Dünya genelinde milyarlarca insan temiz suya erişim sorunu yaşarken, İtalyan tasarımcı Gabriele Diamanti tarafından geliştirilen sıra dışı bir icat yeniden gündeme geldi. "Eliodomestico" adı verilen güneş enerjili sistem, deniz suyunu hiçbir elektrik, filtre ya da yakıt kullanmadan içme suyuna dönüştürüyor.

Tamamen güneş enerjisinden yararlanan sistemde deniz veya tuzlu su, cihazın üst kısmındaki hazneye dolduruluyor. Güneş ışınları siyah renkli hazneyi ısıttıkça su buharlaşıyor. Oluşan buhar, özel bir boru aracılığıyla alt bölmeye taşınıyor ve burada soğuyarak yeniden sıvı hale geliyor.
Bu süreçte tuz, mineraller ve diğer kirleticiler ilk haznede kalırken, alt bölümde yalnızca saflaştırılmış içme suyu birikiyor. Tasarımcı Diamanti, sistemi "ters çalışan bir İtalyan kahve makinesi"ne benzetiyor.
Projeye göre Eliodomestico, güneş ışığının yoğunluğuna bağlı olarak günlük yaklaşık 5 litre içilebilir su üretebiliyor. Bu miktar büyük ailelerin tüm ihtiyacını karşılamasa da kurak bölgelerde, kıyı yerleşimlerinde ve temiz suya erişimin kısıtlı olduğu alanlarda önemli bir destek sağlayabiliyor.
Cihazın dikkat çeken yönlerinden biri de düşük maliyeti. İlk hesaplamalara göre yaklaşık 50 dolar maliyetle üretilebilen sistem, filtre değişimi, elektrik tüketimi veya düzenli bakım gerektirmiyor.

Diamanti, cihazın ana malzemesi olarak terakotayı (pişmiş toprak) seçmesinin tesadüf olmadığını belirtiyor. Isıyı yavaş ve dengeli şekilde ileten bu malzemenin dünyanın birçok ülkesinde kolayca üretilebilmesi sayesinde yerel zanaatkârların da projeye katkı sağlayabileceği ifade ediliyor.
Bu nedenle Eliodomestico, açık kaynaklı bir proje olarak tasarlandı. Tasarımcı, farklı bölgelerde yerel malzemeler kullanılarak benzer sistemlerin üretilebilmesi için teknik bilgileri erişime açtı.
Sosyal etkisi nedeniyle büyük ilgi gören Eliodomestico, 2011 Prix Émile Hermès yarışmasında finale kalırken, 2012 Core77 Design Awards kapsamında sosyal etki kategorisinde ödüle layık görüldü.
Uzmanlar, özellikle Afrika, Orta Doğu ve Asya'nın temiz su sorunu yaşayan kıyı bölgelerinde bu tür düşük maliyetli çözümlerin önemli katkı sağlayabileceğini belirtiyor.
Dünya üzerindeki suyun yaklaşık yüzde 97'si okyanuslarda bulunuyor ve yüksek tuz oranı nedeniyle doğrudan tüketilemiyor.
Okuyucu Yorumları 0 yorum