Araştırmaya göre Türkiye, dünyanın 5. büyük çay üreticisi ve 3. büyük tüketicisi konumunda bulunuyor.
Ancak dünya genelinde yıllık 100-150 bin tonluk kuru çay fazlası bulunması, özellikle Türkiye gibi büyük pazarları yabancı üreticiler için cazip hale getiriyor.
Dünya piyasasında çayın ihracat fiyatı kilogram başına 2-4 dolar arasında değişirken, Türkiye’de kuru çay üretim maliyetinin 5,5-6 dolar seviyesinde olması sektörün rekabet gücünü zayıflatıyor. Türkiye’nin üretimde üst sıralarda yer almasına rağmen ihracatta 42’nci sırada bulunması da bu tabloyu doğruluyor.

Bölgede kaçak çay şeklinde bilinen Seylan çayı kullanımının yaygın olduğu araştırmalar sonucu ortaya çıktı. Özellikle Gaziantep, Diyarbakır ve Adana’da yabancı menşeli dökme-kaçak çay kullanımının yaygın olduğu tespit edildi.
Sektör temsilcileri, kaçak çayın hem yerli üreticiyi hem de sanayiciyi ekonomik açıdan zor durumda bıraktığını belirtildi. Artan stokların, özel sektör üzerinde mali baskı oluşturduğu ifade edildi.
Araştırma sonuçlarına göre çay hala Türkiye’de en çok tüketilen içecek olmayı sürdürüyor. Katılımcıların neredeyse yarısı günde 5 bardaktan fazla çay tükettiğini belirtirken, her 10 kişiden 9’unun günlük çay içtiği ortaya çıktı.
Bununla birlikte yaş düştükçe çay tüketiminin azaldığı, gençlerin kahve ve bitki çaylarına yöneldiği görüldü. Eğitim seviyesi yükseldikçe de çay tüketiminde düşüş yaşandığı belirlendi.
Kadınların erkeklere kıyasla daha fazla kahve ürünleri ve bitki/meyve çayı tükettiği, gençlerde ise hazır kahve tüketiminin hızla arttığı kaydedildi.

Araştırmada tüketicilerin çay satın alırken en fazla marka deneyimine ve ürün kalitesine dikkat ettiği görüldü. Reklamların tüketici tercihleri üzerindeki etkisinin ise sınırlı kaldığı belirtildi.
Araştırma sonuçlarına göre uzmanlar, genç nesillerin çaya ilgisini artırmak için yeni ürün çeşitliliği ve modern tüketim alanları oluşturulması gerektiğine dikkat çekti.
Özellikle kahve zincirlerine benzer 'çay evleri' konseptinin yaygınlaştırılması, farklı damak tatlarına hitap eden ürünlerin geliştirilmesi ve çayın daha modern bir kimlikle sunulmasının sektör açısından kritik olduğu belirtildi.

Raporda ayrıca kaçak çayla mücadele edilmesi, yerli çayın hijyen ve sağlık avantajlarının daha etkili anlatılması, çay sektörüne yönelik Ar-Ge desteklerinin artırılması ve KDV oranının düşürülmesi önerileri de yer aldı.
Okuyucu Yorumları 0 yorum