Özellikle Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde üretilen kara kovan balı; Artvin, Rize, Hakkari, Bitlis, Tunceli ve Şırnak yaylalarında yoğun olarak yapılıyor. Yüksek rakımda, zengin bitki örtüsüne sahip bölgelerde kurulan kovanlar, şehir yaşamından kilometrelerce uzakta bulunuyor.

Arıcıların gece gündüz nöbet tutmasının en önemli nedenlerinden biri ayılar. Bal kokusunu kilometrelerce uzaklıktan alabildiği belirtilen ayılar, zaman zaman kovanlara saldırarak büyük zarar verebiliyor.
Bu nedenle birçok üretici yaylalarda çadırlarda kalıyor. Gece ateş yakan, ses çıkaran ya da sürekli kontrol yapan arıcılar, hem ayı saldırılarına hem de olası hırsızlık olaylarına karşı kovanlarını korumaya çalışıyor.
Uzmanlara göre kara kovan balının yüksek fiyatlı olması nedeniyle son yıllarda kovan hırsızlıklarında da artış yaşanabiliyor.

Kara kovan balını diğer ürünlerden ayıran en önemli özelliklerden biri üretim yöntemi. Geleneksel kara kovan sisteminde arılar genellikle doğadaki çiçeklerden besleniyor ve üretimde katkı maddesi kullanılmıyor.
Doğal petek yapısıyla üretilen balın:
• kestane,
• geven,
• kekik,
• yayla çiçekleri
gibi bitkilerden beslendiği belirtiliyor.
Özellikle yüksek rakımdaki kısa çiçeklenme dönemi nedeniyle hasat süresi oldukça sınırlı oluyor.

Türkiye’nin yüksek rakımlı yaylalarında üretilen ve kilogram fiyatı bazı bölgelerde 5 bin liraya kadar çıkan özel bir ürün için üreticiler haftalarca dağlarda kalıyor. Ayı saldırıları ve hırsızlık riskine karşı gece gündüz nöbet tutan arıcıların zorlu mesaisi dikkat çekiyor.

Uzmanlar, piyasada satılan her koyu renk balın kara kovan balı olmadığını vurguluyor. Gerçek kara kovan balının:
yoğun aromalı,
doğal petekli,
katkısız
ve kristalleşmeye yatkın
olduğu ifade ediliyor.
Ayrıca üreticiler, tüketicilerin güvenilir ve sertifikalı ürünleri tercih etmesi gerektiği konusunda uyarıyor
Okuyucu Yorumları 0 yorum