Havalar soğudu, kış kendini hissettirmeye başladı. Mevsim geçişleriyle birlikte soğuk algınlığı, grip ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarına karşı korunmak isteyen vatandaşlar, çareyi vitaminlerde arıyor.
Özellikle C vitamini, D vitamini, çinko ve multivitamin ürünlerine olan ilgi artarken, akıllardaki ortak soru ise aynı:

Ancak bu sorunun cevabı, sanıldığı kadar basit değil. Çünkü her vitamin her birey için gerekli olmadığı gibi, vücudun ihtiyacından fazla alınan vitaminler de çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir.
Vitaminlerin sağlıklı yaşamın önemli bir parçası olduğu tartışılmaz. Ancak vitamin takviyelerini birer koruyucu kalkan gibi görmek ve hastalıklardan uzak kalmak amacıyla gelişigüzel kullanmak doğru bir yaklaşım değil.
Konuya ilişkin uzman görüşleri de bu noktada birleşiyor: Takviyeler kişiye özel değerlendirilmeli, ihtiyaç belirlenmeden kullanılmamalı.
Uzman doktorlar, sosyal medyanın da etkisiyle artan vitamin ve mineral kullanımına dikkat çekerek, herkesin aynı takviyeye ihtiyaç duymadığını belirtti.
Vitamin eksikliklerinin gerekli durumlarda kan tetkikleri ve hekim değerlendirmesiyle belirlenmesi, kullanılacak ürünün dozunun ve süresinin de uzman tarafından kararlaştırılması gerekir.
Bir arkadaşımızın kullandığı vitaminin kendisine iyi geldiğini duyuyor, sosyal medyada bir uzmanın ya da influencer'ın tavsiyesine rastlıyor ve aynı ürünü kullanmaya başlıyoruz. Oysa bir kişide eksikliği bulunan vitamin, başka bir kişinin vücudunda yeterli seviyede olabilir. Dolayısıyla başkasına iyi gelen bir takviyenin bize de iyi geleceğinin garantisi yok.

Vitamin kullanımında en sık yapılan hatalardan biri, daha fazla takviyenin daha güçlü bir bağışıklık anlamına geldiğini düşünmek.
Özellikle yağda çözünen A, D, E ve K vitaminleri vücutta depolanabildiği için gereğinden fazla alımları sağlık sorunlarına neden olabilir.
Örneğin D vitamininin aşırı alınması kandaki kalsiyum seviyesini yükseltebilir; böbrek taşından böbrek hasarına kadar uzanan ciddi sonuçlar doğurabilir. NIH'nin sağlık profesyonellerine yönelik bilgilendirmelerinde de yüksek doz D vitamini kullanımının risklerine dikkat çekildi.
Üstelik risk yalnızca vitaminin fazla alınmasıyla sınırlı değil. Birden fazla takviyenin aynı anda kullanılması, aynı vitamin veya mineralin farkında olmadan tekrar alınmasına yol açabilir. Düzenli ilaç kullananlar açısından da takviyelerin ilaçlarla etkileşime girme ihtimali göz ardı edilmemeli.
Günümüzde vitamin önerilerine ulaşmak oldukça kolay. Birkaç dakikalık sosyal medya gezintisinde bağışıklığı güçlendirdiği, yorgunluğu giderdiği, hastalıklardan koruduğu iddia edilen sayısız ürünle karşılaşmak mümkün.
Ancak bu iddiaların tamamı bilimsel gerçekleri yansıtmıyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı da takviye edici gıdaların ilaç olmadığını, normal ve dengeli beslenmenin yerini tutamayacağını, hastalıkları önleme veya tedavi etme amacıyla kullanılmaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca ürünlerin tavsiye edilen günlük tüketim miktarının aşılmaması konusunda uyarıda bulundu.
Bu nedenle internetten alınan, içeriği ve güvenilirliği yeterince araştırılmamış ürünlere karşı da dikkatli olunmalı.
Bir ürünün doğal veya bitkisel olması, onun tamamen zararsız olduğu anlamına gelmiyor.

İstanbul Tabip Odası da daha önce yaptığı açıklamalarda vitamin, mineral ve gıda takviyelerinin kontrolsüz kullanımının sağlığa zarar verebileceğine dikkat çekmişti.
Özellikle eksiklik tespit edilmeden takviye alınmasının doğru olmadığı, ihtiyaç halinde ise hekim önerisiyle hareket edilmesi gerektiği vurgulanmıştı.
Kış geldi diye vitaminlere hücum etmek yerine, bilinçli hareket etmenin zamanı geldi. Çünkü sağlık, rastgele alınan takviyelerle değil, doğru tercihlerle korunur.
Okuyucu Yorumları 0 yorum