TÜİK verilerine göre 65 yaş ve üzeri nüfus son yıllarda hızlı bir artış gösterdi. Son 5 yılda yüzde 20,5 artan yaşlı nüfus, 2025 yılı itibarıyla 9 milyon 583 bin 59 kişi oldu.
Türkiye’de yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı da yükseldi. 2020 yılında yüzde 9,5 olan oran, 2025 itibarıyla yüzde 11,1’e çıktı. Bu gelişmeyle birlikte Türkiye, demografik yapısı bakımından yaşlı nüfus oranı yüksek ülkeler kategorisine doğru ilerliyor.

2025 verilerine göre yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il Sinop oldu. Sinop’u Kastamonu ve Giresun izledi.
Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu il ise Şırnak olarak kaydedildi. Şırnak’ın ardından Şanlıurfa ve Hakkari geldi.
Raporda yaşlıların hane yapısına ilişkin veriler de yer aldı. En az bir yaşlı bireyin bulunduğu haneler içinde tek kişilik yaşlı hane oranının en yüksek olduğu il Balıkesir oldu.

Balıkesir’de bu oran yüzde 34,3 olarak ölçüldü. Balıkesir’i yüzde 34,1 ile Çanakkale ve yüzde 33,7 ile Burdur takip etti.
Tek başına yaşayan yaşlı oranının en düşük olduğu il ise yüzde 8,3 ile Hakkari oldu. Hakkari’yi yüzde 13,8 ile Batman ve yüzde 15,0 ile Van izledi.
TÜİK’in nüfus projeksiyonlarına göre yaşlı nüfus oranının önümüzdeki yıllarda artmaya devam etmesi bekleniyor. Mevcut demografik eğilimlerin devam edeceği varsayımıyla hazırlanan ana senaryoda şu tahminler yer aldı:
2030: yüzde 13,5
2040: yüzde 17,9
2060: yüzde 27,0
2080: yüzde 33,4
2100: yüzde 33,6
Uzmanlar, doğurganlık oranındaki düşüşün sürmesi durumunda bu artışın daha da hızlanabileceğine dikkat çekiyor.

Doğurganlık oranlarının daha hızlı düşmesi ihtimaline göre hazırlanan düşük senaryoda ise yaşlı nüfus oranının çok daha yüksek seviyelere çıkabileceği öngörülüyor. Bu senaryoya göre oranların:
2030’da yüzde 13,5
2040’ta yüzde 18,2
2060’ta yüzde 28,8
2080’de yüzde 38,5
2100’de yüzde 42,8
seviyesine ulaşabileceği tahmin ediliyor.
TÜİK verileri, Türkiye’de nüfusun giderek yaşlandığını ve önümüzdeki yıllarda demografik yapının önemli ölçüde değişebileceğini gösteriyor. Bu durumun sağlık, sosyal hizmetler ve ekonomik planlamalar açısından yeni politikaları gündeme getirebileceği değerlendiriliyor.
Okuyucu Yorumları 0 yorum