Mynet Trend

Kapat

Dostluk için 18 tane hediye ettiler, ülkenin başına bela oldu! Sayıları 25 milyona ulaştı

Japonya'nın gelecekteki imparatoruna 1960 yılında dostluk göstergesi olarak hediye edilen 18 küçük balığın, onlarca yıl sonra ülkenin en büyük tatlı su gölünde ciddi bir çevre sorununa dönüşeceğini o günlerde kimse tahmin etmiyordu. Japonya'ya ulaşmayı başaran yalnızca 15 balığın soyundan gelen milyonlarca balık, zaman içerisinde yerli türleri tehdit eden istilacı bir popülasyona dönüştü. 2007 yılına gelindiğinde Biwa Gölü'ndeki sayılarının yaklaşık 25 milyona ulaştığı tahmin edildi.

Dostluk için 18 tane hediye ettiler, ülkenin başına bela oldu! Sayıları 25 milyona ulaştı

Her şey Ekim 1960'ta, dönemin Japonya Veliaht Prensi Akihito'nun ABD ziyareti sırasında başladı. Yıllar sonra Japonya İmparatoru olacak Akihito'ya, Kuzey Amerika'ya özgü "bluegill" (Lepomis macrochirus) türünden 18 küçük balık hediye edildi. Dostluk amacıyla verilen bu sıra dışı hediyenin sonuçları ise onlarca yıl boyunca devam edecekti.

JAPONYA'YA ULAŞAN 18 BALIKTAN 15'İ HAYATTA KALDI

Dostluk için 18 tane hediye ettiler, ülkenin başına bela oldu! Sayıları 25 milyona ulaştı 1

26 yaşındaki Akihito, 3 Ekim 1960 tarihinde Chicago'yu ziyaret ettiğinde Shedd Akvaryumu'nu görmek istedi. Balıkçılığa ilgisiyle bilinen dönemin Chicago Belediye Başkanı Richard J. Daley de veliaht prense 18 bluegill balığı hediye etti.

Akihito'nun balıklara ilgisi yalnızca meraktan kaynaklanmıyordu. Balıklar üzerinde çalışmalar yapan veliaht prens, söz konusu türün Japonya'da yeni bir gıda kaynağı olarak değerlendirilebileceğini düşünüyordu. 18 balıktan 15'i Japonya'ya yapılan yolculuğu sağ olarak tamamladı. Daha sonra yapılan bilimsel araştırmalar da Japonya'daki bluegill popülasyonunun genetik kökeninin bu balıklara dayandığını ortaya koydu.

YENİ BİR GIDA KAYNAĞI OLMASI BEKLENİYORDU

Japonya'ya getirilen balıklar çoğaltılmaya başlandı. Amaç, türün potansiyel bir gıda kaynağı olarak kullanılabilmesiydi. 1966 yılına gelindiğinde ilk balıkların soyundan gelen bluegill'ler Ippeki Gölü'ne bırakılmış, bazıları ise deney istasyonlarına ve Japonya'nın farklı bölgelerine gönderilmişti. Ancak süreç planlandığı gibi ilerlemedi.

JAPONYA'NIN EN BÜYÜK GÖLÜNE ULAŞTILAR

Bluegill'lerin bir bölümü Shiga bölgesindeki Biwa Gölü'ne ulaştı. Biwa sıradan bir göl değil. Japonya'nın en büyük tatlı su gölü olan Biwa, bazıları yalnızca bu bölgede yaşayan çok sayıda yerli türe ev sahipliği yapan önemli bir ekosistem.

Akihito yıllar sonra yaptığı açıklamada, balıkların tatlı su incisi yetiştiriciliğinde kullanılıp kullanılamayacağına yönelik araştırmalar nedeniyle Shiga'daki balıkçılık deney istasyonuna gönderildiğini anlattı. Ancak balıklardan bazılarının kazara Biwa Gölü'ne kaçtığı belirtildi. Bu olaydan sonra bluegill'lerin göldeki yayılımı başladı.

ON YILLAR İÇİNDE NEREDEYSE TÜM GÖLE YAYILDILAR

Dostluk için 18 tane hediye ettiler, ülkenin başına bela oldu! Sayıları 25 milyona ulaştı 2

Shiga yönetiminin verilerine göre bluegill örneklerine 1965-1975 yılları arasında gölde rastlanmaya başlandı. 1993'e gelindiğinde özellikle gölün güney kesimindeki popülasyonda belirgin bir artış yaşandı. Sonraki dönemde ise istilacı balıklar Biwa Gölü'nün neredeyse tamamına yayıldı. Bluegill'ler gölde çoğalmak için oldukça uygun koşullar bulmuştu.

