Mynet Trend

Belgesele konu olan David Berkowitz’in ve Maury Terry’nin gerçek hikayesi sizleri çok şaşırtacak

Netflix’te yayınlanmaya başlayan “Sam’ın Oğulları: Şeytani Tarikatın İzinde” adlı belgesel 1970’li yıllarda cinayetler işleyen seri katil David Berkowitz’in hikayesini anlatıyor. Dört bölümlük belgeselde bir seri katil David Berkowitz’in cinayetleri ve bunları işleme süreci ile gazeteci Maury Terry’in araştırmalarına yer veriliyor. Sizler için David Berkowitz’in gerçek hikayesini derledik.

Belgesele konu olan David Berkowitz’in ve Maury Terry’nin gerçek hikayesi sizleri çok şaşırtacak

David Berkowitz, 1953 yılında New York’ta dünyaya geldi. Henüz bebekken başka bir aileye evlatlık verildi. Ergenlik döneminde kundakçılık ve hırsızlık yaptı. Başının sürekli belada olması nedeniyle 17 yaşında orduya yazıldı ve Kore Savaşı’nda görev aldı. 1974 yılında ordudan ayrılıp ülkesine geri döndü ve suç işlemeye devam etti. Gençlik döneminden farklı olarak işlediği suçlar artık şiddet içeriyordu. Maury Terry’in yaptığı araştırmalar o dönemde bu suçların şiddetlenmesini evlatlık olduğunu öğrenmesine ve gerçek ailesini bulmayı reddetmesine bağladı.

İlk saldırısını 1975 yılında yaptı. Aynı yılın Noel arifesinde iki kadını bıçakladı. New York’a dehşet ve korku salan cinayetleri ise 29 Temmuz 1976 yılında başladı. 18-19 yaşlarındaki Donna Lauria ve Jody Valenti’ye silahlı saldırıda bulundu. Bu saldırıların sonrasında Donna hayatını kaybetti. Yaralı olarak kurtulan Jody ise polise kendilerine saldıran kişinin eşkalini polislere verdi.

Berkowitz yaklaşık bir yıl boyunca New York’ta silahlı saldırılar düzenlemeye devam etti. Bu saldırıların hepsinde aynı silahı kullanıyordu. Bu nedenle o zamanın gazetelerinde “ 44 Katili” lakabıyla anılmaya başladı. Verilen eşkalin ardından polis ekipleri katili yakalamak için adeta seferber oldu. Ancak uzun bir süre kesin bir sonuç alınamadı. Mayıs ayındaki saldırıların işlendiği yerde bir mektup bulundu. Bu mektupta katil kendisine “Sam’in Oğlu” diyordu ve mektupta babaları Sam’in çocuklarına çok kötü davrandığını yazıyordu. Daha sonra söz konusu cinayetleri işlediğini iddia eden bir kişi, New York Daily News’in köşe yazarı Jimmy Breslin’e bir mektup gönderdi. Mektupta anlamsız cümleler vardı. Fakat bu mektuplar ileride yapılan araştırmalarda çok işe yarayacaktı.

David Berkowitz, son saldırısını yaptığı bölgede aldığı bir park cezası yüzünden yakalandı. Arabasını bir yangın musluğunun önüne park etmişti. Bu nedenle polis onun aracına ceza yazdı. Bu sırada polis, Berkowitz’in arabasının, cinayetler kapsamında aradıkları bir araca benzediğini düşündü ve araştırmalarını derinleştirdi. Kısa bir süre sonra Berkowitz yakalandı. Berkowitz, tutuklandıktan sonra kendisinin Sam’in Oğlu olduğunu ve tüm cinayetleri işlediğini kabul etti. Sorgusu sırasında, cinayetleri komşusunun köpeği emrettiği için işlediğini söyledi.

Gazeteci Maury Tery, Berkowitz’in cinayetleri ve soruşturma kapsamında birçok makale yazdı. Terry araştırmalarının ardından cinayeti tek bir kişinin işleyemeyeceğini iddia etti. Bu cinayetlerin ardında tüm ulusa yayılan bir satanist tarikatın olduğunu öne sürdü. Hatta farklı eyaletlerde işlenen cinayetlerin ardında da bu örgütün olduğunu ileri sürdü. Tüm bu iddialarını Terry, 1987’de yazdığı “The Ultimate Evil” kitabında topladı.


YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön