
Ekolojik Ayak İzi, insanın ekosistemlerdeki etkisini ölçen bir kavram. Bu hesaplamaysa talep-varlık karşılaştırmasıyla yani insanların hayatta kalabilmek için ihtiyaç duyduğu kaynakların tümü ile ekosistemin bu ihtiyaçları karşılama kapasitesinin hesabıdır.

Isınma, ulaşım ve üretim gibi faaliyetlerinin miktarını temsil eden Karbon Ayak İzi terimini belki de Ekolojik Ayak İzi'nden daha sık duyuyoruz. Bir kişi veya kuruluşun Karbon Ayak İzi'ni ölçmek enerji üretimi, ısıtma ve ulaşımdaki fosil yakıtların yanı sıra tükettikleri tüm gıda, hizmetlerin üretimi ve atılmasından kaynaklanan dolaylı emisyonlara da bakmayı gerektirir.

Küresel Ayak İzi Ağı tarafından her yıl paylaşılan "Limit Aşımı Günü", doğadaki kaynakları ne kadar sürede tükettiğimizi gösterir. Örneğin 2025 yılı verilerinde bu tarih 24 Temmuz iken 2026 için bu gün 5 Haziran olarak tahmin ediliyor. Bu ise yılın geri kalan 6 ayını sürdürebilmek için bir sonraki yılın kaynaklarından borç alacağız anlamına geliyor.

İklim değişikliği günümüzde normal seyrinin ötesinde gerçekleşmesi, durumu "iklim krizine" dönüştürdü. Bu yüzden Ekolojik Ayak İzimizi küçültmek, yani tüketim alışkanlıklarımızı ve kaynakları doğanın hızına paralel olarak sürdürmek artık bir tercih değil, bir gereklilik halini almış durumda.
Okuyucu Yorumları 0 yorum