Üretici, ilk kez kayın ağaçlarının gövdelerinde sarkık ve beyaz görünümüyle dikkat çeken bu mantarı doğada gördüğünü anlatıyor. Yaptığı araştırmalar sonucunda bunun dünyada 'Aslan yelesi mantarı' olarak bilinen bir tür olduğunu öğreniyor.

Merakla başlayan bu süreç, internet üzerinden misel temini ve küçük denemelerle balkon ortamında üretime dönüşüyor. Başlangıçta hobi olarak görülen girişim, kısa sürede düzenli hasat alınmasıyla gelir getiren bir faaliyete evriliyor.
Aslan yelesi mantarının en önemli avantajlarından biri, geniş alanlara ihtiyaç duymadan yetiştirilebilmesi. Doğrudan güneş istemeyen bu tür, kontrollü nem ortamında rahatça gelişebiliyor.
Basit bir düzenekle balkonda üretim yapılabildiğini belirten üreticiler, bu sayede şehir yaşamında da mantar yetiştirmenin mümkün olduğunu söylüyor.
Yetiştirme sürecinde dikkat edilmesi gereken başlıca şartlar şöyle sıralanıyor:

Türkiye’de üretimi henüz yaygın olmayan Aslan yelesi mantarı, sınırlı arz nedeniyle yüksek fiyatlardan alıcı buluyor. Özellikle restoran şefleri, gurme mutfaklar ve özel ürün arayan tüketiciler tarafından tercih ediliyor.
Üreticiler, taze hasat edilen ürünün beklemeden satıldığını, piyasada kilosunun ortalama 2 bin TL seviyesine kadar çıktığını belirtiyor. Uzmanlara göre fiyatın yüksek olmasında hem üretimin zahmetli olması hem de ürünün niş bir pazara hitap etmesi etkili.
Aslan yelesi mantarıyla ilgili hafıza, sinir sistemi ve antioksidan özelliklerine dair çeşitli bilimsel çalışmalar bulunuyor. Ancak uzmanlar, bu tür ürünlerin 'mucize' gibi görülmemesi gerektiği konusunda uyarıyor.

Etkilerinin hala araştırma aşamasında olduğu, tedavi edici bir ürün gibi değerlendirilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Tüketimin bilinçli ve ölçülü yapılması öneriliyor.
Okuyucu Yorumları 0 yorum