Doğanın binlerce yıl boyunca damla damla işlediği sarkıt ve dikitlerle adeta dantel gibi süslenen mağara, hem jeolojik hem de arkeolojik açıdan büyük bir hazine niteliği taşıyor.

Karain Mağarası'nda yapılan kazılarda, Alt Paleolitik Çağ'dan başlayarak farklı dönemlere ait insan yaşamının izlerine ulaşıldı. Taş aletler, kemik buluntuları ve günlük yaşama dair kalıntılar, mağaranın binlerce yıl boyunca insanlar tarafından barınma amacıyla kullanıldığını ortaya koydu. Bu yönüyle Karain, Türkiye'nin en uzun süre kesintisiz iskan görmüş mağaralarından biri kabul ediliyor.
Karain Mağarası'nı özel kılan unsurlardan biri de geçmişte bölgede yaşayan hayvanlara ait fosiller. Kazılarda fil, su aygırı, gergedan, mağara ayısı, mağara aslanı ve çeşitli geyik türlerine ait kemik kalıntıları gün yüzüne çıkarıldı.
Bu buluntular, Antalya çevresinin binlerce yıl önce günümüzden çok farklı bir iklim ve ekosisteme sahip olduğunu gösterdi.

Mağaranın tavanını süsleyen sarkıtlar ve zeminden yükselen dikitler, kireçli su damlalarının binlerce yıl boyunca birikmesiyle oluştu. Ziyaretçiler, doğal oluşumların meydana getirdiği etkileyici görüntüler arasında adeta zamanda yolculuğa çıkıyor.
Hem tarih meraklılarının hem de doğa severlerin uğrak noktalarından biri olan Karain Mağarası, Antalya'yı ziyaret edenlerin keşif rotasında önemli bir yer tutuyor. Arkeolojik değeri kadar doğal güzelliğiyle de öne çıkan mağara, ziyaretçilerine milyonlarca yıllık jeolojik oluşumlar ile insanlık tarihinin ilk sayfalarını aynı anda görme fırsatı sunuyor.

Okuyucu Yorumları 0 yorum