
Tarım ve hayvancılık sektörü, küresel ölçekte tatlı su tüketiminde açık ara ilk sıradda yer alıyor. Su ayak izinin yaklaşık %70’ini oluşturan bu payın en büyük dilimini tarla ve sofralarımız alıyor. Bir meyvenin hasat edilmesinden bir kilogram etin soframıza gelmesine kadarki süreçte her bir üretim için aylar boyunca tonlarca su gerekiyor. Yeşil ve mavi su harcayan bu sektörlerde gıda israfı ise su kayıplarının en yıkıcı boyutlarından biri olmayı sürdürüyor.

Sanayi sektörü, tarım ve hayvancılığının dörtte biri oranda küresel su tüketimi gerçekleştirse de çevresel etkisi çok daha fazla. Özellikle de tekstil ve ağır metal sanayilerine baktığımızda mavi suyun yanında en büyük gri su ayak izi oranlarına sahip bu sektörler doğada devasa bir kirlilik yaratıyor. Hızlı moda anlayışının hakim olduğu çağımızda tek bir pamuklu tişörtün üretiminde yaklaşık 2.500 litre veya bir kot pantolon üretiminde 8.000 litreye yakın su hacanması durumun önemini kavramak açısından iyi bir örnek teşkil ediyor.

Sektörlerden bahsederken teknolojiyi es geçemeyiz. Dijitalleşmenin ivme kazanması beraberinde beklenmedik bir su ayak izi de ortaya çıkardı. Gün boyu elimizden düşürmediğimiz telefonlardan kullandığımız uygulamalara değin arka planda yüksek bir su ayak izi oluşturan bu sektör, gelişen bulut teknolojileri, yapay zeka modelleri ve veri merkezlerinin sürekliliği için devasa miktarlarda suya ihtiyaç duyuyor.
Okuyucu Yorumları 0 yorum