Mynet Trend

“Ada Sahilleri” türküsünün yürekleri ısıtacak sımsıcak hikayesini biliyor musunuz?

Türk Sanat Musikisi’nin hicaz makamındaki eseri “Ada Sahilleri” günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Şarkının derinden etkileyen melodisinin yanında hikayesi de yürekleri sızlatıyor. Sizler için hala popülerliğini koruyan türkünün hikayesini araştırdık.

“Ada Sahilleri” türküsünün yürekleri ısıtacak sımsıcak hikayesini biliyor musunuz?

Birçok kaynakta anonim veya İstanbul türküsü olarak geçen eser Suat Bey ve Şadiye Hanım’ın hikayesini anlatır. Şadiye Hanım zengin bir konağın kızıdır. Suat Bey ise fakir bir genç oğlandır. Hikayenin başının size Yeşilçam klasiklerini anımsattığının farkındayız. Aslında devamında oldukça naif ve saf bir aşk hikayesinde söz edeceğiz.

Şadiye Hanım ve Suat Bey birbirlerine aşık olurlar. Ancak Şadiye Hanım’ın babası evlenmelerine izin vermez. Kış ayları geldiğinde ise Şadiye Hanım ve ailesi Ada’dan ayrılarak kışlık evlerine geçerler. Suat Bey ise yaşadığı adada kalmaya devam eder. Gidişinin hemen sonra ise Suat Bey, Ada’nın sahilinde Şadiye Hanım’ın geleceği günü bekler.

Bu arada genç aşıklar mektuplar aracılığıyla haberleşmeye devam eder. Fırtınalı bir akşam Suat Bey bu aşkın ızdırabına dayanamaz ve kendini denizin azgın sularına bırakır. Ertesi sabah, dün fırtına nedeni ile gelemeyen tekneden Suat'a bir mektup gelmiştir. Bu Şadiye’nin mektubudur. Mektupta Şadiye "Suat, babamı nihayet izdivacımıza ikna ettim, gelip beni ailemden isteyebilirsiniz" yazıyordur.

"Ada Sahillerinde Bekliyorum" türküsünün kulaktan kulağa gelerek bugüne ulaşan ikinci hikayesi ise; İstanbul’a ve denize aşık sevgililerden kadın bir şekilde bir gün denizde kaybolur. Hikayenin erkek kahramanı ise kendisini sahillere vurur. Şile’den Prens Adaları’na kadar bütün sahillerde biçare dolanır ve sevdiceğini bekler. Bir ümit bir gün denizden çıkar gelir diye, fakat sevdiği gelmez. Kahrına dayanamayacak hale gelince bu sözleri yazar, bu sözler de kah dostlar kah da balıkçılar sayesinde o günleri atlatır ve bugünlere gelir. O meçhul insanın kaybı ne kadar derinse, Türk sanat müziğinin kazancı da o kadar büyük olur.


YORUMLARI GÖR ( 0 )
Geri Dön

En Çok Aranan Haberler