4 yılda yapımı biten 400 yıl şifa dağıtmış bir merkez : Sultan 2. Murad Külliyesi

Yapımı 4 yıl kadar az bir zamanda tamamlanan Edirne’deki külliye 400 yıl boyunca birçok hastalığa şifa olmaya çalışmış hastane olarak görev görmüş. Gezgininayakizleri – Cüneyt Durhan bu yapıyı sizler için gidip keşfetmiş ve bu yazısında bir araya getirmiş. Keyifli okumalar!

4 yılda yapımı biten 400 yıl şifa dağıtmış bir merkez : Sultan 2. Murad Külliyesi

1

Edirne her bir tarafa tarihi eserlerle dolu Osmanlı’ya başkentlik yapmış tarihi şehrimiz. Bu şehre geldiğinizde gezeceğiniz bir çok eser bulunmakta. Yolcu360’ın Edirne rent a car seçenekleri ile özgürce seyahat gezebilirsiniz.

Sultan 2. Murad Külliyesi Tarihi Edirne şehrinin Osmanlı dönemi en büyük eserlerinden birisi. Sultan 2. Murad’ın Akkirman seferine giderken temellerini attırdığı ve 4 yıl gibi bir sürede yapımı tamamlanarak hizmete açıldığını öğrenince etkilenmemek mümkün değil. Külliye, tıp medresesi, cami, hastane, imaret, köprü, hamam ve misafirhaneden oluşmaktadır. Tarihi yapının içinde beni öncelikle etkileyen ise Darüşşifa bölümü oldu. Yüzyıllar boyunca tıp öğrencilerinin yetiştirildiği, fakir ahalinin doyurulduğu ve hastalara şifa dağıtılan bir yer olmuş.

2

Şifahaneyi dolaşırken ruh hastalıkları ve tedavi ediliş şeklinin anlatımı ise gerçekten etkileyiciydi. Hastalar şifahaneye geldiğinde tıp bilgisi, ilaçlar, musiki, su sesi ve güzel kokular ile tedavi edilmiş. Zamanında bütün Avrupa’yı etkisi altına alan sarı çiçek hastalığın aşısı ise o zaman ki şartlarda Avrupa’ya gitmesi ve kullanılıp faydalı olmuş olması beni gerçekten etkiledi. Külliyeye giriş 5 TL, öğrencilere ise ücretsiz faydalanabilirler. Edirne’nin bence Eski Camiden sonra en iyi korunabilmiş ve beni etkileyen tarihi eseri diyebilirim.

3

Külliye içerisinde yer alan Darüşşifa (hastane), 1488 yılından itibaren yaklaşık 400 yıl boyunca her türlü hastaya hizmet etmeye çalışmış bir merkez. Daha sonrasında ise Darüşşifa’da ruh ve akıl sağlığı kötü olan hastalara hizmet vermiş. Müze Darüşşifa, şifahane ve iki havlu dan oluşmaktadır. Birinci avluda cerrah ve nöbetçi odaları kiler, mutfaklar, akıl hastaları tecrit odaları ve personel odalarından oluşmaktadır. İkinci avluda ise ilaç odaları ve üst düzey hekimlerin kullandığı odalardan oluşmaktadır. Şifahane bölümü ise hastanenin yataklı odalarını oluşturmaktadır. Burada haftada üç gün musiki dinletisi yapılarak hastalara şifa olarak sunulmaktaymış.

4

Binanın ortasındaki kubbeden saçan ışık ise tüm odalara yayılması gerçekten zamanın bilgeliği. Bu hastanenin örneği ise 1884 yılında Greneviç’de yaptırılan Müller hastanesi ve 1888 yılında Amerika’da ki Phidelphia hastanelerinin aynı modeli kullanılmış olması gerçekten hayranlık verici. Osmanlı'nın önemli şehirlerinden olan Edirne, dönem itibari ile bir çok tarihi eseri o günlerden günümüze kadar yaşatabilmeyi başarmış. Bize düşense bu eserlerimize sahip çıkmak ile beraber yüzyıllardır korunan eserleri tanıtmayı becerebilmek. Edirne’ye yolunuz düşerse ziyaret etmenizi mutlaka isterim, insanın mutlu olabileceği ecdadımızın eserlerinden birisidir.

Keşfetmeniz dileğiyle...

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler