Goethe Üniversitesi Frankfurt'tan Profesör Florian Jehn liderliğindeki araştırmada ülkelerin nüfusu, coğrafi özellikleri ve doğal kaynakları değerlendirildi.
Araştırmacılar üç farklı felaket senaryosunu ele aldı. Güneş ışığının engellenmesi ve gıda üretiminin sekteye uğraması gibi nükleer kış senaryosu, elektrik şebekeleri ve iletişim altyapısını hedef alan siber saldırılar ve biyolojik tehditler araştırmanın temel başlıklarını oluşturdu.
Çalışmanın sonucunda ise Avustralya, kıyamet senaryolarında hayatta kalmak için dünyadaki en dayanıklı yer olarak öne çıktı.

Uzmanlara göre Avustralya'nın en büyük avantajlarından biri dünyadan coğrafi olarak izole olması. Ülkenin zengin mineral ve enerji kaynaklarına sahip olması da önemli bir avantaj sağlıyor.
Avustralya'nın kendi nüfusunun ihtiyacından daha fazla gıda üretebilmesi de olası küresel krizlerde ülkeyi diğer ülkelere kıyasla daha avantajlı hale getiriyor.
Araştırmada özellikle Tazmanya da dikkat çekti. Jehn'e göre ada, Avustralya'nın sahip olduğu avantajların büyük bölümünü taşımasının yanı sıra kriz durumunda kendisini daha fazla izole edebilme imkanına sahip.
Ancak Avustralya'nın da riskleri bulunuyor. Uzmanlar ülkenin sel ve orman yangınlarına karşı savunmasız olduğuna dikkat çekiyor.

Avustralya'nın ardından Yeni Zelanda da olası felaketlere karşı dayanıklı ülkeler arasında gösterildi.
Güney Amerika'dan Arjantin, Brezilya ve Uruguay da araştırmada avantajlı ülkeler arasında yer aldı.
Bu ülkelerin coğrafi konumları, doğal kaynakları ve gıda üretim kapasiteleri olası küresel krizlerde önemli avantajlar sağlayabiliyor.

Listenin diğer ucunda ise Rusya bulunuyor.
Uzmanlara göre Rusya'nın kuzeyde yer alması, özellikle nükleer kış senaryosunda büyük bir dezavantaj. Güneş ışığının azalmasıyla ortaya çıkabilecek aşırı soğuma ülkeyi daha fazla etkileyebilir.
Bunun yanında ülkenin nükleer saldırılar açısından önemli bir hedef olması ve yönetim, eşitsizlik ve yolsuzluk gibi faktörlerde düşük puan alması da riskleri artırıyor.

Araştırmanın dikkat çeken bir diğer sonucu ise büyük şehirlerle ilgili. Uzmanlar, olası bir küresel felaket sırasında kentlerin "ölüm tuzaklarına" dönüşebileceği uyarısında bulundu.
Çünkü şehirlerde milyonlarca insanın sürekli olarak gıda, su, yakıt ve ilaca ihtiyacı var. Küresel tedarik zincirlerinin çöktüğü bir senaryoda bu ihtiyaçları karşılamak son derece zor olabilir.
Ancak araştırmacıların son uyarısı tüm bu listeden daha dikkat çekici: Bir kıyamet senaryosunda gerçekten tamamen güvenli bir yer olmayabilir.
Okuyucu Yorumları 0 yorum