25 yıldır estetik ve kozmetik uygulamalar üzerine yazılar yazan 62 yaşındaki bir gazeteci, 2021 yılında yaptırdığı MRI taramasıyla adeta estetik sektörünü ikiye böldü. Amacı yalnızca yıllar önce yaptırdığı yüz dolgularının durumunu görmekti. Ancak ortaya çıkan sonuçlar, dünya genelinde büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Gazeteci, yaşlanmaya bağlı hacim kaybını dengelemek amacıyla yıllar içinde dudak, yanak, şakak ve çene hattına hyaluronik asit bazlı dolgu yaptırdığını belirtti. Üretici firmalar ve uygulayıcılar tarafından bu dolguların 6 ila 18 ay içinde vücut tarafından parçalandığı iddia ediyordu.

Ancak MRI sonuçları beklentilerin çok ötesindeydi. Uzman radyolog Dr. Simon Morley’e göre, neredeyse dört yıldır hiçbir dolgu yaptırmamış olmasına rağmen gazetecinin yüzünde yaklaşık 35 ml dolgu maddesi hâlâ görünür durumdaydı.
Bu miktar, teoride yüzün “aşırı dolgu yapılmış” gibi görünmesine yol açması gerekirken, dışarıdan bakıldığında böyle bir görüntü yoktu. Uzmanlara göre bunun nedeni, hyaluronik asidin su tutma özelliğiydi.
Buna bağlı olarak dolgu maddesi, vücut içinde zamanla şişerek MRI’da olduğundan daha hacimli görünebiliyor.

İlk taramadan sonra geçen iki yıl içinde gazeteciye yaklaşık 16 ml daha dolgu yapıldı. 2023’te tekrar MRI’a giren gazeteci, bu kez daha da çarpıcı bir sonuçla karşılaştı. Tarama sonucunda yüzünde en az 60 ml dolgu benzeri hacim tespit edildi.
Dr. Morley, “MRI suyu görüntüler. Hyaluronik asit suyu çeker. Bu nedenle taramalarda dolgu, enjekte edilenden iki hatta üç kat fazla görünebilir” açıklamasını yaptı.

Son yıllarda sosyal medyada sıkça dile getirilen “dolgu göçü” iddialarına da uzmanlardan net yanıt geldi. Estetik doktorlarına göre dolgunun yüz içinde büyük mesafeler kat etmesi bilimsel olarak mümkün değil.
“Dolgu milimetreler düzeyinde yer değiştirebilir, santimetrelerce değil” diyen uzmanlar, doğru teknikle ve ölçülü yapılan uygulamalarda bu riskin oldukça düşük olduğunu vurguluyor.

Okuyucu Yorumları 0 yorum