.
Okuyucu Yorumları 0 yorum