Sürüler halinde yaşayan tür; kabuklular, küçük balıklar ve diğer balık türlerinin yumurtalarıyla beslenebiliyor. Biwa Gölü'nün zengin ekosistemi de hızla çoğalmalarına olanak sağladı.

SAYILARI 25 MİLYONA ULAŞTI

Başlangıçta yalnızca 18 balığın Japonya'ya getirilmesiyle başlayan süreç, yaklaşık yarım yüzyıl içerisinde inanılmaz boyutlara ulaştı. 2007 yılında Biwa Gölü'ndeki bluegill popülasyonunun yaklaşık 25 milyon olduğu tahmin edildi. Üstelik Japonya'ya getirilen ilk 18 balığın yalnızca 15'i hayatta kalmıştı.

Bluegill ve kara levrek gibi istilacı türler bu dönemde göldeki balık faunasının önemli bir bölümünü oluşturmaya başladı. İstilacı balıkların çoğalmasıyla birlikte kıyı bölgelerini üremek için kullanan bazı yerli türlerde de belirgin azalmalar görüldü.

Nigorobuna ve honmoroko gibi yerli balıkların yanı sıra bölgeye özgü karidesler de etkilenen türler arasında gösterildi. Bluegill'lerin diğer canlıların yumurtalarını ve yavrularını tüketebilmesi, göldeki doğal yaşam üzerindeki baskıyı artırdı.

İMPARATOR YILLAR SONRA PİŞMANLIĞINI DİLE GETİRDİ

Hediye olarak başlayan hikayenin büyük bir çevre sorununa dönüşmesi Akihito'nun da gündemine geldi. Akihito, 2007 yılında artık Japonya İmparatoru'yken konu hakkında kamuoyu önünde konuştu.

Bluegill'lerin Biwa Gölü'ne nasıl ulaştığını anlatan Akihito, zamanında balıkların göle girmemesi konusunda dikkatli olunmasını istediğini belirtti ve ortaya çıkan sonuçtan pişmanlık duyduğunu ifade etti. Akihito ayrıca geçmişte balıkçıların yakaladıkları balıkları tüketmelerinin yaygın olduğunu, ilerleyen yıllarda yakalanan balıkların tekrar suya bırakılması alışkanlığının yaygınlaşacağını öngöremediğini aktardı.

JAPONYA İSTİLACI BALIKLARA KARŞI HAREKETE GEÇTİ

Japonya ilerleyen yıllarda bluegill'i istilacı bir tür olarak değerlendirmeye başladı.
Shiga'da popülasyonu kontrol altına almaya yönelik çalışmalar 1985'ten bu yana devam ediyor. Mevcut düzenlemeler kapsamında bu balıkların doğaya bırakılmasına izin verilmiyor. Biwa Gölü ve çevresinde yakalanan bluegill'lerin yeniden suya bırakılması da yasak.

1.689 TONDAN 83 TONA KADAR GERİLEDİ

Onlarca yıldır devam eden mücadele sonucunda bluegill popülasyonunda önemli bir düşüş sağlandı. Balıkçılık araştırmalarına göre, popülasyonun yaklaşık 25 milyon olarak tahmin edildiği 2007 yılında göldeki bluegill biyokütlesi 1.689 tondu.

2024 yılına gelindiğinde ise tahmini biyokütle yaklaşık 83 tona kadar geriledi. Nisan 2023-Mart 2024 döneminde Biwa Gölü'nden ayrıca 10,1 ton bluegill çıkarıldı. Son araştırmalar, genç balıkların popülasyona katılımındaki azalma nedeniyle türün göldeki varlığının düşüş eğilimini sürdürdüğüne işaret ediyor.

Ancak 2024'teki 83 tonluk biyokütlenin kaç balığa karşılık geldiğine ilişkin güncel resmi bir sayı bulunmuyor. Bu nedenle 25 milyon rakamı bugünkü bluegill nüfusunu değil, istilanın 2007 yılında ulaştığı tahmini boyutu ifade ediyor.

1960 yılında dostluk göstergesi olarak verilen yalnızca 18 balıkla başlayan hikâye, doğal yaşam alanı dışına taşınan bir türün uygun koşullarla karşılaştığında ekosistem üzerinde onlarca yıl sürebilecek sonuçlara yol açabileceğinin dikkat çekici örneklerinden biri haline geldi.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum

En Çok Aranan Haberler

Kapat