Pinna nobilis adlı dev midyenin sakala benzeyen altın renkli liflerinden üretilen “deniz ipeği” ya da “altın kumaş”, Antik Yunan’da soyluların ve kraliyet sınıfının statüsünü gösteren en değerli tekstillerden biriydi. Bu lifler büyük emekle toplanıyor, özel işlemlerden geçirilerek ışıl ışıl parlayan ince ipliklere dönüştürülüyordu ve ortaya çıkan kumaş rengi solmayan yapısıyla “güneş gibi parlayan” bir ihtişam sunuyordu.

Ancak Pinna nobilis’in neslinin tükenme tehlikesi, bu eşsiz üretimi zamanla neredeyse imkânsız hale getirdi. Günümüzde bilim insanları, Güney Kore’de yetiştirilen Atrina pectinata gibi farklı midye türlerini kullanarak deniz ipeğini yeniden üretmeyi başardı.

Kumaşın altın parlaklığının aslında pigmentten değil, lifin mikro yapısının ışığı yansıtma biçiminden kaynaklandığı da ortaya kondu. Bu yüzden rengi asla solmuyor.

Üretimi ise son derece zahmetli. Birkaç gram ipek için yüzlerce dalış gerekiyor ve tek bir elbise inanılmaz yüksek emek ve maliyet gerektiriyor. Tarihte bir deniz ipeği kıyafetin 1000’den fazla altın değerinde olduğu bile kaydedilmiş. Bugün ise bu kumaştan dünyada çok az sayıda örnek bulunuyor ve son satışların yüzyıllar önce yapıldığı biliniyor.

Okuyucu Yorumları 0 yorum