Olay, Kenya'nın batısındaki uzak bir bölgede bulunan Cheporor köyünde yaşandı. BBC'ye konuşan Lomachar, her şeyin kaybolan keçisini aramasıyla başladığını anlattı. Keçisini bulmaya çalışırken dere yatağında altın arayan bir grup kadınla karşılaşan Lomachar, onlara katılmaya karar verdi. Burada bir altın parçası bulması, bölgede değerli maden bulunduğunun duyulmasına yol açtı.

Lomachar'ın yaklaşık 3 gram altını 36 bin Kenya şilinine satmayı başardığı haberi kısa sürede çevre bölgelere yayıldı. Bunun üzerine yüzlerce, ardından binlerce kişi şansını denemek için Cheporor'a gelmeye başladı. Daha bir ay öncesine kadar otlak ve çalılıklarla kaplı olan araziler, kısa sürede kazılmış çukurlar, toprak yığınları ve geçici madenci kamplarıyla doldu.
Yerel yetkililerin tahminlerine göre hareketliliğin zirve yaptığı dönemde köye gelenlerin sayısı yaklaşık 10 bine ulaştı.
Kenya'nın bu bölgesinde ve komşu Uganda'da birçok aile geçimini tarımdan elde edilen düzensiz gelirle sağlıyor. Bu nedenle bulunacak birkaç gram altın dahi aile bütçesi açısından büyük önem taşıyabiliyor. Komşu Napawoi köyünde çiftçilik ve hayvancılık yapan Patrick Lokolia da ailesine ek gelir sağlayabilmek amacıyla altın arayanlara katılanlardan biri.
Çocuklarının okul masraflarını karşılamakta zorlandığını anlatan Lokolia, altın bulmanın kendisi için önemli bir gelir fırsatı olabileceğini belirtti. Henüz 18 yaşındaki Abigael Chelengat ise Cheporor'a gelmeden önce hayatında hiç madencilik yapmamıştı. Genç kadın, hem kendi okul ücretini karşılayacak hem de küçük kardeşlerinin eğitimine destek olacak kadar altın bulabilme umuduyla bölgeye geldi.
Cheporor'da yüzlerce kişi yan yana çalışıyor. Bazıları kazma ve küreklerle kayalık zemini kazarken, çıkarılan toprak dere yatağına taşınıyor. Çoğunlukla kadınlar bulanık suyun içinde kumu ve çamuru eleyerek küçücük bir altın parçasına ulaşmaya çalışıyor. Daha deneyimli madenciler ise açılan derin çukurlara girerek toprağı kazıyor ve kayaları deliyor. Bölgedeki hareketliliğin devam etmesinde, Lomachar gibi altın bulmayı başaranların hikayelerinin önemli etkisi olduğu belirtiliyor.
Yetkililer ise Cheporor'daki hareketliliğin yalnızca keçi çobanının bulduğu altından kaynaklanıp kaynaklanmadığının kesin olmadığını belirtiyor.
West Pokot bölgesi komiser yardımcısı Samuel Kiarie'ye göre, aynı dönemde iki önemli keşif daha yapıldı. Önce bir grup genç erkeğin kayda değer olduğu düşünülen miktarda altın bulduğu, ertesi gün ise aynı bölgede kadınların başka bir önemli keşif yaptığı bildirildi.
Aslında kadınlar yıllardır aynı dere yatağında küçük miktarlarda altın çıkarıyordu. Bu faaliyetten genellikle haftada 8 ila 23 dolar arasında gelir elde edildiği belirtiliyor. Ancak ağustos ayının başında daha büyük miktarlarda altın bulunduğuna ilişkin haberler bölgeye ilgiyi bir anda artırdı.
Yetkililere göre altın haberleri çevreye yayıldıkça bulunan miktarlar hakkında abartılı söylentiler de ortaya çıkmaya başladı. Bu durum, daha önce madencilik konusunda çok az deneyimi bulunan veya hiç deneyimi olmayan kişilerin de Cheporor'a gelmesine neden oldu.
İlk günlerde yaklaşık 10 bine ulaşan altın arayıcılarının sayısının, umduğunu bulamayanların bölgeden ayrılmasıyla yaklaşık 2 bin 500'e gerilediği belirtiliyor. Bölgede altın bulunduğu konusunda şüphe olmasa da yer altındaki rezervin ne kadar büyük olduğu ve ticari madenciliğe uygun olup olmadığı henüz bilinmiyor.
Yerel yetkililer, küçük ölçekli altın tüccarlarının kendilerine her gün ortalama 100 kişinin buldukları materyalleri getirdiğini bildirdiğini aktardı. Ancak bunların tamamının gerçekten altın olup olmadığı kesinleşmiş değil. Şimdiye kadarki bireysel buluntuların değerinin birkaç yüz Kenya şilininden başladığı, bildirilen en değerli keşiflerden birinin ise yaklaşık 78 bin Kenya şilini değerinde olduğu ifade ediliyor.
West Pokot'un Uganda sınırında bulunması nedeniyle altına hücum komşu ülkeye de yayıldı. Sınırın iki tarafındaki topluluklar arasında uzun yıllara dayanan ailevi ve sosyal bağlar bulunuyor. Uganda'nın doğusundaki Busia'dan gelen geleneksel madenci Mugisha Godfrey, bir arkadaşından altın bulunduğunu duyunca Cheporor'a gitmeye karar verdi.
Yolculuk için yaklaşık 100 bin Uganda şilini harcayan Godfrey, bölgede yaşam koşullarının oldukça zor olduğunu anlattı. Altın arayanların bazılarının ağaçların altında uyuduğunu belirten Godfrey, sabah olduğunda yeniden çalışmaya başladıklarını, kimi zaman gece gündüz kazı yaptıklarını söyledi. Godfrey henüz altın bulamadı ancak eli boş dönmek istemiyor. Aradıklarını bulmadan evlerine dönemeyeceklerini ifade ediyor.
İlk hareketliliğin ardından bölgede kalan madenciler artık daha derine inmeye başladı. Kazılan alanlardan çıkarılan birkaç kamyon dolusu materyal, işlenmesi ve incelenmesi amacıyla yakındaki Ortum kasabasına gönderildi. Yetkililer sonuçları beklerken, bölgede ne kadar altın bulunduğu ve rezervin ticari açıdan işletilmeye değer olup olmadığı belirsizliğini koruyor. Her şeyi başlatan isimlerden Manasse Lomachar ise madenciliğin durdurulması yerine daha güvenli ve sistemli hale getirilmesini istiyor.
Lomachar, hükümetten bölge halkına metal dedektörü gibi ekipmanların sağlanmasını ve başka madenlerin bulunup bulunmadığının araştırılmasını talep ediyor. Böylece bölgedeki doğal kaynakların yerel halkın kalkınmasına katkı sağlayabileceğini düşünüyor. Çevredeki evlerin büyük bölümünün saz çatılı olduğuna dikkat çeken Lomachar, altın ve diğer madenlerin doğru şekilde değerlendirilmesinin yoksullukla mücadele eden topluluk için yeni bir ekonomik fırsat yaratmasını umut ediyor.
Okuyucu Yorumları 0 yorum