Mynet Trend

Kapat

194 yaşında ve hala hayatta! Bilim insanları sırrını çözmek için harekete geçti

Dünyanın bilinen en yaşlı kara hayvanı olan Jonathan isimli Aldabra dev kaplumbağası, yaklaşık 194 yıllık ömrüyle bilim insanlarının dikkatini çekmeye devam ediyor. Araştırmacılar, Jonathan'ın olağanüstü uzun yaşamının arkasında genetik özelliklerin ve hücrelerin yaşlanmaya rağmen daha genç bir şekilde çalışmasını sağlayan mekanizmaların bulunabileceğini düşünüyor. İşte detaylar…

194 yaşında ve hala hayatta! Bilim insanları sırrını çözmek için harekete geçti

Aldabra dev kaplumbağalarının 100 yıldan fazla yaşayabildiği biliniyor. Ancak Jonathan, bu türün bilinen yaşam süresini çok daha ileriye taşıyor. 1882 yılında tamamen yetişkin halde Güney Atlantik'teki Saint Helena Adası'na getirilen Jonathan'ın, Aldabra Atolü veya Granit Seyşeller'den geldiği tahmin ediliyor.

JONATHAN'IN YAŞI NEDEN BU KADAR DİKKAT ÇEKTİ?

Jonathan'ın yaşının kesin olarak belirlenmesi kolay değil. Dev kaplumbağaların gençken yaşları, kabuklarındaki büyüme halkalarından yaklaşık olarak hesaplanabiliyor. Ancak yetişkin kaplumbağaların yaşını belirlemek oldukça daha zor.

Araştırmacılara göre, geçmişte başka Aldabra kaplumbağalarının da Jonathan kadar uzun yaşadığı iddia edildi. Ancak Jonathan'ın yaşını destekleyen en kapsamlı tarihi kayıtların ona ait olduğu belirtildi.

Bilim insanları şimdi bu olağanüstü yaşın ardındaki biyolojik mekanizmaları anlamaya çalışıyor.

194 yaşında ve hala hayatta! Bilim insanları sırrını çözmek için harekete geçti 1

DNA'SI VE HÜCRELERİ MERCEK ALTINA ALINDI

Araştırma kapsamında Jonathan'ın genomu dizilendi ve epigenomu incelendi. Epigenom, genlerin hangi koşullarda aktif hale geldiğini veya kapandığını etkileyen kimyasal işaretleri ifade etti.

Araştırmacılar, Jonathan'ın DNA'sında uzun yaşamla bağlantılı bazı önemli biyolojik süreçlerde farklılıklar tespit etti. Bunlar arasında DNA'nın onarılması, mitokondrilerin işleyişi, insülin düzenlenmesi ve telomerlerin işlevi yer aldı.

Mitokondriler, hücrelerin enerji üretiminden sorumlu yapılar olarak biliniyor. İnsülin ise kandaki şekerin hücrelere taşınmasına yardımcı olan bir hormon. Telomerler ise kromozomların uçlarını koruyan yapılardan oluşuyor.

JONATHAN'IN DNA'SINDAKİ 'GENÇLİK' İŞARETLERİ

Araştırmacılar Jonathan'ın epigenomunu, farklı yaşlardaki dört Aldabra dev kaplumbağasınınkiyle karşılaştırdı.

Çalışmada bilim insanları, Jonathan'ı besliyormuş gibi davranarak ağzını açmasını sağladı ve özel bir ekipman kullanarak dilinin altından örnek aldı. Saint Helena yetkililerinin enfeksiyon riskini önlemek amacıyla kan alınmasına izin vermediği belirtildi.

Araştırmacılardan Benjamin Vaisvil, genomu bir yemek kitabına, epigenomu ise kitabın kenarlarına yazılmış notlara benzetti. Yaş ilerledikçe bu notların daha karmaşık ve okunması daha zor hale geldiğini belirten araştırmacılar, bunu 'metilasyon entropisi' adı verilen bir ölçümle değerlendirdi.

Jonathan'ın DNA'sının büyük bölümündeki bu işaretler yaşlı bir hayvana ait özellikler gösterirken, bazı kritik bölgelerde durumun farklı olduğu ortaya çıktı.

Özellikle genlerin açılıp kapanmasını kontrol eden ve uzun yaşamla bağlantılı bölgelerde Jonathan'ın metilasyon entropisinin, incelenen kaplumbağaların çoğundan daha düşük olduğu belirlendi. Bu değer yalnızca 5 yaşındaki genç bir kaplumbağada daha düşük çıktı.

287 FARKLI GEN TESPİT EDİLDİ

Araştırmada Jonathan'a özgü 287 gen varyantı da belirlendi. Bu genlerin bir bölümünün tümör baskılanması ve DNA onarımıyla bağlantılı olduğu ifade edildi.

