Habere göre Andrew, Giuffre’nin reşit olmadığı dönemde kendisiyle ilişkiye girdiği yönündeki suçlamalarının ardından ABD’de açılan davayı uzlaşmayla sonuçlandırmak istedi. 2022’de yapılan anlaşma kapsamında yaklaşık 12 milyon sterlinlik bir ödeme planı oluşturuldu.
İddiaya göre bu tutarın:
7 milyon sterlinlik kısmı II. Elizabeth tarafından borç verildi.
3 milyon sterlinlik kısmı, Prens Philip’e ait mülklerden karşılandı.
1,5 milyon sterlinlik bölüm ise o dönem Galler Prensi olan III. Charles tarafından sağlandı.
Saray kaynaklarına dayandırılan haberde, Andrew’ün yaklaşık dört yıl önce aldığı borcu henüz geri ödemediği ileri sürüldü. Haberde ayrıca Andrew’ün İsviçre’de sahip olduğu şale tipi dağ evini satarak borcunu kapatmayı planladığı, ancak satıştan elde edilen gelirin borcu karşılamaya yetmediği belirtildi.

Gazeteye konuşan ve ismi açıklanmayan bir saray kaynağı, Andrew’ün Epstein ile ilişkisinin boyutuna dair ailesine gerçeği tam olarak anlatmadığını öne sürdü.
Kaynak, "Andrew’ü suçlayan Giuffre’ye verilecek parayı ödediler. Yalanları satın aldılar ve problemden kurtulması için yardım ettiler" ifadelerini kullandı.
Aynı kaynak, Kraliçe II. Elizabeth’in yaşananlar nedeniyle 'kalbinin kırık' olduğunu, ancak oğluna duyduğu sevgi nedeniyle onun tamamen dışlanmasıyla yüzleşmek istemediğini iddia etti. Prens Philip’ten gelen paraya ilişkin ise "Edinburgh Dükü, biriktirdiği paranın sus payı olarak ödeneceğini tahmin edemezdi" değerlendirmesinde bulunuldu.
Buckingham Sarayı, eski Prens Andrew'un, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlarıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein ile gizli ticari ve siyasi bilgileri paylaşıp paylaşmadığına ilişkin yürütülen inceleme kapsamında, polise destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.
Buckingham Sarayı Sözcüsü tarafından yapılan yazılı açıklamada, polis tarafından yürütülen incelemenin, İngiltere Kralı 3. Charles'ın kardeşi Andrew Mountbatten-Windsor'un "Ticaret ve Yatırım Özel Temsilcisi" olarak görev yaptığı döneme ilişkin iddiaları kapsadığı belirtildi.
Açıklamada, "Bu iddialar, doğrudan Mountbatten-Windsor tarafından ele alınması gereken hususlardır ancak Thames Valley Polisi tarafından tarafımıza başvurulması halinde, beklendiği üzere kendilerine destek vermeye hazırız" denildi.
Kral Charles'ın, kardeşi Mountbatten-Windsor'un davranışlarına ilişkin ortaya çıkan iddialar karşısında "derin endişe" duyduğunu daha önce açıkça ifade ettiği hatırlatılan açıklamada, Kral'ın istismar mağdurlarıyla dayanışma içinde olduğu kaydedildi.

Mountbatten-Windsor'un, Epstein'le gizli ticari ve siyasi bilgileri paylaştığı şüphesiyle monarşi karşıtı "Republic" grubu, Thames Valley Polis Teşkilatına ihbarda bulunmuştu.
Thames Valley Polisince, başvurunun ardından yapılan açıklamada, "Bu konuda bir ihbar aldık ve prosedürler gereği bu ihbardaki bilgileri inceleyeceğiz" ifadeleri kullanılmıştı.
Mountbatten-Windsor, 2001-2011 döneminde İngiltere'nin "Ticaret ve Yatırım Özel Temsilciliği" görevini yürütmüş, bazı ülkelere resmi ziyaretler gerçekleştirmişti.
ABD Adalet Bakanlığının yayımladığı Epstein belgelerinde, Mountbatten-Windsor'un 2010'da yaptığı Vietnam, Çin ve Hong Kong ziyaretlerine ilişkin kendisine gönderilen raporları, Epstein'e yönlendirdiği ortaya çıkmıştı.
Aynı yıl atılan başka bir e-postada ise Mountbatten-Windsor'un Afganistan'ın yeniden inşası sürecinde ortaya çıkacak yatırım fırsatlarına ilişkin kendisine verilen brifing notlarını Epstein'e yolladığı görülmüştü.
İngiltere'de özel temsilciler memur olarak kabul edilmezken, Resmi Sırlar Yasası'nın 1911 ve 1989 tarihli düzenlemelerine göre sır saklama sorumluluğu taşıyor.
Özel temsilcilerin sır saklama yükümlülüğü, görevleri sona erse dahi devam ediyor. Mountbatten-Windsor'un ziyaretlerine ilişkin sırlar, Dışişleri Bakanlığınca 2065'te açıklanacak.

Mountbatten-Windsor'un Epstein'la yakın ilişkisi, ABD Adalet Bakanlığının yayımladığı belgelerde yer almış ve Epstein mağduru Virginia Giuffre, henüz 17 yaşındayken o dönemde Prens olan Andrew'le ilişkiye girdiğini iddia etmişti.
İddiaları reddeden Mountbatten-Windsor, Kraliyet Ailesi'ne zarar vermemek adına "York Dükü" dahil tüm ünvanlarından feragat etmişti. Ancak 2025'in son aylarında artan baskılar ve yeni açıklanan belgeler neticesinde İngiltere Kralı 3. Charles tarafından "Prens" ünvanı da elinden alınmıştı.
Okuyucu Yorumları 0 yorum