İşte kahveyle birlikte tüketilmesi önerilmeyen 6 besin ve dikkat edilmesi gerekenler:
Portakal, mandalina, limon ve greyfurt gibi turunçgiller yüksek asit içerikleriyle biliniyor. Kahve de doğal olarak asidik bir içecek olduğu için bu iki grubun birlikte tüketilmesi mideyi tahriş edebilir.
Özellikle reflü, mide yanması, şişkinlik veya mide hassasiyeti yaşayan kişilerde kahve ile turunçgillerin aynı öğünde tüketilmesi belirtileri artırabilir.

Kahvenin demir emilimini azaltabildiği uzun süredir biliniyor. Özellikle kırmızı ette bulunan ve vücut tarafından daha kolay emilen 'hem demiri', kahveyle birlikte tüketildiğinde daha düşük oranda emilebilir.
Demir; kan dolaşımı, bağışıklık sistemi ve hormon üretimi gibi birçok önemli vücut fonksiyonu için kritik öneme sahip. Bu nedenle uzmanlar, demir açısından zengin öğünlerde kahveyi yemekten hemen önce ya da hemen sonra tüketmemeyi öneriyor.

Süt, kemik sağlığı için gerekli olan en önemli kalsiyum kaynaklarından biri. Ancak bazı araştırmalar, kahveyle birlikte tüketildiğinde kalsiyum emiliminin azalabileceğini öne sürüyor.
Emilemeyen kalsiyum idrar yoluyla vücuttan atılıyor. Uzun vadede yüksek kalsiyum kaybının böbrek taşı oluşumu ve kemik sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olabileceği belirtildi.

Araştırmalar, aşırı kahve tüketiminin kandaki yağ düzeyleri üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini gösteriyor. Günde üç fincandan fazla kahve tüketiminin "kötü kolesterol" (LDL) seviyelerini artırabileceği, "iyi kolesterol" (HDL) seviyelerini ise düşürebileceği ifade edildi.
Kızartılmış yiyeceklerin de kalp-damar hastalıkları riskini artırdığı biliniyor. Bu nedenle düzenli olarak fazla miktarda kahve tüketen kişilerin kızartma tüketimini sınırlandırmaları önerildi.

Pek çok kahvaltılık gevrek çinko başta olmak üzere çeşitli vitamin ve minerallerle zenginleştiriliyor.
Ancak kahvenin çinko emilimini azaltabileceği belirtiliyor. Araştırmalar, kahve ile bu tür gevreklerin tüketimi arasında ne kadar süre bırakılması gerektiğine dair net bir zaman aralığı ortaya koymuş değil.

Kafein, kan basıncını etkileyebilen biyolojik bileşikler içeriyor. Günde 1-3 fincan kahve çoğu kişi için tansiyon üzerinde belirgin bir etki oluşturmasa da aşırı kafein tüketimi yüksek tansiyonu kötüleştirebilir.
Tuz tüketimi de kan basıncıyla doğrudan ilişkili olduğundan, yüksek sodyum içeren besinlerle birlikte aşırı miktarda kahve tüketirken dikkatli olunması tavsiye ediliyor.
Uzmanlar, günlük sodyum tüketiminin 2.300 miligramı aşmamasını önerdi.
Bazı araştırmalar, kahvaltıda ekmek ve kahvenin birlikte tüketilmesinin karın bölgesindeki yağlanma riskini azaltabileceğini öne sürdü.
Bunun yanı sıra şu besinler kahveyle uyumlu seçenekler arasında gösteriliyor:
Badem ve diğer kuruyemişler, sağlıklı yağ içerikleriyle kahveyi tamamlıyor.
Taze orman meyveleri vitamin açısından zengin olmalarının yanı sıra doğal tatlılık sunuyor.
Yulaf ezmesi ise yüksek lif içeriği sayesinde kan şekerinin dengelenmesine ve uzun süre tok kalmaya yardımcı oluyor.

Uzmanlar, kahvenin dengeli beslenmenin bir parçası olabileceğini ancak bazı noktalara dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.
Okuyucu Yorumları 0 yorum