Jonathan'ın ayrıca yaşlanmış ve kanserli hücreleri hedefleyen bir proteini kodlayan genin fazladan kopyalarını taşıdığı tespit edildi.

Bilim insanlarına göre bu bulgular, Jonathan'ın hücrelerinin yaşlanmanın bazı olumsuz etkilerine karşı daha dirençli olmasına yardımcı olmuş olabilir.

Ancak araştırmacılar, elde edilen sonuçların Jonathan'ın neden bu kadar uzun yaşadığını kesin olarak kanıtlamadığının da altını çiziyor.

194 yaşında ve hala hayatta! Bilim insanları sırrını çözmek için harekete geçti 2

"NEDEN BU KADAR UZUN YAŞADIĞINI KESİN OLARAK SÖYLEYEMEYİZ"

Araştırmanın eş yazarı Benjamin Vaisvil, çalışmada tespit edilen özelliklerin Jonathan'ın uzun ömrünün doğrudan nedeni olduğunun kesin biçimde söylenemeyeceğini belirtti.

Bunun en önemli nedenlerinden biri araştırmanın yalnızca tek bir olağanüstü yaşlı kaplumbağa üzerinde gerçekleştirilmiş olması. Dolayısıyla Jonathan'da görülen genetik özelliklerin yalnızca ona özgü olup olmadığı veya uzun yaşayan diğer kaplumbağalarda da bulunup bulunmadığı henüz bilinmiyor.

Çevresel koşulların da Jonathan'ın uzun yaşamında rol oynamış olabileceği düşünülüyor. Jonathan, tropikal bir adada yaşıyor ve beslenmesi uzman veterinerler tarafından dikkatle kontrol edildi.

GENÇLİĞİNDEKİ YARAMAZLIKLARIYLA DA TANINIYORDU

Jonathan'ın uzun yaşamı kadar geçmişi de dikkat çekici. Uzun yıllardır bakımını üstlenen veteriner hekim ve araştırmanın ortak yazarlarından Joe Hollins, Jonathan'ın gençlik döneminde oldukça hareketli olduğunu anlattı.

Kaplumbağanın sandalyeleri devirdiği ve kroket toplarının üzerine uzandığı belirtildi. İlerleyen yaşlarda katarakt nedeniyle büyük ölçüde görme yetisini kaybeden Jonathan, bugün ise bakıcısı tarafından 'uysal bir dev' olarak tanımlanıyor.

Hollins, Jonathan'ın kendisini ve sesini tanıdığını düşündüğünü ancak aralarındaki bağın bir kısmının yiyecekle ilgili olduğunu esprili bir şekilde ifade etti.

İNSANDAKİ YAŞLANMA ARAŞTIRMALARINA DA IŞIK TUTABİLİR

Jonathan üzerinde yapılan araştırmanın sonuçları yalnızca kaplumbağaların yaşlanma sürecini anlamak açısından önem taşımıyor.

Bilim insanları, elde edilen bulguların son derece uzun yaşayan insanlarla ilgili araştırmalarda gözlemlenen bazı mekanizmalarla benzerlik gösterdiğini belirtti. Özellikle hücrelerin enerji üretiminden sorumlu mitokondrilerin verimli çalışması konusunda dikkat çekici benzerlikler bulunuyor.

Araştırmacılar, 117 yaşındaki bir kadın üzerinde yapılan yakın tarihli bir çalışmada da olağan dışı derecede verimli mitokondri işlevinin tespit edildiğini ve bunun Jonathan'da gözlemlenen bazı bölgelerle benzerlik taşıdığını belirtti.

Bu durum, yaşlanmanın arkasındaki bazı biyolojik mekanizmaların farklı canlı türlerinde ortak olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.

194 yaşında ve hala hayatta! Bilim insanları sırrını çözmek için harekete geçti 3

İKİ YÜZYILA YAKLAŞAN YAŞAMIYLA TARİHE TANIKLIK ETTİ

Yaklaşık 194 yaşındaki Jonathan, iki dünya savaşını, imparatorlukların yükselişini ve çöküşünü ve dünya tarihindeki sayısız büyük değişimi geride bıraktı.

Bugün Saint Helena Adası'nda yaşayan Jonathan, ada sakinleri tarafından da büyük bir sevgiyle karşılanıyor.

Veteriner Joe Hollins, Jonathan'ın yalnızca yaşlı bir hayvan olmadığını, aynı zamanda dayanıklılığın ve uzun ömrün sembolü haline geldiğini belirtti.

Guinness World Records tarafından da 'ikon' statüsü verilen Jonathan, yaklaşık iki asırlık yaşamıyla yalnızca dünyanın en yaşlı kara hayvanlarından biri değil, aynı zamanda bilim insanlarının yaşlanmanın sırlarını çözmeye çalıştığı benzersiz bir canlı olarak öne çıktı.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum

En Çok Aranan Haberler

Kapat