Modern yaşamın getirdiği yoğun stres, hızlı beslenme alışkanlıkları ve içerik yapıları değişen gıdalar, sindirim sistemi şikayetlerini zirveye taşıdı. Peki, her şişkinlik gluten hassasiyeti mi, sabahları içilen sirkeli su gerçekten faydalı mı? Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Esin Korkut, mide ve bağırsak sağlığına dair en çok merak edilen soruları yanıtladı.


Son yıllarda gluten hassasiyetindeki artış dikkat çekici boyutlara ulaştı. Prof. Dr. Esin Korkut, bu durumun iki temel nedeni olduğunu belirtiyor: Buğdayın genetik yapısında zamanla meydana gelen değişimler ve artan sosyal medya farkındalığı. Milattan önceden beri var olan Çölyak hastalığının gerçek bir hassasiyeti temsil ettiğini hatırlatan Korkut, teşhis konulmadan gluteni kesmenin yanlış olduğunun altını çiziyor.
Korkut, "Gluten de vücudun ihtiyaç duyduğu bir öğündür. Sadece hassasiyeti olanlara 8 haftalık geçici diyetler öneriyoruz. Süre sonunda vücut tolere edebiliyorsa, gluten küçük miktarlarla tekrar diyete eklenmeli" dedi.. Arpa, buğday ve yulafın beslenmeden tamamen çıkarılması ise sadece Çölyak hastaları ve ciddi alerjisi olanlar için bir zorunluluk.

Toplumda çok yaygın olan "aç karnına limonlu veya sirkeli su içme" alışkanlığı, uzmanlar tarafından doğru bilinen bir yanlış olarak nitelendiriliyor. Bu uygulama, midenin doğal asit dengesini bozarak uzun vadede mide sağlığını tehdit edebiliyor. Prof. Dr. Esin Korkut, bunun yerine bağırsak hareketlerini desteklemek için şu alternatifleri öneriyor:
-Sabahları bir kaşık doğal zeytinyağı içmek,
-Bir adet kuru kayısı yemek,
-Sadece bir bardak oda sıcaklığında su içmek.
Bağırsaklarımızda yaşayan milyonlarca mikroorganizma, psikolojik durumumuzu da doğrudan etkiliyor. Bilim dünyasının "ikinci beyin" olarak tanımladığı bağırsakların sağlığı yerinde olduğunda, vücuttaki serotonin (mutluluk hormonu) salgılanıyor. Bağırsaklardaki huzursuzluk ve şişkinlik, sadece fiziksel bir rahatsızlık değil, tüm günün motivasyonunu düşüren psikolojik bir yük haline geliyor.

Hızlı kilo verdiren ketojenik diyetler veya uzun süreli açlık diyetleri, sindirim sistemi için ciddi riskler barındırıyor. Prof. Dr. Korkut, bu tür tek yönlü beslenme modellerinin karaciğer yağlanmasına ve safra kesesinde taş oluşumuna yol açabileceği konusunda uyardı. En sağlıklı modelin; karbonhidrat, protein ve sebzenin dengeli dağıldığı, "azar azar ve sık sık" kuralına dayanan beslenme olduğunu vurguladı.
Okuyucu Yorumları 0 yorum