Brezilya'daki Santa Catarina Federal Üniversitesi araştırmacıları tarafından gerçekleştirilen çalışmada, bölgeden yakalanan toplam 53 çizgili orkinos laboratuvar ortamında incelendi.
Mikroskop ve taramalı elektron mikroskobu kullanılarak yapılan incelemelerde balıklarda toplam 1600'den fazla parazit sayıldı.

Ocean and Coastal Research dergisinde yayımlanan araştırmanın sonuçlarına göre, incelenen 53 balığın 51'inde parazit tespit edildi. Bu da araştırmadaki örneklerin yaklaşık yüzde 96'sına karşılık geliyor. Parazitlerin en yoğun bulunduğu bölüm bağırsaklar oldu. Bu bölgede toplam 596 parazit örneği belirlendi.
Kas dokusunda 441, midede ise 408 parazit tespit edildi. İncelenen balıkların kalp ve böbrekleri, tüm örneklerde parazite rastlanmayan organlar oldu.
Araştırmada özellikle kas dokusunda parazit görülmesi dikkat çekti. Çünkü kas dokusu balığın insanlar tarafından tüketilen bölümünü oluşturuyor.
Bununla birlikte çalışmanın yalnızca 53 balık üzerinde ve belirli bir coğrafi bölgeden alınan örneklerle gerçekleştirildiğini unutmamak gerekiyor. Dolayısıyla yüzde 96'lık oran, piyasadaki bütün ton balıklarının yüzde 96'sında parazit bulunduğu anlamına gelmiyor.

Araştırmacılar incelemeler sırasında Anisakis ve Trypanorhyncha gruplarına ait parazitleri tanımladı. Bazı Anisakis türleri canlı halde tüketilmeleri durumunda insanlarda anisakiyaz adı verilen enfeksiyona neden olabiliyor.
Parazit larvalarının bağırsak duvarına tutunması; karın ağrısı, mide bulantısı, kusma ve ishal gibi şikayetlere yol açabiliyor. Bazı kişilerde alerjik reaksiyonların ortaya çıkabileceği de belirtiliyor. Trypanorhyncha larvalarının insanlarda enfeksiyona neden olması ise oldukça nadir görülüyor.

Araştırmanın ortaya koyduğu oran yüksek görünse de bulgular, konserve ton balığı tüketmenin aynı oranda sağlık riski taşıdığı anlamına gelmiyor.
ScienceAlert'ın aktardığı bilgilere göre konserve üretimi sırasında uygulanan yüksek sıcaklık, parazitleri öldürerek büyük ölçüde zararsız hale getiriyor. Balığın yeterli sıcaklıkta pişirilmesi de canlı ve bulaşıcı parazitlere karşı etkili bir yöntem olarak değerlendiriliyor.
Risk daha çok uygun şekilde dondurulmamış çiğ veya yeterince pişirilmemiş balıkların tüketilmesi durumunda gündeme geliyor. Bu nedenle özellikle suşi ve sashimi gibi çiğ balık içeren yiyeceklerin hazırlanmasında gıda güvenliği kurallarına uyulması önem taşıyor.
Araştırmacıların dikkat çektiği bir diğer nokta ise balığın yakalandıktan sonra ne kadar hızlı temizlendiği. Balığın ölümünden sonra bazı larvaların iç organlardan kas dokusuna doğru hareket edebilmesi nedeniyle iç organların mümkün olduğunca kısa sürede çıkarılması öneriliyor. Temizleme işleminin gecikmesi, parazitlerin tüketilen kas dokusuna geçme ihtimalini artırabiliyor.
Çalışmanın sonuçları; balık ürünlerinde düzenli sağlık kontrollerinin, soğuk zincirin korunmasının ve doğru işleme yöntemlerinin önemini ortaya koyuyor.
Araştırmacılar ayrıca farklı avlanma bölgelerindeki parazit oranlarının anlaşılabilmesi için daha geniş örneklem gruplarıyla yeni çalışmalar yapılması gerektiğini belirtiyor.
Okuyucu Yorumları 0 yorum