Londra'nın en sıra dışı yapılarından biri, şehrin sakin ve ağaçlarla çevrili Bayswater semtindeki Leinster Gardens'ta bulunuyor. Beş katlı, zarif mimarileriyle çevredeki diğer evlerden ayırt edilmesi neredeyse imkânsız olan 23 ve 24 numaralı yapılar, gerçekte birer ev değil.
Bu iki sahte cephe, 1860'lı yıllarda Londra'nın yer altı demiryolu ağı olan Metropolitan Line'ın inşası sırasında ortaya çıktı.
Metropolitan Line inşa edilirken hat, Kensington Gardens'ın hemen kuzeyindeki Bayswater'ın sakin sokaklarından geçirildi. Demiryolu mühendisleri, mevcut yolların altından tünel açmak yerine "aç-kapa" olarak bilinen yöntemden yararlandı. Bunun için kent boyunca derin kanallar kazıldı, demiryolu tünelleri oluşturuldu ve üzerleri yeniden kapatıldı.
Demiryolunun geçtiği güzergâhta yıkılan yapıların büyük bölümü daha sonra yeniden inşa edildi. Ancak Leinster Gardens'taki 23 ve 24 numaralı evler için farklı bir yol izlendi.
Paddington ile Bayswater istasyonlarını birbirine bağlayan hat için bu iki yapı yıkıldı. Ancak demiryolu şirketi evleri yeniden yapmak yerine, çevredeki binalarla aynı görünüme sahip sahte cepheler inşa etti.
Yaklaşık 1,5 metre kalınlığındaki bu cepheler, beş katlı gerçek evlerin ön yüzlerini taklit edecek şekilde tasarlandı.
Bunun nedeni oldukça pratikti.
O dönemde yer altı demiryolunda kullanılan lokomotifler kömür yakarak üretilen buharla çalışıyordu. Lokomotiflerde dumanın ve buharın büyük bölümünü yakalamak için yoğuşturucular bulunmasına rağmen, biriken buhar ve dumanın güvenli şekilde dışarı atılması gerekiyordu.
Bu nedenle demiryolu hattının bazı bölümleri açık havada bırakılmıştı. Leinster Gardens da bu bölümlerden biriydi.
Ancak demiryolu şirketi, bölge sakinlerinin bu açık demiryolu bölümünü ve buhar tahliye işlemlerini görmesini istemedi. Bunun üzerine 23 ve 24 numaralı evlerin yerine gerçek binaları andıran dekoratif cepheler yerleştirildi.
Cephelerin arkasındaki açık alanı gizlemek için ağaçlar dikildi ve üst katlardaki pencereler evlerde yaşıyormuş izlenimi verecek şekilde boyandı.
İlk bakışta bu yapıların gerçek birer ev olmadığını anlamak oldukça zor. Cephelerde çevredeki evlerde bulunan korkuluklu balkonlar, neoklasik mimari detaylar, İyonik ve Korint sütunları, giyotin pencereler ve süslü kornişler bulunuyor.
Dikkatli bakıldığında ise bazı küçük ayrıntılar gerçeği ortaya çıkarıyor. Ön kapılarda posta kutusu bulunmuyor. Boyanmış pencerelerde ise çevredeki gerçek evlerin aksine perde yok.
Bir diğer dikkat çekici ayrıntı da yapıların üzerinde görünür bir ev numarasının bulunmaması. 23 ve 24 numaraları, komşu binaların numaralarına bakılarak çıkarılabiliyor.
Ayrıca 23 ve 24 numaralı kapılar yan yana değil. 23 numara siyaha boyanmış ve hemen güneyindeki otelin siyah kapısıyla yan yana bulunuyor. 24 numara ise beyaz renkte ve kuzeyindeki başka bir beyaz kapıyla "çift" görünüyor.

Leinster Gardens'taki sahte cepheler, popüler kültürde de yer aldı. Yapılar, BBC'nin hit dizisi Sherlockun "His Last Vow" bölümünde kullanıldı.
Bölümde Mary Hudson'ın yüzü, 23 ve 24 numaralı sahte cephelere yansıtıldı. Bu kullanımın ardından yapılar daha da geniş bir kitle tarafından tanındı.
23 ve 24 Leinster Gardens'ın bakımını Transport for London yürütüyor.
Okuyucu Yorumları 0 yorum