Mynet Trend

Birbirlerine duydukları aşk ve sevgiyle dünyayı daha güzel bir hale getirmeye çalışan tarihin en ünlü çiftleri

Günümüzde teknolojinin gelişimi ve hızlanan hayat düzeni aslında ikili ilişkilerinde yıpranmasına neden oldu. Geçmişte birbirlerine büyük bir tutkuyla bağlanan çiftlerin yerini daha kısa sürede tüketilen ve yaşanıp biten aşklar aldı. Aile büyüklerinizin aşk hikayelerine mutlaka şahit olmuşsunuzdur. Sizler için aşklarıyla dünya düzenini değiştirmeye çalışan tarihin önemli çiftlerini araştırdık.

Birbirlerine duydukları aşk ve sevgiyle dünyayı daha güzel bir hale getirmeye çalışan tarihin en ünlü çiftleri

Bir amaç uğruna aynı yolda beraber yürümek kolay değildir. Hele ki zorluklara karşı birlikte göğüs germek günümüz şartlarında oldukça sıkıntılıdır. Tüm zorluklara rağmen dünyayı değiştiren çiftleri sizler için derledik.

MARTIN LUTHER KING JR.- CORETTA SCOOT KING

MARTIN

Sivil itaatsizliğin tarihsel sembolü haline gelen Martin Luther King Jr. ve Coretta Scott King üniversite yıllarında tanışarak birbirlerine aşık oldular. Coretta, sivil hakların savunucusu olan bu idealist adamı tanımaya başladığında henüz keman eğitimi alıyordu. Çift birliktelikleri boyunca insan haklarına karşı olan tehditlere karşı direndi. Martin Luther’in 1968 yılında uğradığı suikaste kadar fikirlerini yayma yolunda en büyük destekçisi Coretta oldu.

ROBERT RAUSCHENBERG- JASPER JOHNS

ROBERT

Robert Rauschenberg ve Jasper Johns arasındaki ilişki oldukça farklı dinamiklere sahipti. İki aşık aslında modern sanatın en büyük aşk hikayelerinden birinin kahramanı oldu. Robert Rauschenberg, Amerikalı bir ressam olarak biliniyordu. Bunun yanında ise heykeltraş, fotoğrafçı ve performans sanatçısı kimliğiyle ön plana çıkıyordu. Bu ünlü sanatçı aslında hiçbir sanat akımının bir parçası olmamasıyla popüler hale geldi. Daha çok bireyselci olsa da soyut dışavurumculuk ile pop sanatı arasında köprü kurduğunu belirtmemiz gerekir. Geliştirdiği birçok yeni teknik ve yöntem, ondan sonraki kuşakların genç sanatçılarınca da örnek alındı.

Jasper Johns ise pop sanatı ve Neo-dada ile anılan çağdaş bir ressamdır. Rauschenberg’le birlikte modern soyut resimden pop sanatı ve kavramsal sanat arasındaki geçişte etkili bir isimdir. 1950 yılında birlikte olmaya başlayan çift 6 yıl boyunca birçok sanat eseri üretti.

SIMON DE BEAUVOIR- JEAN PAUL SARTRE

SİMON DE BEAUVOIR

Modern feminizmin en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Simon De Beauvoir’ın eşi Sartre ise felsefe alanınde etkiliydi. Bu ikili tarihte çok yönlü ve muhteşem bir çift olarak anıldı. Sartre ve Beauvoir çiftinin ilişkisi, 1929 yılında başladı. Her ikisi isim de felsefe öğrenimi görürken tanıştılar. Birlikteliklerinin başlarında aslında entelektüel anlamda hayat boyu birbirlerine eş olmaya karar verdiler. Ancak bununla birlikte aşk ve cinsellikte özgür olma noktasında bir nevi anlaşmaya varmışlar. Sadece başkalarına aşık olma serbesti dışında yaşadıkları ilişkileri birbirlerine en ince ayrıntısıyla anlatmaya da karar vermişler. İlişkide şeffaflık ve dürüstlüğe önem veren Sartre’nın aksine Beauvoir ise ilk zamanlarda evliliğe soğuk bakıyordu. Ancak ikili bir şekilde ilişkilerine sürdürmeyi başardı.

MILDRED DELORES LOVING- RICHARD PERRY LOVING

MILDRED

Mildred Delores Loving ve onun eşi Ricahrd Perry Loving aslında tarihte çok ünlenen bir çift değildi. 1924 yılında “Irksal Bütünlük” olarak Türkçe’ye çevrilen yasaya karşı gelen ilk çiftti. Bu yasa ırklar arasındaki evlilikleri yasaklıyordu. Bu yasaya karşı gelen çift 1958 yılında tutuklandı. Uzun soluklu bir insan hakları mücadelesine başlayan çift, en sonunda hukuki mücadelelerinden galip çıktı.

FRIDA KAHLO- DIEGO RIVERA

frida

Frida Kahlo, kendisinin ilan ettiğine göre 7 Temmuz 1910 tarihinde dünyaya geldi. Doğum gününü bu tarih olarak belirlemesinin asıl nedeni ise Meksika Devrimi’nin 7 Temmuz’da gerçekleşmiş olmasıydı. Kahlo’nun hüzün dolu hikayesi aslında 6 yaşında çocuk felci geçirmesiyle başladı ve bu nedenle bir bacağını kaybetti. Yaşadığı durumu kabul ettiği zamanda ise hayat ona kötü bir sürpriz yaptı. 18 yaşında otobüsle trenin çarpışması sonucunda kaza yaşadı. O kazada rayların demir çubuklarından biri leğen kemiğine isabet etmişti. Onlarca ameliyat geçirdi. Hayatın kötü yanlarına inat yürümeye devam etti. Bu dönemde resim çizmekten vazgeçmedi. Daha sonra bir arkadaşı aracılığıyla ‘’Meksikalı Michalangelo’’ olarak bildiğimiz Diego Rivera ile tanıştı. Diego ile Frida evlendi. Güvercin ve filin evliliği olarak isimlendirilen bu birliktelik bilinen kalıpların tamamen dışında ilerledi. Çifti ilginç kılan ise birbirlerini defalarca kez aldatmış olmalarına rağmen bir türlü kopmayışlarıydı.


YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön