Mynet Trend

         

Hayat yeterince zor değilmiş gibi onu bir de düşünceleriyle zorlaştıran insanlara altın değerinde öneriler!

Hayat yeterince zor değilmiş gibi onu bir de düşünceleriyle zorlaştıran insanlara altın değerinde öneriler!

Zor günlerin üstesinde gelmeye çalıştığımız şu dönemde bir siz kendinizi yormayın. Malumunuz üzere koronavirüsün yaklışık 1 yıldır hayatlarımızı tepetaklak ettiği bir süreçten geçiyoruz. İşin kötü tarafı aslında bu durumun ne zaman sona ereceğini de bilmiyoruz. Durup nefes almaya ihtiyacımız olan bu zaman diliminde bir de siz kendinizi gereksiz yere yormayın. Hayatınızı zorlaştıran 8 düşünce şeklini sizlerle paylaşıyoruz.

2000’li yıllarda genç olan ve MSN çılgına kıyısından köşesinden yetişmiş herkes “Hayat bir gündür o da bugündür” klişe cümlesini duymuştur. Klişelerin her zaman kötü olmadığını gösteren bu cümle aslında hayatın değerini anlamak için yapılan en doğru yorumdur. Dünü geri getiremezsiniz; yarında ne olacağını bilemezsiniz. Bu nedenle elinizde yalnızca şu anınız var. Bunun kıymetini en iyi şekilde bilin. Sizler daha büyük kaosa sürükleyen düşünce tarzlarından uzak durmaya çalışın. İşte sizler için hayatı zorlaşlaştıran 8 düşünce tarzını derledik...

YA HEP YA HİÇ

ya hep ya hiç

Hayatınızda her şeyin siyah veya beyaz olmasını düşünemezsiniz. Hayat dediğimiz bu yol ne yazık ki bu kadar basit değil. Meydana gelen olayları yorumlarken grilere yer vermeyi deneyebilirsiniz. Bunu kişiliğinizden ödün vermek ya da kırmızı çizgileri aşmak olarak yorumlamayın. Biraz daha olumlu ve ılımlı tarafından bakmanızı tavsiye ediyoruz.

FELAKET SENARYOLARI ÜRETMEK

felaket senaryoları

Yaşanan olayların boyutunu abartarak adete felaket tellalığına soyunmanın kimseye fazlası olmaz. Aksine kendinizi bu senaryoların sonrasında daha yorgun ve mutsuz hissedeceksiniz. Mesela partnerinizle kavga ettiğinizde, “Bu kavganın sonunda kesin ayrılacağız, ben başka kimseyle beraber olamayacağım için yalnız ve mutsuz öleceğim” gibi bir düşünce tarzına girmeniz işleri daha da kötüleştirecektir.

ZORUNLULUK HİSSETMEK

zorunluluk

“-meli, -malı” ekleriyle kurulan zorunluluk cümleleri aslında sorumluluk oluşturan kalıplardır. Üzerinizde kendinizin yarattığı gereksiz bir baskı hissedebilirsiniz. Hatta büyük ve gerçekleşmesi uzak ihtimal olan hedefler koymak bu duruma en güzel örnektir. “ Hiç hata yapmamalıyım, mükemmel olmalıyım” herkesin ideali olsa da aslında hayatımızda yaptığımız en büyük hatalarında başlıca nedenidir.

ÇIKARIM YAPMAK

çıkarım yapmak

Bir durum hakkında elinizde yeterli veri olmamasına rağmen öznel çıkarımlarla yaklaşmak daha kötü bir noktaya gelmenize neden olabilir. Duygularla hareket etmek sanılanın aksine çoğu zaman tatmin etse de, “Kaygılıyım, kötü bir şey olacak” tarzında bir yaklaşım sizi dibe sürükler.

AŞIRI GENELLEME

genelleme yapmak

Genelleme sıklıkla ön yargıların getirisi olarak karşımıza çıkar. Ancak farkında olmadan kendi hayatımız içinde genellemeler yapabiliriz. En ufak bir talihsizlikte “Bunlar hep beni buluyor, asla işlerim yoluna girmeyecek” düşüncesine kapılmak o negatif enerjinin tüm hayatınızın üzerinde dolaşmasına neden olur.

KİŞİSELLEŞTİRMEK

kişiselleştirmek

Sizinle ilgisi olmasa dahi yaşanan durumu çoğu kez kendi üzerinize yorumladığınız ya da anladığınız anlar olmuştur. Üstelik gerçekçi olmayan bu nedenlerle kendinizi suçlayarak cezalandırma yoluna bile gitmişsinizdir. Özellikle ikili ilişkilerde partnerinize herhangi kötü bir şey yapmadığınızdan eminseniz, “Bana soğuk davranıyor, kesin benim yaptığımı bir şeye kızdı” gibi bir yaklaşımda olmanız işleri çıkmaza sokar.

OLUMLU DURUMLARI GÖRMEZDEN GELMEK

görmezden gelmek

Pozitif bir durum olduğunda bunu hayatın bir şansı olarak yorumlamak ve negatif olayların hepsini kendi suçunuz saymak tamamen bu görmezden gelmenin tanımıdır. Olumlu şeyleri de kendi beceri ve yeteneklerinizle hatta başarınızla özdeşleştirmeyi unutmayın. Çünkü öbür türlüsü gerçekten büyük bir haksızlık olur.

ZİHİN OKUMAK

zihin okumak

“Keşke böyle bir süper gücümüz olsaydı” diye düşündüğünüzün çok farkındayız. Aslında böyle bir gücümüz olsaydı çok berbat bir durumun içinde kalırdık. Çünkü hayatın bütün gizemi ve cazibesi bir anda ortadan kaybolurdu. Bu nedenle özellikle karşınızdaki insanın düşüncelerini tahmin etmeye çalışmayın. Kesin bir şekilde bilemeyeceğiniz için bu yalnızca sizin üzülmenize ve yorulmanıza neden olur.


YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön