
İklimle ilgili neredeyse bütün konularda sıklıkla duyduğumuz sera gazı emisyonlar CCPI raporunda da önemli bir yere sahip. Endeksin %40'ını oluşturan bu kategoride ülkelerin var olan emisyon seviyelerinin yanında 2030 hedeflerine yönelik gelişmelerini de ele alır. Bu noktada aslında şunu görüyoruz ki emisyonları azaltma yönünde somut adımlar atamayan ve sonuçlar alamayan ülkeler genel puanlamada da geri sıralarda yer alıyor. Öyle ki Suudi Arabistan, Rusya veya ABD gibi ülkelerin genel endekste alt sıralarda yer almasının temel sebeplerinden biri de budur.
Sera gazı emisyonları dışındaki diğer iki kategoriyle aynı ağırlıkta olan yenilenebilir enerji, endeksin %20'lik payını alıyor. ülkelerin fosil yakıtları terk edip temiz enerjiye ne kadar hızlı entegre olduğunu gösterir. Ülkelerin temiz enerjiye ne ölçüde yatırım yaptığını gösteren bu başlık, enerji alanında yenilebilir enerjinin yerini ve yıllar içinde nasıl bir büyüme gösterdiğini hesaplar. İskandinav ülkelerinin rüzgar ve güneş enerji sistemlerinde gösterdiği büyüme ise onları bu listenin en üst sırasına taşımış durumda.

Endekste %20 ağırlığa sahip bir diğer konu da enerji kullanımı ve verimliliği. Burada temel olarak kişi başına düşen birincil enerji tüketimini analiz eden CCPI, ülkelerin enerjiyi nasıl kullandığını gözler önüne serer. Tüketim oranları düşük kalan ülkelerin aksine birçok gelişmiş ülkenin puan kaybettiği bu başlık, aşırı enerji tüketimi ve verimsizlik sorunları gibi üzerinde durulması gereken noktaların altını çizer.
Raporun kalan %20'lik dilimi iklim politikası kategorisi, hedeflerin gerçekleşip gerçekleşmediğini gösteren en net başlıktır. Paris Antlaşması ile birlikte NDC gibi hedeflerin pratikte ne kadar karşılık bulduğunu inceleyen bu kategori, sadece verilerle değil yüzlerce iklim ve enerji uzmanının görüşleriyle değerlendirilir. Bunun en güzel örneğini Şili'nin net-sıfır emisyon taahhütlerini İklim Değişikliği Çerçeve Yasası ile ulusal gündeme taşımasıyla görüyoruz. Buna karşın Brezilya ve Birleşik Krallık gibi ülkelerde yeni petrol aramaları yapılması ya da fosil yakıt yatırımlarının sürdürülmesi ise madalyonun öteki yüzünü oluşturuyor.

CCPI raporundaki bu 4 temel kategori, iklim kriziyle ilgili pek çok noktaya parmak bastığı gibi gelecekte atılması gereken adımlar için önemli bir rehber niteliği taşıyor. Peki, elimizde böyle net bir yol haritası dururken dünyada bu endeksin ilk üç sırası neden sürekli boş kalıyor?
Okuyucu Yorumları 0 yorum