Bilim insanları şimdiye kadar birçok tonu laboratuvar ortamında kusursuzca üretmeyi başarsa da, bir renk var ki hala "mükemmel" formuna ulaşılabilmiş değil. Şaşırtıcı gelebilir ama kimyanın en "ele geçmez" ve en değerli rengi: Mükemmel Kırmızı.

Kırmızı, insanlık tarihinin en eski sanat eserlerinde, mağara duvarlarında bile karşımıza çıkan bir renk. Ancak mesele sadece kırmızı görünmek değil; güneş ışığına, zamana ve dış etkenlere karşı dayanıklı, parlaklığını asla yitirmeyen bir pigment oluşturmak.

Bugün kullandığımız kırmızı pigmentlerin çoğu ya kimyasal olarak kırılgan ya da çevresel faktörlerle hızla solmaya meyilli. Özellikle lüks otomobil markalarından moda devlerine kadar pek çok sektör, yıllar geçse de ilk günkü canlılığını koruyan o kusursuz kırmızının peşinde. Uzmanlara göre, bu formülü bulan kişi milyar dolarlık bir servetin de sahibi olabilir.

Bu gizemli arayışın merkezinde tanıdık bir isim var: Oregon Eyalet Üniversitesi’nden malzeme bilimci Mas Subramanian. Profesör Subramanian, 2009 yılında tesadüfen keşfettiği "YInMn Mavisi" ile bilim dünyasında devrim yaratmıştı. Bu mavi, son 200 yılda keşfedilen ilk yeni mavi pigmenti olarak tarihe geçti.
Şimdi ise Subramanian, enerjisini "mükemmel kırmızı"ya odaklamış durumda. Bilim insanı, elektronların atomlar içindeki dizilimini ve ışığı yansıtma biçimlerini değiştirerek, doğanın bize sunduğu en canlı kırmızıyı laboratuvarda sabitlemeye çalışıyor.

"Alt tarafı bir renk" diyebilirsiniz ancak işin perde arkasında devasa bir ekonomi yatıyor. Örneğin, ikonik bir Ferrari kırmızısının güneş altında solmaması veya bir akıllı telefonun kasasındaki rengin yıllarca aynı kalması, kullanılan pigmentin atomik yapısına bağlı. Mevcut kırmızıların çoğu toksik maddeler içerebiliyor veya üretim süreçleri çok maliyetli olabiliyor. Hem çevre dostu hem de yok edilemez bir kırmızı, endüstride kartların yeniden dağıtılmasına neden olacak.
Mas Subramanian ve ekibi, atomları adeta birer yapboz parçası gibi dizerek doğru formülü bulmaya çalışıyor. Henüz "o" mükemmel ton tam anlamıyla yakalanamamış olsa da ulaşılan her yeni ara ton, ekran teknolojilerinden tekstile kadar hayatımızın her alanını renklendirmeye aday.
Okuyucu Yorumları 0 yorum